CHP'deki delege seçimlerinde, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem'in desteklediği "mavi" liste mensupları arasında çatırtılar olmuş!
Kimler var "mavi" listede?
Tahsin Erdem ve oğulları Yağız Seyithan ve Barış Emirhan Erdem...
Halil Furat, Harun Yücel, Ertuğrul Koltuk...
CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Kadir Güven...
Hasan Bostancı, Nazmi Özden, belediye personeli...
Bu isimler, CHP'yi dizayn etmeye çalışıyorlar!
Bazıları, partide yeni türemiş isimler!
Bazıları, kendini kurufasulye gibi nimetten sayanlar!
Bazıları da en ufak kıvılcımla ortalığı ateşe verecek isimler!
Ortalığı en küçük kıvılcımla ateşe verecek iki kişi birbirine girmiş!
Acaba bu iki kişi "mavi" listede neyi paylaşamadı?
"Yönetim kurulunda kim yer alacak?" kavgası mı?
"İl ve ilçe başkan adayı kim olacak?" kavgası mı?
"Zonguldak Belediyesi'ne hangimizin yakını işe alınacak?" kavgası mı?
Yoksa "en çok ben çalıştım" kavgası mı?
Konuyu netleştirince, önümüzdeki günlerde açıklarım.
Ama bu kadar egolu insanın bir araya geldiği "mavi" liste, kongre tarihine kadar dağılabilir.
Bizden söylemesi...
CHP"nin sadece kendilerinden ibaret olmadığını bilmeleri gerekiyor.

Gizli aday...

CHP'deki delege seçimlerine "sarı" liste ile giren ekibin adayı kim olacak?
Devlet sırrı gibi gizli tutuyorlar!
Salim Yaman, "Ben aday olmuyorum" diyor!
Olcay Can, "Ben aday olmuyorum" diyor!
Osman Zaimoğlu zaten yok!
Ebru Uzun'u mu aday çıkarmaya çalışıyorlar?
Ekip çok gizli çalışıyor!
Bakalım, Nazmi Özden geri çekilmezse, karşısına kim aday çıkacak?

Hep güneşe çevireceksin yüzünü...

Son derece umutsuz görünen bir adam, yolda yürürken hemen ileride bir ayçiçeği tarlası olduğunu fark eder. Hayat yolculuğunda yorgun düşmüştür ve kim bilir, bu dünyada aradığı huzuru belki de orada bulacaktır.
Tarlanın içine girdiğinde tüm ayçiçeklerinin ona doğru baktığını görür. Her biri onu selamlamaktadır adeta...
İçlerinden bir tanesi adama seslenir:
"Burada ne arıyorsun?"
Adam, şaşkın bir şekilde ayçiçeğine yaklaşarak şunu söyler:
"Umudumu kaybettim, onu arıyorum."
Ayçiçeği, yine sorar:
"Onu nerede kaybettin ki, niye burada arıyorsun?"
Adam, çaresiz bir şekilde, "Çünkü burası hayatla dolu, o yüzden burada arıyorum" der.
Ayçiçeği, ona bilgelikle şu yanıtı verir:
"Hayat, içimizdeki ışığın yansımasıdır. Işığımız ne kadar güçlüyse, yaşam o kadar parlak görünür bizlere... Umudu burada değil, içinde arayacaksın. Onu kendinde bulduğunda, daima seninle kalacaktır. Şimdi derin bir nefes al… Sonra yavaşça ver. Gördün mü, bak... Umut içinde, her bir nefeste... Hala hayattasın, sen hayatla dolusun, öyleyse bunu kullan. Ayçiçeği misali, hep güneşe çevireceksin yüzünü... Ruhun aydın olacak, gözün aydın."