Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, yoksul insanlarımıza küçük de olsa bir miktar para yardımı yapıyor.


Sosyal devletin yaptığı doğru.


Ama uygulama yanlış.


Yoksul insanlar bir bankanın önünde günlerdir kuyrukta bekliyorlar.


Kaldırım işgal edilmiş.


Trafik tıkanıyor.


"Bakın bu insanlar yoksul" şeklinde bir fotoğraf çıkıyor ortaya.


Oysa&8230;


Biz bu kalabalığı görüyoruz.


En az yarısı 2. Makas´ta yaşayan yurttaşlarımız.


Madem bir hayır yapacaksınız, bu yurttaşlara mahallesinde dağıtın parayı.


Bankanın önündeki kuyruk azalsın.


Diğer yurttaşlarımıza ise bu yardımlar, emeklilere maaş dağıtmak için Soğuksu´da yapılan tesis kullanılmalı.


Kuğulu Park´ta insanları millete rezil ederek para vermenin anlamı yok.


Bu rezilliğe son verecek çare var yani.


Azıcık pratik olalım yeter.


Öyle değil mi Sayın Vali?



Pok içinde yüzmeye mahkûm muyuz?


Kapuz, Uzunkum ve Kilimli sahilleri denize girilecek gibi değil.


İl Sağlık Müdürlüğü´nün açıkladığı rakamlar tam bir felaket.


Bakalım yetkililer, bu konuda vatandaşı uyarıp denize girmelerini engelleyecekler mi?


Yoksa belediye tesisinde vatandaşı pokun içine sokup para kazanmaya devam edecekler mi?


Her yıl aynı olayı yazıyoruz.


İl Sağlık Müdürlüğü analizleri yapıyor, rakamları açıklıyor.


Başta Zonguldak Belediyesi olmak üzere yetkililer sağıra yatıyorlar.


Diyoruz ki:


Sayın Vali Erdal Ata.


Bu şehrin en büyük mülki amiri sizsiniz.


Cumhurbaşkanını, Başbakanı, Bakanlar Kurulunu temsil ediyorsunuz.


Halkımızı göz göre göre, pokun içine sokmamalısınız.


Belediye Başkanlarını bu konuda uyarmalı, halkın denize girdiği noktalara uyarıcı levhalar astırmalı, zabıta marifetiyle denize girişlerin engellenmesini sağlamalısınız.


Bir-iki hafta içinde hastanelerin acil servislerinde çocukları, kadınları göreceksiniz.


Bunun vebalini taşıyamazsınız.


Lütfen göreve&8230;



Anlayana&8230; Kıssadan hisse&8230;


Yaşlı bir marangozun emeklilik zamanı gelmişti. Patronu olan müteahhide, artık işten ayrılmak istediğinden bahsetti. Müteahhit bu iyi adamın ayrılmasına çok üzüldü. Ve ondan son bir ev daha inşa ettikten sonra işi bırakmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe başladı ama çok isteksizdi. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzemeler kullandı. Evi bitirdikten sonra eve bakmaya gelen patronu dış kapının anahtarını marangoza uzattı. Ve "Artık bu ev senin" dedi. "Sana benden hediye"


Marangoz öylesine şaşırmış ve utanmıştı ki&8230;.


İçinden, "Keşke yaptığım evin kendi evim olduğunu bilseydim! Diye geçiriyordu. "Hayat bir kendin yap tasarımıdır" demiş biri. Bu günkü davranış ve seçimlerimiz yarın yaşayacağımız evi kurar.