&[#]8220;Ankara&[#]8217;ya giden muhtarlar, yedikleri yemeğin parasını kendileri ödemişler&[#]8221; demiştik ya.

Hani Türkiye Büyük Millet Meclisi&[#]8217;nde (TBMM) milletvekilinin ısmarladığı yemek meselesi.

Çok önemli bir gelişme oldu, dün bu konuda.

TBMM Lokantası&[#]8217;nda yenilen o yemek için Muhtarlar Derneği 800 liralık fatura almış.

Yani TBMM&[#]8217;de yenen yemeğin parasını muhtarlar ödemiş.

Bu kesinleşti.

Şimdi diğer ayrıntıya geçelim.

Muhtarlar, Ankara&[#]8217;ya, milletvekillerini ziyaret etmek için telefon açmışlar.

&[#]8220;Şu kadar muhtar geliyoruz&[#]8221; diye.

Danışman Bey sormuş, &[#]8220;Yemek işini nasıl yapacağız? Parayı kim ödeyecek?&[#]8221; diye.

Muhtarlar, &[#]8220;Para mühim değil, biz vekilimizi görelim, hesabı öderiz&[#]8221; demişler.

Vekille görüşülmüş.

Yemeğe geçilmiş.

Vekil, son dakika yemeğe gitmekten vazgeçmiş, bir programı bahane etmiş.

Muhtarlara, danışman eşlik etmiş.

Meclis de yemeği muhtarlara fatura etmiş.

Hem Ankara, hem Muhtarlar Derneği, şimdi haberin nasıl sızdığını araştırıyor.

Kusura bakma Vekil Bey.

Sana biraz masraf çıkarttık.

Bundan sonra ziyaretçilerine hesap ödetme.

Olur mu?

Bu kafayla olmaz&[#]8230;

Yurt içi seferler başladı.

İstanbul-Zonguldak uçağında 9 kişi varmış.

Zonguldak-Trabzon seferinde ise uçak dolmamış.

Bangır bangır bağıran siyasetçiler nerede?

Her şeye maydanoz olan Merkez İlçe Başkanları nerede?

Binseydiniz ya Trabzon uçağına&[#]8230;

Hem memleket havası almış, hem de bir işe yaramış olurdunuz.

Ama ne gerek var.

Konuş abuk-sabuk, nasıl olsa gazetede çıkıyor haberler, resimler.

Oh ne ala memleket.

Milletvekilleri, İl Başkanları, İlçe Başkanları nerede?

O seferlerde gazeteci niye yok?

Bu kafayla olmaz.

Kıssadan Hisse: Yükselmek, sorumluluk yükler!..

Karga, tüm gün hiçbir şey yapmadan ağacın en yüksek dalında duruyordu. Küçük bir tavşan onu görünce, &[#]8220;Ben de senin gibi tüm gün hiçbir şey yapmadan oturabilir miyim?&[#]8221; diye sordu. Karga, &[#]8220;Elbette, neden olmasın?&[#]8221; diyerek karşılık verdi. Onun bu yanıtı üzerine tavşan, olduğu yere çöktü ve hiçbir şey yapmadan oturmaya başladı. Bir süre sonra çalılıkların arasından bir tilki fırladı ve tavşanın üstüne atladı, onu yedi. Aşağıda olup bitenleri yukarıdan üzüntüyle izleyen karga, kendi kendine söylendi:

&[#]8220;Hem aşağıda olmak, hem de hiçbir şey yapmadan oturabilmenin bedeli çok yüksektir, tavşan kardeş&[#]8230; Sen işin bu yanını düşünmedin&[#]8230;&[#]8221;

Aşağılarda olmak, yükselmek adına sorumluluk yükler insana...

Günün Fıkrası: Haturla, haturla!..

Temel, savaşta yanında 10 arkadaşıyla birlikte düşmana esir düşmüş. İlk gün, işkence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konuşmuş. İkinci gün 4 kişi daha dayanamamış, itiraf etmiş. Üçüncü günün sonunda bir tek Temel kalmış. Dördüncü gün işkencenin dozu artmış, Temel´den çıt yok. Beşinci gün, işkence iyice ağırlaşmış, ama Temel yine aynı. İki hafta sonra, Temel´i kaldığı hücrede izlemeye karar vermişler. Bizim Temel, hem kafayı duvara vuruyor, hem de söyleniyormuş:

&[#]8220;Haturla... Haturla... Haturlaaa...&[#]8221;

Günün Sözü:

Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker.

Türk Atasözü