Bartın, tenis sporu konusunda birçok ilden daha iyi durumda.


Bunda eski Spor Müdürlerimizden Emrullah Özköteş&[#]8217;in katkısı var.


Tabi dönemin Valisi Fatih Eryılmaz ve o dönemde Spor&[#]8217;dan Sorumlu Devlet Bakanlığı&[#]8217;nın bağlı olduğu DSP&[#]8217;nin Bartın Milletvekili olan Cafer Tufan Yazıcıoğlu&[#]8217;nu da unutmamak lazım.


Kortlar bu saydığım isimlerin döneminde yapıldı.


Tenis o zaman gelişmeye başladı.


Bugün Bartın&[#]8217;da yılda 10&[#]8217;a yakın turnuva düzenleniyorsa bunda fiziki altyapının katkısı büyüktür.


Yüzlerce kişinin bu sporla uğraşması da bu yüzdendir.


Tenis sporunun gelişmesinde etkisi ve katkısı olanlardan biri de Tenis İhtisas Kulübü Başkanı Hasan Tosyalı&[#]8217;dır.


Tosyalı&[#]8217;nın Başkanlığını yaptığı kulüp son yıllarda Bartın&[#]8217;ı Türkiye 2. Tenis Ligi&[#]8217;nde temsil ediyor, İzmir&[#]8217;de düzenlenen müsabakalarda ilimizin reklamını yapıyor.


Tenis sporunu sevdirmek ve daha da yaygınlaştırmak amacıyla çocuklara ve gençlere yönelik kurslar düzenleniyor.


Bu kurslara katılanlar iyi birer tenisçi olacaklar.


İyi tenisçiler bu sporu daha da geliştirecek.


Tabi bu öncelikli olarak altyapıdaki tahribatın giderilmesine bağlı.


Bartın&[#]8217;ın önde gelen spor dalları arasına yer alan teniste saha problemi var.


Bu problem yıllardır çözüm bekliyor.


Tenis kortlarının içler acısı halini geçen yıl Kasım ayında eski gazetemde yazmıştım.


İkisi açık, biri kapalı üç tane kortumuz var.


Kortlar Gençlik ve Spor Müdürlüğü&[#]8217;nün burnunun dibinde.


Birisi iyice elden gitmiş durumda.


Yoğun bakıma sokmak gerekiyor.


İkisinde önemli sorunlar var.


Bunlar da geniş çaplı bakım ve onarım istiyorlar.


Bu sorun nasıl oluyor da görülmüyor ve gereği yapılmıyor, bir anlam veremiyoruz.


Yetkililer o zaman gündeme getirdiğimiz bu sorunu çözmek için girişimde bulunacak yere tenis sporuyla uğraşanlara çeşitli zorluklar çıkarmıştı.


Ak Partiden önceki dönemde Bartın&[#]8217;a kazandırılan tenis kortlarının geçen dönemde bakımlarının bile yapılmadığı söyleniyor, kortların bugünkü halleri de bu görüşleri doğruluyordu.


Bartın&[#]8217;ın diğer sorunları gibi bu sorunu da Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un sırtında önemli bir yük olarak duruyor.


Kortların içindeki ve çevresindeki tahribat, ilgisizlik ve bakımsızlık görenleri üzüyor.


Dönemin Spor Müdürlüğü yetkilileri yaptığımız haberlerden ve yorumlardan dolayı gerekli bakım ve onarım çalışmalarını başlatmak için girişimde bulunmak yerine, tenis sporuyla uğraşanlara zorluk çıkarmayı kendine görev bilmişti.


Aradan iki yıl geçti.


Kortlarda halen daha bir değişiklik olmadı.


Değişen bir şey vardı, tabi ki o da müdür değişikliğiydi.


Müdür değişti ama kortlar değişmedi.


Gerekli bakım ve onarım çalışmaları yapılmadığı için zemindeki çürüme büyüdü, tahribat daha da ilerledi.


Bir Kasım ayında daha bu konuyu işlemek durumunda kaldım.


Anlaşılan o ki; her sene bu aylarda mutlaka bir tenis kortu haberi yapacağız.


Başta da dediğimiz gibi Bartın&[#]8217;da bu kortlar sayesinde tenis sporu hayli gelişme gösterdi.


Bunun sonucunda teniste bugün Türkiye&[#]8217;nin önde gelen kulüpleriyle aynı ligde maç yapıyoruz.


Kortlarımıza sahip çıkalım.


Aslında spor tesislerinin düzenli bir şekilde bakımı yapılsa böyle sorunlar ortaya çıkmaz.


Yazık günah.


Bu yatırımlar kolay yapılmadı.


Ülkemizin ve yöremizin koşulları belli.


Kaynaklarımızı bu şekilde heba etme lüksümüz olmamalı.


Kortların işletmesi ya Tenis İhtisas Kulübüne verilmeli ya da Gençlik Spor Müdürlüğü bu soruna başka bir çözüm bulmalı.


Futbolu 10 senedir amatör kümede olan, 2. lige kadar çıkan basketbol takımını orada tutmayı başaramayan, voleybolda zor günler geçiren, diğer branşlarda doğru dürüst varlık gösteremeyen ve sporun (özellikle futbolun) üzerinden ölü toprağını atamayan Bartın&[#]8217;da bir de tenisi öldürmeyelim, olmaz mı?




İnternet&[#]8217;in iyiliği ve kötülüğü



Teknoloji her geçen gün gelişiyor.


Dünyanın neresinde olursanız olun insanlar artık telefondan ve internetten konuşurken birbiri görebiliyor.


İnternet sayesinde bilgiye ulaşmak da artık çok kolaylaştı.


Eskiden kütüphanelerde kitapları, ansiklopedileri, koca koca ciltleri karıştırarak saatler süren bir araştırmanın sonucunda elde edilebilen bilgilere şimdi bir tık&[#]8217;la saniyenin içinde ulaşılabiliyor.


Google&[#]8217;ye istediğiniz bilginin adını yazıyorsunuz, karşınıza hemen istemediğiniz kadar bilgi çıkıyor.


İnternet bu yönüyle gazeteciliği de kolaylaştırarak mesleğe büyük katkı yapıyor.


Gazeteciler eskiden sağa sola telefon açarak, kitap defter karıştırarak aldıkları bilgilerin çoğunu internetten kolaylıkla elde edebiliyor.


İnternet sadece gazeteciler için kolaylık değil, birçok kişi, kurum ve kuruluş için de büyük kolaylık.


Kısacası herkesimden herkese fayda sağlıyor.


Bu olayın olumlu yanı.


Bir de olumsuz yanı var.


O da insanları fikir üretmeye çalışmaktan uzaklaştırmasıdır.


İnternetteki bilgiler, yazılar, mesajlar bazı kişiler tarafından kendi fikirleriymiş gibi kullanılıyor.


Kaynak göstermeden yapılan alıntılar bazen gazetelerde köşe yazısı, bazen yıldönümü mesajı, bazen de edebiyat eseri olarak karşımıza çıkıyor.


Buna &[#]8220;intihal&[#]8221; deniyor.


İntihal&[#]8217;in Türkçe karşılığı &[#]8220;aşırma&[#]8221;dır.


Bu kelimenin intihara çok yakın olması da çok manidar.


Çünkü bunu yapanlar aslında intihar ediyorlar.


İnternetten yapılan alıntıların yaygın olarak kullanıldığı alan, bayram ve yıldönümü gibi özel günlerde yayınlanan mesajlar oluyor.


Bu en son Cumhuriyet Bayramı mesajlarında kendini gösterdi.