Kaç zamandır söylüyoruz.


Hizmet konuşalım.


Hizmet tartışalım.


Yok… Yok… Yok…


Son günlerde en çok AK Parti Milletvekili Ercan Candan’ın çalışmalarına tanık oluyoruz.


O da Ereğli ve Alaplı bölgesinde…


Sorunlar aynı.


Sorunlar, bizim sorunlar…


Sorunlar, bu kentin sorunları…


Milletvekilleri ortalarda yok.


Köksal Toptan, ağır ağabey…


Küçük işlerle uğraşmıyor.


“Aman Köksal Ağabey kızmasın.”


Kimse de zaten kendisine gidip, “Düş önümüze” demiyor.


Özcan Ulupınar, Ankaralarda poz vermekle meşgul.


Kentten koptu.


Kentin sorunlarından koptu.


Kendi sorunlarının derdinde…


Recep Tayyip Erdoğan’ın gözüne girmek, onun için yeterli.


Ankara’dan fotoğraf servisi yapıyor.


Ercan Candan dediğimiz gibi.


Ereğli’nin milletvekili…


Alaplı’nın milletvekili…


Mehmet Haberal, mecburen milletvekili.


Cezaevinden çıkınca, “kentin temsil gücü artacak” diye beklemiştik.


“Haberal, kentin bir sorununu dile getirdiğinde çıkacak gürültü yüksek olur” diye düşünmüştük.


Koca bir kent böyle düşünmüştü.


Koca bir kent şimdi yanıldığını düşünüyor.


Ali İhsan Köktürk…


Pek alıngan, pek dalgın…


Özcan Ulupınar ile benzerlik gösteriyor.


Yeniden milletvekili olmanın ateşiyle yanıp tutuşuyor.


Gelelim bu tarafa…


Hamdi Uçar, iktidarın değil, muhalefetin il başkanı gibi.


Seçim yorgunluğunu atamamış hala.


İktidarın il başkanı, ama senden-benden dertli.


Halil Furat, çekekte meşgul.


İlk seçime hazırlanıyor.


“Milletvekili olunca çalışırım” diyor.


Kentten bihaber, sorunlardan bihaber…


Hamdi Ayan…


Görüyor, ama etkisiz eleman.


Ne yerelde iktidar, ne genelde...


İyi niyet siyaset yapmıyor.


Belediye başkanlarına gelelim.


Yok gelmeyelim.


Gelip ne yapacağız onlara?


Hepsi kendi kafasında…


Kimisi tatil modunda…


Kimisi reklam peşinde…


STK’lar…


Hani o kongrelerinde asıp kesen STK’lar…


O havalı cıvalı STK başkanları…


İş kongreye gelince; büyük laflar eden, vura kıra kongreleri kazanan STK başkanları…


O kurumları kendi iş takip büroları gibi kullanmayı meslek haline getirmiş STK başkanları…


Onların derdi kimlik.


Onların derdi etiket.


Gelelim Vali Ali Kaban’a…


Lafa değil, neticeye bakan Vali Kaban’a…


“Bana sonuç getirin” diyen Vali Kaban’a…


Ordu’da büyük projelere imza atan Vali Ali Kaban’a…


Kaban’ın da adı; biraz umut, biraz hayal kırıklığı!


Belli ki kavgasız-gürültüsüz gitmek istiyor Zonguldak’tan.


Vali Bey de anlamış olmalı bu kentten bir şey olmayacağını.


Ya diğerleri!


Diyoruz ki: “Hizmet konuşalım.”


Diyoruz ki: “Hizmet için kavga edelim.”


Yok… Yok… Yok…


O nedenle canınızı sıkmayın.
Takılın kafanıza göre…



Rektör Özer ve Başkan Uzun ne diyor?



İl Genel Meclisi’nce özelleştirilmesi gündeme gelen Gökgöl Mağarası’nın satışı askıya alınmış.


İl Özel İdare’nin işletmecilik beceriksizliğinin günahı, az kalsın mağaraya kesilmek üzereydi.


İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş, Gökgöl Mağarası’na her yıl 1 milyon TL masraf yaptıklarını belirterek, “Her yıl 1 milyon TL harcayacak gücümüz yok” demişti.


Aynı gün İl Genel Meclisi Başkanı Vacit Durdubaş, AK Parti Grup Başkanvekili İsmail Terzi ve Sanat Tarihçisi Dilek Kılav, birlikte mağarayı inceledi. Gerek inceleme sonucu ortaya çıkan tabloyu, gerekse tepkileri dikkate alan İl Özel İdare yetkilileri, mağaranın içiyle ilgili düzenlemeleri KUDEB hesabından kendileri yapmaya kararı vermişler.


Türkiye’nin en güzel ve en özel mağaralarından biri olan Gökgöl’ün kar amaçlı özel şirketlerin elinde daha fazla zarar göreceği yönündeki düşüncelerimizi ve endişelerimizi paylaşmıştık.



Demiştik ki:


“Gökgöl Mağarası, Antalya’da olsaydı, gidip gördüklerinizi ballandıra ballandıra anlatırdınız.


Elinizdeki Gökgöl Mağarası’nın içine ettiniz.


Elbirliğiyle ettik.


Yıllardır bu mağarada fotoğraf çeken biri olarak her gittiğimde bir yerlerin kırılıp döküldüğünü üzülerek paylaştım.


Şimdi bunun tamamen önünü açacaksınız.


Kendinizin kasıtlı olarak göstermediğiniz hassasiyeti, ticari amaç ve kaygıyla vereceğiniz birilerinden isteyeceksiniz.


Bravo size!



Madem yapamıyorsunuz.


O zaman iki alternatif düşünülmeliydi.


Birincisi, Elvanpazarcık Belediyesi…


Başkan Hüseyin Uzun’un bu konuda sizden daha duyarlı olduğunu biliyoruz.


İkincisi ise, üniversite…


Bülent Ecevit Üniversitesi…”



Gökgöl Mağarası iş yapar.


Adam gibi tanıtım, adam gibi işletme, adam gibi hizmet ederseniz fazlasıyla iş yapar.


Böylesine güzel bir kültür mirası kendi masraflarını da fazlasıyla çıkarabilir.


Bu nasıl baktığınız, nasıl yönettiğiniz ile ilgili bir durum.


Bu kentte kültür ve turizm adına ortaya bir çaba koyamıyorsanız, o zaman zaten hiçbir şey olmaz.


Vali Ali Kaban ve İl Özel İdare yetkililerine yaptığımız çağrının ardından alınan bu karardan memnuniyet duyduk.


“Biz yazdık oldu” demiyoruz.


Başta Vali Ali Kaban ve İl Genel Meclisi eski Başkanı İsmail Terzi’ye teşekkür ediyoruz.


Gelecek yıllar için, Elvanpazarcık Belediyesi ve Bülent Ecevit Üniversitesi alternatiflerinin değerlendirilmesini öneriyoruz.


Belediye Başkan Hüseyin Uzun ve Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer bu işe ne der acaba?



Mesela, burası üniversitenin elinde olsa…


İçeride sanatsal etkinlikler yapılsa…


Üniversitenin bir parçası olsa…


Olabilir mi?


Bugün mağaraya talip olan Mağaracı Engin Zaman kardeşimiz de o mağaranın başında olsa!


Gelenleri o bilgilendirse…


O anlatsa