CHP Zonguldak Merkez İlçe eski Başkanı Osman Zaimoğlu, cumartesi günü Belediye Başkanı Tahsin Erdem'in oğlu Barış Emirhan Erdem ile yaklaşık 1,5 saat baş başa konuşmuş!
"Osman Zaimoğlu, 1,5 saat Emirhan'la ne konuşabilir?" diye düşünüyorum.
Düşünüyorum, düşünüyorum ama bulamıyorum!
Osman Zaimoğlu, biliyorsunuz, delege seçimleri yaklaşırken bir paylaşım yapmıştı...
"Bu seçimlerde CHP'deki şerefliler ve şerefsizler belli olacak" diyordu paylaşımında!
Sonra o paylaşım, birden Osman Zaimoğlu tarafından gece yarısı kaldırıldı!
Herkes Osman Zaimoğlu'ndan şereflileri ve şerefsizleri açıklamasını bekledi!
Ama kendisi, delege seçimlerini kaybettikten sonra görevi bıraktı, gitti!
Sürekli bir şeyleri açıklayacağını ve zamanı olduğunu sağda-solda konuşuyordu!
25 Ağustos 2025'te istifa etti, aradan 6 ay geçmiş, hala bir şey açıklayacak!
Osman Zaimoğlu neden susuyor?
Kulağımıza bazı haberler geliyor.
Osman Zaimoğlu'na bir söz verilmiş!
O sözün tutulmasını bekliyor!
Bekliyor da daha ne kadar bekleyecek?
Karşı tarafa süresiz izin vermemiştir!
Zaimoğlu, büyük oğlu Bekirhan'ın işe gireceği yönündeki iddialarla ilgili, "Ben, siyasi makamımı kullanarak oğlumu ne belediyeye ne de başka bir devlet kurumuna işe koyacak ahlak ve etiğe sahip değilim" açıklamasını yapmıştı!
Merkez İlçe Başkanı iken oğlunu belediyeye işe aldıramadığı için mi "şerefli-şerefsiz" açıklamasını yapmıştı!
Ya da "Sen başkanlıktan istifa et, biz senin oğlunu işe alacağız" mı denildi?
Emirhan Erdem'le geçtiğimiz cumartesi günü bu konuyu mu konuştu?
"Oğlumu işe almazsanız, yakında bombayı patlatacağım" mı dedi?
Şimdi durup da, Osman Zaimoğlu ile Emirhan Erdem'i "iki partili sohbet etti" diye yorumlamamızı beklemesin kimse!
Halil Fırat'ın iki çocuğu da belediyeye işe girmişken, Osman Zaimoğlu'nun oğlu niye işe girmesin?
Değil mi?
Ben de buraya yazıyorum...
Osman Zaimoğlu'nun oğlu Bekirhan, Zonguldak Belediyesi'ne işe girsin...
Osman Zaimoğlu'nun ağzında büyük bir bakla yoksa, ben de ne olayım!
Başkan, tam yıldız oluyordu, başrolü kaptırdı!
CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, “birlik, beraberlik ve dayanışma” diyerek, güzel niyetlerle bir kahvaltı düzenledi.
Masalar hazırdı, çaylar sıcaktı, simitler gevrekti… Her şey tamamdı.
Eksik olan neydi?
Nazmi Özden’in başrolü...
Kahvaltı, Nazmi Özden’indi ama mikrofon Tahsin Erdem’deydi.
Konuşmalar ilerledikçe, sahnedeki spotlar birer birer Nazmi Özden’den uzaklaştı!
Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e çevrildi!
Nazmi Başkan bir baktı, kahvaltıyı düzenleyen o ama manşetlere yürüyen yine başkası...
Hani tam “Nazmi Özden yıldız oluyor” diyecektik…
Ama yıldız kaydı, sahne değişti.
Yetmedi…
Başkan seçildiği ilk dönemlerde Nazmi Özden, protokolde yer alamıyordu!
Başkan seçilmişti ama koltukta oturan, Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in dünürü Yusuf Yamakoğlu’ydu!
Nazmi Başkan mı?
O, her zamanki gibi bir adım geride, bir tebessüm eksik, bir fotoğraf kenarı...
Kameralar çekiyor, kahvaltı sürüyor, konuşmalar alkış alıyor…
Nazmi Özden’in yüzü ise, “Ben, bu filmin neresindeyim?” bakışlarında.
Merkez ilçe kahvaltısı düzenlemek kolay iş değil. Davet var, protokol var, organizasyon var.
Ama gel gör ki, Nazmi Özden, ne zaman sahneye çıkacak olsa, perde kapanıyor. Ne zaman “Tamam, bu sefer oluyor” desek, birileri çıkıp rol çalıyor.
Ah be Nazmi Abiciğim…
Sen; hep organizasyonu yapan, sandalyeleri dizen, masayı kuran oluyorsun ama pastayı başkaları üflüyor.
Bir gün sen konuş, bir gün senin cümlen alkış alsın, bir gün de protokol seni yanlışlıkla değil, bilerek ön sıraya alsın.
Yıldız olmak istiyorsan, biraz ışık iste, biraz da sahneye çık.
Yoksa bu gidişle Nazmi Özden, CHP’nin en çok emek veren ama en az görünen başkanı olarak tarihe geçecek.
Biz, yine de umutluyuz…
Belki bir sonraki kahvaltıda yıldız sensin Nazmi Başkan...
Ama lütfen…
Mikrofonu kaptırma!