Zonguldak 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde Serpil Ermiş Tekin ile birlikte yargılanan Halkın Sesi Gazetesi ortağı Mustafa Özdemir’e isnat edilen suç şuydu:


“Haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, hakaret, şantaj…”


Mustafa Özdemir, bu davadan 1 yıl hapis cezası aldı. Cezası ertelenmedi. Kadının cezası ise ertelendi. (Mustafa, bu kadını gazetende ne diye yazmıştın, hatırlıyor musun? Onun kadar itibarın yok mu?) İnşallah Yargıtay’dan hayırlı haberlerin gelir, hep birlikte seviniriz.


TTK Memurlar Derneği Lokali İşletmecisi Sami Aydın, bizim kendisine şantaj yaptığımızı iddia ediyor. Elinde görüntüler olduğunu söylüyor. Bu konuda Cumhuriyet Savcılığına başvurduk. Soruşturması başladı. Sami Aydın hakkında, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, arkadaşımızın görüntülerini çekerek, bize şantaj yaptığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduk. Var olduğu söylenen o görüntülere el konulmasını istedik. O görüntüler var mı, yok mu, biz de merak ediyoruz.


Halkın Sesi’nde yazan Ahmet Öztürk ve duyarlı arkadaşları, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Lokali’nin yanında, Sami Aydın’ın hazine arazisi üzerine yaptığı üç katlı kaçak inşaatı protesto ettiler. Oraya inşaat malzemelerini Mustafa Özdemir getirdi. Eyleme destek verdi. Peki, sonra ne oldu da Sami Aydın’dan yana tavır koydu? Kamunun zararını değil de, Sami Aydın’ın zararını düşünmeye başladı? Memurlar Derneği Lokali hakkındaki yayınları niye kesti? Bu yayınları kesmesinde gazetede çalışan Sermet Aksu’nun oğlunun orada düğün yapması etkili oldu mu?


Sami Aydın bana, hem de birkaç kez, “Ali Rıza kardeşim, sen yazma. Sen yazınca, belediye üstüme geliyor. Biraz müsaade et. Ben Halkın Sesi’ni ayarladım. Sermet Abinin oğlunun düğününü burada yapıyoruz. Rica ediyorum, sen de yazma” dedi. Sami Aydın, düzenlediği basın toplantısında, 20 bin liralık düğünü önce, “Hediye ettim” dedi. Sonra, “7 bin liraya yaptım” dedi. Hediyeyse 20 bin lira, indirimse 13 bin lira… Anladınız değil mi?


Mustafa Özdemir, işadamlarıyla oturduğumuzu, onların masasında çerez olduğumuzu söylüyor. Kentimizin önemli tüm işadamlarıyla zaman zaman bir araya gelir, onlarla sohbet eder, dost meclislerinde bulunmaktan keyif alırım. İşadamlarının masasına çerez olanlar, onlardan borç alıp ödemeyenler, “Ona şu kadar verdin, bana niye bu kadar verdin?” diyenlerdir. Benim oturduğum masalarda Mustafa “çerez” olur. Çünkü hemen tüm işadamlarıyla mutlaka bir sıkıntı yaşamıştır. Kimilerinden, 15’şer bin lira almış, ödememiştir. Kiminden, “matbaa kuracağım” demiş, “borç” diye almış, ödememiştir. Kiminden, 20 bin lira almış, ödememek için ortalığı ayağa kaldırmıştır. Kiminden, evine gelen haciz için çek almış, sonrasında o çeki ödememiştir. Kiminden de, “Ödeyemezsem hapis yatacağım” diyerek 6 bin lira almış, hapse girmediği halde parayı ödememiştir. Can-ciğer olduğu kişiyle bir süre sonra kanlı-bıçaklı olmuştur.


Bizim ise, işadamlarıyla ilişkimiz şöyledir:


Onlar bizim gazetemize abone olurlar. İhtiyacımız olduğunda söyleriz, bize destek, katkı verirler. Borç isteriz, “Ne zaman ödeyebilirsin?” derler. Tarih verir, o tarihte öderiz. Kimse büromuza gelip de bize borç senedi imzalatmaz.


Gelelim Ereğli olayına… Evet, o dönem Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olan Ahmet Likoğlu ile telefonla görüştüm. Aynen Zonguldak TSO Başkanı Salih Demir ile görüştüğüm gibi. Ahmet Likoğlu, dönemin Emniyet Müdürü Atilla Çınar hakkında bize bilgiler veriyordu. Ama biz o bilgileri hiçbir haberimizde kullanmadık. Likoğlu, bize Ereğli Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Murat Sesli’yle ilgili anket yaptırdı. Anketi yaptık, karşılığı olan 3 bin lirayı da aldık.


Salih Demir’i de “çete” diye içeri aldılar, Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılınca, çete filan kalmadı. Demirlerle ilgili operasyonda da gözaltına alınmamız için az uğraşmadın. Gece yarıları İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne gittin. Sabahları savcılara koştun. Ama olmadı Mustafa…


Bildiğim kadarıyla Demirlere olan 20 bin lira borcunu da hala ödemedin. Çünkü Halkın Sesi’nin resmi ilan gelirleri üzerinde eski ortağın Davut Acar’ın göstermelik temliği var. 2 milyon liralık bu temlik kalkmadan gerçek alacaklılara sıra gelmiyor.


Mustafa, asıl amacın Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü’ne yeni atanan Osman Ak’a bizi kötülemek. Bunca yılın Emniyet Müdürü, bu işlerin acısını onca yıl çekmiş bir insan, senin fışfışlarınla hareket eder mi? Bilgisayarın bir tuşuna bassa, senin sicilin de gelir önüne, bizim sicilimiz de… Çağırır İstihbarat Müdürünü sorar, “Bu kim, bu kim?” diye... Dökülür her şey önüne... Sen kendini bu kadar yorma…


Sıcak başına vurduysa, Erkan’la Ereğli’ye git, manşet yaptığın aquada biraz serinle…


İyi gelir