"Köy Yaşam Merkezi projesi
Bu sabah Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından Köy Yaşam Merkezi'nin açılışını gerçekleştirdik.
Köy Yaşam Merkezi projesiyle artık kullanılmayan köy okulları binalarımızı hayat boyu öğrenme yaklaşımıyla yeniden aktif birim haline getirmeyi hedefliyoruz.
İlkokul eğitimi verilmekle kalmayacak, okul binalarımız köy halkının ihtiyaçlarına göre çeşitlenen, kültür ve sanat faaliyetlerinin yürütüldüğü merkezler haline gelecek."
Haber bu...
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan aynen böyle diyor.
Yani...
Köylü okulun bahçesinde kermes yapabilir.
Söz, düğün, nişan, kına, sünnet düğünü yapabilir.
Topluca piknik yapabilir.
Toplantılar yapabilir.
Meslek edindirme kursları yapılabilir.
Velhasılı...
Köyün ve köylü vatandaşın yararına olan faaliyetler yapabilir.
Soru şu...
Bu tür organizasyonları yapabilmek için kimden izin alınacak.
Muhtarlara kalırsa...
Kötü örneklerini gördük.
Yaşadık.
Kendinden olmayana faaliyet izni vermiyorlar.
Kaymakamlara kalırsa...
Onlar muhtarlara karışmıyor.
Örnek...
Okulun bahçesinde düğün yapmak isteyen vatandaş kime gidecek?
Sayın Cumhurbaşkanımızın niyeti belli.
Köy okulları köylünündür.
İstedikleri gibi kullansınlar.
Seçilenlerin ve atananların yaptıkları ortada.
Bizden olmayan kullanamaz.
Velhasılı...
Hepsi Reis'e bağlı...
Bir tek talimatlarını yapmıyorlar.
Olayın neresindeyiz?
O öyle demiş.
Bu böyle demiş.
O parti.
Şu parti.
O takım.
Bu takım.
O hakem.
Bu teknik direktör.
Falanca dizi.
Pişmanca oyuncu.
Hızımızı alamıyoruz.
Yerel gündeme iniyoruz.
Yerel siyasetçilerden bürokratlara.
Konu komşuya...
Hısım akrabaya varıncaya kadar.
Hep başkalarını konuşuyoruz.
Kısacası halkın yüzde doksanının gündemini başkaları oluşturuyor.
Geri kalan yüzde dokuz...
Çalışıyor.
Çabalıyor.
Kendi işleri güçleri var.
Onunla alakalı oluyor.
Ancak yadırganıyorlar.
Çalıştığı için eleştirilen insanları gördük.
Çaba gösterdiği için dışlananları gördük.
Bu kişiler aynı zamanda yalnızlaşıyorlar.
Geri kalan yüzde bir...
Onlar kendi dünyalarındalar.
Yüzde doksanın eline gündem veriyorlar.
İşlerine bakıyorlar.
Biz nerede olmalıyız...
Yüzde 9'dan memnunum.
Yadırganmak, yalnız kalmak, başkalarının oluşturduğu gündemleri takip etmekten iyidir.