CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanlığı’nda uzun süredir kulislerde konuşulan rahatsızlıkların merkezindeki isimlerden biri olduğu iddia edilen Hülya Sezen Kayahan, yönetimdeki görevinden istifa etti.
Aslında bu istifa, parti içinde bir süredir büyüyen huzursuzluğun dışa vurumu oldu.
Hülya Sezen Kayahan’ın adı ilk olarak Osman Zaimoğlu döneminde yönetim listesinde dikkat çekmişti.
Ancak asıl tartışmalar, Nazmi Özden döneminde ikinci kez yönetime girmesiyle başladı. Parti kulislerinde konuşulanlara göre, o dönemden itibaren Merkez İlçe yönetiminde ciddi fikir ayrılıkları ve iç çekişmeler yaşandı.
Özellikle birkaç ay önce görevinden istifa eden Şeyda Kaya’nın ayrılığının perde arkasında da Kayahan ile yaşanan anlaşmazlıkların bulunduğu iddiaları uzun süre gündemde kaldı.
"Yöneticilerden ya da üyelerden başka kimin sebebi oldu?" diye de düşünmeden edemiyoruz!
Siyasette fikir ayrılıkları olur, tartışmalar yaşanır. Ancak aynı yönetimde görev yapan insanların birbirine destek olmak yerine sürekli gerilim üretmesi, ister istemez teşkilatın çalışma düzenini de etkiliyor.
Bir siyasi partide başarı; gruplaşmayla, kişisel hesaplarla ya da sürekli huzursuzluk çıkararak gelmez.
Herkes görevini yaparsa, sorumluluğunu yerine getirirse ve kişisel hesapları bir kenara bırakırsa ortaya güçlü bir yapı çıkar.
Ama ne yazık ki bazen kişiler, kazdıkları kuyunun içine kendileri düşüyor.
Hülya Sezen Kayahan hakkında uzun süredir çeşitli şikayetler ve rahatsızlık iddiaları konuşuluyordu.
Parti tabanında, “Bu isim neden hala yönetimde tutuluyor?” sorusunu soranların sayısı da oldukça fazlaydı.
Hatta bir dönem kulislerde, “Tahsin Erdem’in kırmızı çizgisi” yorumları bile yapılmıştı!
Gerçekten Tahsin Erdem'in kırmızı çizgisi miydi?
Ancak görünen o ki Nazmi Özden, bu tartışmaları daha fazla taşımak istemedi.
Parti içindeki huzursuzluğun büyümesine izin vermek yerine tavrını koydu ve süreç sonunda Kayahan yönetimden ayrıldı.
Açık konuşmak gerekirse, CHP’de önceki dönemlerde böylesine yoğun iç çekişmelerin yaşandığı yönetim tablolarına çok sık rastlanmıyordu.
Ne il yönetiminde ne de merkez ilçede…
Siyasette muhalefet etmek kadar, aynı çatı altında birlikte yürüyebilmek de önemli.
Çünkü enerjisini kendi içinde tüketen bir yapı, dışarıya güven veremez.