Zonguldak Belediyesi’nin İncivez Mahallesi’yle ilgili “imar rantı” tartışması henüz bitmiş değil.

İncivez’de Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü giriş kapısının karşısında imar kanun ve kurallarına tümüyle aykırı olarak inşa edilen bir bina var.

Mahkeme sonuçlandığında bina neredeyse bitti.

Ama sorun bitmedi.

Şimdi bina iskan alamıyor.

Konunun yeniden Zonguldak Belediye Meclisi’ne gelmesi ve geçmesi gerekiyor.

Bile bile “lades” denilen bu uygulamadan geri dönüş nasıl olacak?

Binanın sahipleri kapı kapı geziyor.

Malum, önümüz bayram…

Şekerler-çikolatalar dağıtılıyor.

Kanun mu?

Kitapta…

Kitap nerede?

Adliye’de…

Adliye nerede?

Liman arkasında…

Kanun önden, insan arkadan gitmeli

Zonguldak Belediyesi’nin önemli sorunlarından biri de, İncivez’deki heyelanlı bölgedeki yapılaşma…

O bölgede yeşil alan gösterilen heyelanlı yer imara açılmış.

Müteahhit; kafasına göre kazmış, duvar yapmış, temel atmış.

Şimdi bağırıyor:

“Ne olacak benim halim?”

Neyse halin, çıksın falin!

Daha gerekli izinleri almadan daireleri sattın.

Parayı aldın. Şimdi bağırıyorsun.

Sanırım biraz daha bağıracaksın.

Zonguldak’ta insanlar önden yürüyor, kanunlar arkadan geliyor.

Oysa kanun önden, insan arkadan gitmeli…

Sizce de öyle değil mi?

Mia, Mia, Mia!

CHP eski İl Başkanı Halil Furat’ın işyeri üzerinden başlayan “MİA (Merkezi İş Alanları)” tartışması hala sürüyor.

Halil Furat’ın Gazipaşa Caddesi’ndeki işyerleri yıkılıp yeniden yapılacaktı.

Ama bu durumda çekme mesafesi olacak, işyerlerinin yarısı gidecekti.

Bu MİA çalışmasıyla Halil Furat’ın işyerleri kurtuldu.

O sayede şehir merkezinde çok sayıda kişi de bu haktan yararlanmış oldu.

Şimdiki tartışma, “işyerlerinin üzerinde konut olmasın” tartışması…

Sanki Zonguldak gelişiyor, çok işyeri ve ofis lazım ya…

Hangi işimizi doğru ki, bu doğru olsun!

İnşallah mahkemeden dönmez.

“Nuh” der “Peygamber” demez…

Güzel Zonguldak’ımızın güzel ilçesinde bir müteahhidimiz, heyelanlı bölgede bir arazi satın alır. Belediyeye bu bölgenin imara açılması için başvurur.

Ancak anılan belediyede sözleşmeli olarak çalışan bayan inşaat mühendisi, projeye onay vermez. “Nuh” der, “Peygamber” demez.

Başkan, müteahhide söz vermiştir. Sözünü yerine getirecektir.

Sonra birdenbire bir şey olur. Başkan birden bire küplere biner.

Sözleşmeli inşaat mühendisinin sözleşmesi sona erer.

Üstelik bu mühendisin babası da müteahhittir.

Belediye Başkanıyla da arası iyidir. Belediyeyle de iş yapmaktadır.

Ama nasıl olmuşsa, her şey birden bire ters-yüz olmuştur.

Ne demiş atalarımız?

“Ateş olmayan yerden şahin uçmaz.”

Pardon, tabi ki öyle değil ki bu sözün aslı:

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!”