Bartın son yılların en sert kışlarından birini geçiriyor.

14-23 Ocak tarihlerindeki karlı günlerden sonra yoğun bir yağış daha aldık.

İkinci dalganın etkisi soğuk açısından daha büyük oldu.

Kar yağışı neyse de beraberinde bu kez şiddetli bir soğuk getirdi.

Rakam meteorolojinin tahminlerinin bile üzerine çıktı.

Eksi 9 beklerken sıfırın altında eksi 15 hatta Arıt beldesinde eksi 19 dereceyi gören ilde hayat adeta dondu, saçaklarda uzun ve kalın buz sarkıtları oluştu.

Bu halimizle 90 bin askerimizin donarak şehit olduğu serhat şehri Kars&[#]8217;ın karı ve soğuğu ile bilinen ilçesi Sarıkamış&[#]8217;a benzedik.

4 ay kaldığım bu kente girerken insanı karşılayan devasa kar ve buz görüntüleri burada hayatın olağan bir parçası.

En az 6 ay bazen 8 ay devam eden bu görüntüden yansıyan soğuk havanın bir özelliği üşütmemesidir.

Oysa Bartın&[#]8217;ın soğuğu bırakın üşütmeyi resmen dondurdu.

Bir hafta boyunca adeta buz kestik.

Binaların saçaklarından sokaklara kolum kalınlığında buzlar sarktı.

Bazı köylerde dereler dondu.

Bir vatandaşımız donarak yaşamını yitirdi.

Neyse ki şiddetli soğuk artık tesirini yitiriyor.

Sibirya&[#]8217;ya, geldiği yere gidiyor.

Sokaklardaki buzlar da bir an önce çözülse de rahatlasak.

Yoksa şu sıralar insanın kolunu bacağını kırması işten bile değil.

Soğuklar gidiyor, buzlar çözülme aşamasında.

Kar derseniz o da zaten duralı 4 gün oldu.

Son yıllarda hiç bu kadar kar yağışı almamıştık.

Olayın sevindirici yanı karın su kaynaklarını beslemesi olsa gerek.

Şimdiden böyle olursa bahara çok iyi bir giriş yaparız.

Bu sene inşallah su sıkıntısı çekmeyeceğiz.

Diğer bir önemli yanı ise önceki yazılarımda da altını çizerek belirttiğim gibi mikropların kırılmasıdır.

Biz ilk karda bunların hepsi kırılmıştır sanıyorduk.

Kırılmayan, direnç gösteren bazı mikroplar oldu.

İnşallah bunların ikinci karda canlarına okunmuştur.

Normalde bu kara bu soğuğa mikrop dayanmaması lazım.

Bunlar da herhalde nalları dikmiştir.

Kara kıştan devam edecek olursak su saatlerini muhafaza etmeyenlerin suları dondu ama sıfırın altında eksi 15&[#]8217;i gören Bartın&[#]8217;da enerji nakil hatları, trafolar donmadı.

Önceki yazımızda da teşekkür etmiştik, elektrik şirketine böyle bir havada kesintisiz hizmet verdiği için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Bu sefer işimizden, gücümüzden olmadık.

Sağ olsunlar, var olsunlar.

Her zaman böyle olsunlar.

Bu arada meteoroloji yeni bir kar yağışının haberini veriyor.

Üçüncü dalganın daha sert ve ağır olacağı belirtiliyor.

Kar dalga-dalga, üzerimize-üzerimize geliyor.

Tedbiri ve dikkati elden bırakmasak iyi olur.

Anlaşılan ocak ayından sonra şubat ayını da zor geçireceğiz.

Bu yıl oldukça soğuk geçen şubat ayı birbirinden önemli günlerle dolu.

Bunlardan bazılarını eda ettik.

3 Şubat Cuma gecesi idrak ettiğimiz Mevlid Kandili Müslümanlar için büyük anlamı olan kutsal bir gün.

İnsanlar bu gecenin sevabından yararlanmak için camilere koştu, namaz kıldı, mevlid programı dinledi, dualar etti.

Önemli olan kandilden kandile, cumadan cumaya, ramazandan ramazana Müslüman olmak değil İslam dininin yap dediklerini her zaman yapmak, yapma dediklerini de hiç yapmamaktır.

Böyle kutsal günler, günah işleyeyim de Allah bizi nasıl olsa affeder düşüncesiyle hareket edenler ve tövbe istiğfar ettikten sonra bile bilerek ve isteyerek günah işlemeye devam edenler için sığınılacak bir liman olmamalıdır.

Kandil Müslümanı, Ramazan Müslümanı, Cuma Müslümanı olmayalım.

