Pusula, 1999 yılında aylık dergi, 8 Mayıs 2006 yılında ise günlük gazete olarak yayın yapmaya başladı.

Günlük olarak yayın hayatını sürdüren Pusula Gazetesi’nin 18'inci yayın yılına girmiş bulunuyoruz.

Gazete, 18'inci yayın yılında ama "Pusula" markası 24 yıldır Zonguldak tarihine damgasını vuruyor.

Kim ne derse desin, kim ne yazarsa yazsın!

Pusula, “kendini değil, kentini düşünen gazete” sloganıyla çıktığı bu yolculukta, başarısını internet yayıncılığında da gösterdi ve "Zonguldak’ın Açılış Sayfası" olmayı başardı.

Memurundan işçisine, pazarcısından işadamına, siyasetçisinden bürokratına, medyacısından mafyacısına kadar herkesin bilgisayarında-telefonunda Pusula hep birinci sırada...

Mükellefiyet dönemini yaşamış bir toplumun parçası, meslek hastalığından kan kusa kusa ölen bir madencinin çocuğu olarak bu memlekete karşı sorumluluklarımız var.

Zonguldak insanını horlayan, dışlayan kim olursa olsun bizi karşısında buluyor.

Bu nedenle çeşitli zorluklar yaşıyoruz.

Kimi zaman ayağımızdan vuruyorlar, kimi zaman kafamızdan...

Kimi zaman vicdanımızdan vuruyorlar, kimi zaman cüzdanımızdan...

Israrla-inatla çıktığımız bu kutlu yolculukta yürümeye devam ediyoruz.

Yol arkadaşlarımız değişiyor ama yolumuz değişmiyor.

Pusula’yı bugünlere getirebilmek için ne sıkıntılar çektik...

Ne badireler atlattık...

Bize inanan ve yanımızda dimdik duran ekip arkadaşlarımıza ve dostlarımıza teşekkür ediyoruz.

Pusula, 18'inci yayın yılında...

Hep birlikte nice yıllara…

Togg ile soğanın yarışı...

Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’a belki de hiçbir zaman sahip olamayacak insanların mutluluğu sizi şaşırtıyor mu?

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dediği gibi:

“En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde

Ana-avrat dümdüz gideceksin

En azından üç dil

Çünkü sen ne tarih ne coğrafya

Ne şu ne busun

Oğlum Mernus

Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.”

Otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğu olarak, daha önce başımızdan bir "Devrim" geçtiği için "Togg"a sıkı sıkıya sarılıyoruz.

Togg, bir otomobilden öte umudun adı aslında...

Türk milletinin başarabildiğinin, isteyince yapabildiğinin göstergesi...

Belki de hiçbir zaman sahip olamayacak insanların mutluluğu bu nedenle şaşırtmıyor bizi...

Onlar, 14 Mayıs’ta sandığa gittiklerinde aslında Togg’a oy verecekler.

Bir de patates-soğan yemeye tenezzül etmediği halde bu iki ürünün fiyatıyla siyaset yapan insanlar var!

Onlar da sandığa gittiklerinde patates-soğana oy verecekler!

Yani biri binmediği araba için AK Parti, diğeri yemediği soğan için CHP’ye oy verecek!

Aslında "patates-soğan" diyenin "Togg", "Togg" diyenin "patates-soğan" demesi lazım!

Ama Türkiye böyle değişik bir dönemden geçiyor.

Soğan ile Togg’un yarışını dikkatle izleyeceğiz.

Bakalım soğan yiyenin mi gözü yaşaracak...

Togg’a binenin mi?

Zonguldak’ta neler oluyor?

Zonguldak’ta enteresan olaylar oluyor...

Bir Azeri üniversite öğrencisi, uyuşturucu çetesinin içinde!

Çete üyeleri, silah düşürüp çeteyi deşifre ettiği için bu üniversite öğrencisine işkence ediyorlar!

Tahta kaşıkla cinsel istismarda bulunuyorlar!

Bir diğer olayda ise, iki öğrenci içmişler, eve gitmişler!

Kız diyor ki:

“Benimle birlikte olmak istedi! Olmayınca şiddet uyguladı!”

Erkek diyor ki:

“Biz, defalarca beraber olduk!”

Gözaltılar, ifadeler, serbest kalmalar!

Sonra taraftarlardan birbiri ardına açıklamalar!