AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, mazbatayı alır almaz ilk işi, basına "gözdağı" vermek oldu!

Muammer Avcı'nın, AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı yönetimindeyken basınla arası çok iyiydi.

İl Başkanı oldu, milletvekili oldu, tavırlar anında değişti!

Kendini ünlü bir film yıldızı gibi görüyor!

Her yerde "çekmeyin, çekmeyin" diye söyleniyor!

Sanki hiç milletvekili görmedik!

Önceki dönem Milletvekilleri Polat Türkmen, Hamdi Uçar, hele devlet adamı Köksal Toptan'ı nasıl eleştirdiğimizi kendileri söylesinler.

Bir kere de Muammer Avcı'nın davrandığı gibi davranmadılar bize...

Köksal Toptan, hepimizin siyasi büyüğü...

Milletvekilliği, Bakanlık, TBMM Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Kamu Etik Kurulu Başkanlığı yaptı ve şu anda da Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi...

Böyle yüksek makamlarda bulunan bir insan, hiç kibirli tavırlar içine girmedi.

Onu eleştirdiğimde, ertesi gün mutlaka arardı.

Çok güzel bir sohbet gerçekleştirirdik ve haber konusu çıkartırdık.

Polat Türkmen...

Onu da çok eleştirmiştim ve her programda yanıma gelip, "Kızım, nasılsın?" diye sorardı.

Eski İl Başkanı Zeki Tosun'la da böyleydi...

Bir kere de, "Sen soru sorma" demediler.

Muammer Avcı, diyor ki:

"Benim söylediklerimi başka yere çeken gazeteciler var. Elime bir silah aldım, olay oldu. O yüzden benim nazarımda akredite olanlara cevap vereceğim!"

Evet, silahlı fotoğrafı haberleştiren gazetecilerden biri benim.

İlk gören de benim...

Gördüm, hemen fotoğraf çektim.

Çünkü poz vermişti!

Poz verdiren ben değilim.

Eline silahı veren de ben değilim.

Milletvekili, eğer hakkında böyle haberler yapılmasını istemiyorsa, o zaman o pozu vermeyecek.

Toplum içinde açılan bir stantta, kalabalığın, özellikle gazetecilerin olduğu bir ortamda silahla poz verirsen, gazeteci çeker.

Hele ben hiç kaçırmam...

Eğer ülkede basın özgürlüğü varsa, kimsenin beni kısıtlamasına izin vermem.

Kurban olayım diğer siyasetçilere...

Soru sormasını bilmiyor mu?

Bu arada, Milletvekili Muammer Avcı'ya, Ercan Demir arkadaşımızla soru sormaya yanaştığımızda, "Sen sorarsan cevaplarım Ercan kardeşim" diyor!

Nasıl yani?

Soruları biz mi veriyoruz Ercan'a?

Ercan, soru sormasını bilmiyor mu?

Lütfen Sayın Avcı, arkadaşımızı üzmeyin böyle!

Seni sinsi bal dudak...

Aramızda öyle bir sinsi var ki...

Bal dudak...

Herkese "canım, cicim" diyen...

Hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi davranan... Kimseyi eleştirmeyen...

Hep güler yüzlü...

Bir kaç kez şahit olduk...

Laf taşıyor, işyerine yaranmak için sürekli mesajlar çekiyor.

Ama bunu bilmiyor gibi davranıyoruz!

Her şeyin farkındayız.

Kendisine ne zaman yem atsak, hemen yutuyor! Etekleri tutuşarak, iş yerine yetiştiriyor.

Sen bekle bakalım biraz bal dudak...