Müslümanlığı sadece böyle günlerde değil her zaman yaşamalıyız.

Şubat ayının bir diğer önemli günü Kanser Günü idi.

Bu günü de 4 Şubat tarihinde eda ettik.

İl Sağlık Müdürümüz günün anlam ve önemini anlatan bir açıklama yaptı.

Bu açıklamada kanserin tehlikesine ve erken teşhisin önemine dikkat çekildi, insanlar sağlıklı yaşamaya ve düzenli sağlık kontrolü olmaya davet edildi.

Biliyorsunuz envai çeşit kanser var.

Akciğer kanseri, bağırsak kanseri, meme kanseri, mide kanseri, gırtlak kanseri, prostat kanseri vesaire.

Bu hastalığın birçok nedeni bulunuyor.

Çevre ve hava kirliliği ile sağlıksız ve dengesiz beslenme, hormonlu ve antibiyotikli gıdalar gibi faktörler var.

En önemli nedeni sigara ve aşırı alkol tüketimi.

Birinde akciğeri diğerinde karaciğeri bitiriyorsunuz.

O nedenle içinde 4 bin çeşit zehir bulunan sigaradan ve sigara gibi bağımlılık yapan alkolden bir an önce uzaklaşmak gerekiyor.

Akciğer kanseri, bağırsak kanseri ve meme kanserini en tehlikeli kanser çeşitleri olarak biliyoruz.

Özellikle akciğer kanserinde sigarayı bıraktıktan sonra bile uzun yıllar (10-15 hatta 20 yıl) bu hayati organımız kendini tam olarak toparlayamıyor, yenileyemiyor, sıfırlayamıyor.

Ona öyle bir kötülük yapıyoruz ki resmen katrana buluyoruz.

Akciğer öyle soba silkelemeye benzemiyor.

Soba boruları, bacalar dolunca kurumları atmak kolay.

Hadi gelin de akciğerden atın bakalım.

Katran yapışmış bir kere öyle kolay çıkmıyor.

Kanser olmamak için sağlıklı ortamlarda yaşamak, dengeli ve düzenli beslenmek, spor yapmak, sigara gibi bu hastalığa sebep olan şeylerden kaçınmak, sağlık kontrolünü ihmal etmemek ve en ufak bir belirtide bile hemen doktora başvurmak gerekiyor.

Şubat ayı sigarayı bıraktığım bir ay olduğu için benim için ayrı bir anlam ve önem taşıyor.

Bu illetten 18 Şubat 2005&[#]8217;te kurtuldum.

Yakında 7 yıl olacak.

Sene-i devriyesinde her zaman ki yazılarım olacak.

Zaten bu ayın önemli günleri arasında sigarayı bırakma günü de var.

Bu özel ve anlamlı gün 9 Şubatta.

Bu gün de yapılacak açıklamalarda sigaranın insanlara yaptığı kötülükler anlatılacak.

Kanser Günü ve Sigarayı Bırakma Günü gibi günler bize sağlığımıza çok dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor, onun kıymetini bilmemiz gerektiğini anlatıyor, anlayana, bir kulağından girip diğer kulağından çıkmayana çok önemli mesajlar, uyarıcı bilgiler veriyor.

14 Şubatta Sevgililer Günü&[#]8217;nü kutlayacağız.

Bu günde sevgililer birbirine hediyeler alacağı için piyasa canlanacak, esnafın yüzü gülecek.

Özel günlerin böyle bir yanı da var.

14 Şubat aynı zamanda Hema Endüstri A.Ş.&[#]8217;nin Türkiye Taşkömürü Kurumu&[#]8217;ndan Amasra B sahasını kiralama ihalesini aldığı gündür.

Bu ihale 14 Şubat 2005&[#]8217;de oldu.

Bu gün Bartın&[#]8217;daki maden varlığının değerlendirilecek olması açısından önemli bir tarih oldu.

Kış günlerinde 91&[#]8217;deyiz.

Biliyorsunuz 105&[#]8217;den itibaren cemreler düşmeye başlayacak.

Cemrelerden ikisi bu ay içinde düşecek.

Birer hafta arayla önce havaya, sonra suya, daha sonra toprağa.

Sonrasında bir de mart karı var.

Mart ayı şubat ayından daha netamelidir.

Kapıdan baktırır, kazmayı küreği yaktırır diye boşuna dememişler.

Sonuncusu mart ayının ilk haftasına isabet eden, sırasıyla havayı, suyu, toprağı ısıttığına inanılan cemrelerden sonra kış bitti sanmayın.

Tedbiri elden bırakmayın.