Bugün; bu köşenin, bu bölümünde yazdığım bir yazıyı son dakikada kaldırdık.
Büyük bir siyasi krize neden olabilecek yazıyı kaldırdık.
Kriz, bizim yüzümüzden çıksın istemedik.
Herkes, kendi krizi içinde boğulsun!
“Kriz” diye bağırınca "yazarız" diye düşündük.
Sonra krizi çıkaranlar suçlu olmuyor da...
Krizi yazanlar suçlu oluyor!
Bir de biz, hiç anlaşma bozan taraf olmadık.
Söze-akde-senede hep sadık kaldık.
Yoksa biz de bazıları gibi yeni şirketler kurar, başkalarının üzerine iş yapar, milleti dolandırırdık!
Ama biz, hayatımız boyunca kimseyi kandırmadık.
Kimseyi dolandırmadık.
Böyle devam edeceğiz.
Ama buraya yazmadıklarımızı, kenara yazmıyor değiliz.
'Ümit’li ya da ‘Ümit’siz!
Zonguldak İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Zonguldak Şubesi’nde kurulan çilingir sofrası haberlerini ihbar kabul etti ve derneği inceleme kararı aldı.
Lokal izni olmayan Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Zonguldak Şubesi’nin nasıl olup da çilingir sofraları kurarak, sosyal medyada paylaştığı merak konusu oldu.
Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Zonguldak Şubesi Başkanı Ümit Kaya’nın bu pervasızlığa nasıl izin verdiği ayrıca merak konusu!
Gerçi; kim, ondan, neden izin alacak?
Pusula’ya ulaşan bilgilere göre, dernekte sık sık çilingir sofrası kuruluyor!
"Ümit"li ya da "Ümit"siz!
Keşke; önce lokal izni, sonra içki ruhsatı alsalardı!
Hiç olmazsa, ruhsatsız içmemiş olurlardı!
Pusula’dan kırmızı kart görmemiş olurlardı!
Kim, kiminle yürür, ona bakın siz!
Abdurrahim Karakoç şöyle diyordu:
“Beden ölür, çürür, cana bakın siz.
Kim, kiminle yürür, ona bakın siz.
Bırakın dönsün dönme dolaplar...
Haktan, hakikatten yana bakın siz.”
Kimler, kimlerle beraber?
Kendisini Zonguldak’ın en dürüst siyasetçisi olarak pazarlayan kişinin en yakın arkadaşı, uyuşturucu kullanmaktan hapis yatmış!
Bir diğer arkadaşı, başta kamu kurumları olmak üzere önüne geleni dolandırmış!
Allah, yollarını açık etsin!
İki göz arasındaki fark!
Hazreti Mevlana şöyle demiş:
“İki göz arasındaki farkı bilir misin? Beraber ağlar, beraber uyur, beraber görüp, beraber gülerler. Ama birbirlerini asla göremezler.”
Dostluk da böyledir...
Beraber ağlar, beraber gülerler.
Birbirini görmezler.
Görmeseler bile beraber ağlarlar.
Beraber gülerler.
Aynı şeyleri düşünürler.
Biz, dostlarımızla ilişkimizi iki göz olarak görürüz.
Bazıları, dostlarını iki göz olarak görmüyor!
Bazıları "göz"de bir harf değiştirip başka bir şey oluyorlar!
Hayatta kimin, ne olacağı zamanla belli oluyor!
Kimi göz oluyor!
Kimi başka bir şey!
Körle yatan ‘şeytan’ kalkar!
Dün, çok enteresan bir olay oldu...
Benzer bir olay, daha önce de başımıza gelmişti.
Yapılan şey, sadece "şeytan"ın aklına gelirdi!
Daha önce bir "şeytan"ın aklına gelmişti!
Şimdi ikinci "şeytan"ın aklına geldi!
Kentimizdeki "şeytan" sayısındaki artış, bizi şaşırtmadı!
Körle yatan "şeytan" kalkar!
Öyle değil mi?