Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem,
Almanya’ya gitti.
Kardeş Şehir Projesi kapsamında,
Almanya’da temaslarda bulunacak.
Aslında,
Ben bu sene,
Biraz şanssızım.
Biliyorsunuz.
Baba tarafından Beycumalıyım.
Doğum yerim de Almanya!
Geçtiğimiz ay,
Tahsin Erdem’in eski yakın arkadaşı Mustafa Özdemir,
Benim köyden arazi alarak,
Hemşehrim olmuştu.
Şimdi Almanya hasebiyle,
Tahsin Erdem ile hemşehri olduk sayılır.
Tahsin Erdem Essen’de ne yapacak?
Zonguldak’a dönüp ‘Essinti’ yapacak!
Başka bir numarası yok.
Sayın Erdem,
Başka şehirleri de ziyaret eder sanırım.
Belki Köln falan.
Vakfıkebirli Tahsin Erdem,
‘Kölnükebirli’ Tahsin Erdem olarak aramıza katılabilir.
Belli ki Batı’nın medeniyetini almaya gitti.
Zonguldak’a ne getirebilirse artık.
Bence turistik bir gezi ama,
Bakalım dönüşte neler göreceğiz?
Belki beklentimizin üzerinde şeyler olur.
Zonguldak’ın adı ‘Zongulburg’ olur!
Belki Lavuar Alanında akşamları opera dinleriz.
Kent Lokantası’nın adı "städtische Kantine" olarak değişebilir.
Haftalık menümüzde,
Anadolu mutfağı değil,
Alman mutfağı olacaktır.
Çorba yerine ‘Suppe’ görürüz.
Sosis, rosto Pazartesi menülerine girecektir.
Halk ekmekte,
Françalı,
Avrupai ekmekler satılacaktır.
Öyle bu ziyaret,
Zonguldak’ı mini Almanya’ya dönüştürecektir.
Gazipaşa Caddesi’ni,
Trafiğe kapatıp ‘Octoberfest’ yaparız.
Belediye hoparlöründen sabah 9’da:
“Dın… Dın… Dınnnnnnn! Guten Morgen liebe Bürger, Herr Ahmet hayatını kaybetmiştir” şeklinde anons duyabiliriz.
Erdemli Belediyecilik sloganını,
Almanca değiştirilip, “Tugendhafte Kommunalverwaltung“
Şeklinde değiştirebiliriz.
Ne diyelim?
‘Her havzun dibi ayn’ mı başkanım?
Tahsin is Commen: Zongulburg’a Hoşgeldiniz
Bir şiir ile bitireyim.
*
Beycuma’dan Mustafa, Essen’den Tahsin,
Bu yıl ben de şanssızım, vallahi aksin!
Biri köyden arazi aldı, diğeri Essen’den döndü,
Dostlukları desen çok önceden çözüldü.
*
Eskiden Vakfıkebirliydi başkan,
Şimdi “Kölnükebirli” oldu aniden, şaşkın!
Hemşehri listesi karıştı artık Tahsin’de,
Muhtar bile soruyor: “Essen’li misin, Vakfıkebirli mi defterde?”
*
Zonguldak’a dönünce ne yapar dersin?
Yeni vizyon belli: “Essinti” versin!
Belki bir iki Bürgermeister resmiyle,
Bratwurst ikramı yapar, hoparlör eşliğinde.
*
Kent Lokantası gitti, adı artık Stadtkantine,
Menüde Suppe, yanında sauerkraut mis gibi şahane!
Halk Ekmek önünde sıra var hâlâ,
Ama teyzeler fısıldaşıyor: “Bu françalıysa ben yemem valla!”
*
Gazipaşa Caddesi: Fußgängerzone,
Her yerde bayraklar, bir de Bavyera tınısı fon.
Octoberfest başlar, Tahsin Başkan sahnede:
Elinde mikrofon: “Haydi gelin bratwurst’a, unuturuz parayı hede höde!”
*
Tahsin is Commen! Essen’den döndü.
Vakfıkebir’in yanında Almanya da gömdü.
Zongulburg olduk, artık biz Avrupayız,
Ama hâlâ üst geçit olayındayız!
*
Lieber Herr Tahsin Erdem Ich liebe dich,
Para yok dedin işçide yetmişi devirdin,
Sorduk başkan ‘Was is das (Bu nedir)’ dedik.
Citroeni boşver Mercedes’e gittik!