Zonguldak-Trabzon, Zonguldak-İstanbul uçak seferleri, dün sabah saat 10.00 itibariyle yeniden başladı.
Uçak, İstanbul´dan Zonguldak´a 9 kişiyle geldi, daha sonra Trabzon´a hareket etti.
Trabzon&[#]8217;a 38 kişi ile gitti.
Zonguldak´tan Trabzon´a hareket eden uçakta, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen, Saltukova Belediye Başkanı Adil Düzlü, Havaalanı Müdürü Hasan Özşahin, Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Adil Bahadır gibi isimler yer aldı.
[*] [*] [*] [*]
İstanbul´dan uçakla gelenler arasında, Zonguldakspor´un eski başkanlarından hayırsever işadamı İsmail Recai Şanlı ile eşi Ebru Şanlı´nın olması dikkat çekti.
Şanlı çiftinin verdikleri mesaj ise, çok anlamlı&[#]8230;
Uçak seferlerinin sürekli hale gelmesi için her zaman destekleyen İsmail Recai Şanlı, yeniden başlayan ilk sefer programında olmamasına rağmen memleketi Zonguldak´a gelirken, Zonguldak protokolünün ve iş dünyasının ilk günden yeterince ilgi göstermemesi dikkat çekti.
[*] [*] [*] [*]
Yaz başında &[#]8220;yeterli yolcu bulamıyoruz&[#]8221; diye seferleri kaldıran Borajet&[#]8217;in, kış başında seferlere başlaması zaten manidar.
Çünkü yaz başında bulamadığı yolcuyu, kış ortasında bulması mümkün değil.
Seferlerin başlaması her ne kadar güzel olsa da, bu manidarlığın içinde başka bit yeniklerini hissediyoruz.
Umarız, üç gün sonra yeniden kaldırmazlar.
Umarız, yaz başı yeniden kaldırmazlar.
[*] [*] [*] [*]
Olayın başka bir trajikomik tarafı ise, seferlere yeniden başlandığı gün orada olan veya olmayanlara baktığınızda ortaya çıkıyor.
Bu seferlerin yaşatılması gerektiği yönündeki temennilere karşın Trabzon&[#]8217;a giden uçağın ancak yarısı doldurulabiliyor.
Karşılamada ise, zaten pek kimse yok.
Siyasi kanattan da pek kimse yok.
AK Partililer de yok.
Onlar bir bakıma olmamakta haklı.
Çünkü her defasında törenlerle siyasi bir hizmet olarak yansıtılan uçuşlar kaldırıldıkça, iş yalama oldu.
Ya diğerleri neredeydi?
Konuşan bunca insan neredeydi?
[*] [*] [*] [*]
Havaalanı Müdürü Hasan Özşahin ile Borajet yöneticileri de bir alem.
Onlara defalarca çağrıda bulunduk.
Hasan Bey, biraz anlıyor da, Borajet yöneticileri sağıra yatıyor.
Bir kez daha buradan hatırlatıyoruz.
Bu seferlerin devam etmesini ve vatandaşın zor şartlara rağmen uçağa yönelmesini istiyorsanız, önce anlatacaksınız.
Uygulamalı olarak anlatacaksınız.
Medya yolu ile anlatacaksınız.
En basit örneği, Zonguldak ve Bartın&[#]8217;daki gazetelerden birer kişiyi aynı uçakla Trabzon&[#]8217;a ya da İstanbul&[#]8217;a götürüp, getirebilirsiniz.
Haliyle uçağa hiç binme fırsatı olmamış bir sürü gazeteci var.
İnsan bilmediği bir şeyi nasıl anlatsın?
Bu işe gazetecilerden başlayın ki, kamuoyu oluşmasında medyanın ciddi bir katkısı olsun.
[*] [*] [*] [*]
Uçağa binmemiş işadamı, girişimciler var.
Uçağa binmemiş yöneticiler var.
Sağladığı kolaylığın farkında olmayanlar var.
İnanıyoruz ki, bir kez binen, yine binmek isteyecektir.
Ama kültürümüzde böyle bir şey olmadığı için insanlar uzak duruyor.
İstanbul&[#]8217;da Sabiha Gökçen&[#]8217;e iniyor olması, bir dezavantaj olabilir.
Ama Trabzon&[#]8217;a ne diyeceksiniz?
[*] [*] [*] [*]
Bilet fiyatları pahalı gelebilir.
Doğrudur.
Ama bu ilgisizliğin nedeni, bilet fiyatında öte, ulaşım kültürümüzde uçağa yer olmaması.
Bu yüzden önce anlatacaksınız.
Göstereceksiniz.
Dokunduracaksınız.
Yaşatacaksınız.
[*] [*] [*] [*]
Havayolu şirketi, insanları uçağa yöneltmek için küçük jestler yapabilir.
Her seferinde bir gaziyi, bir şehit yakınını ücretsiz taşıyabilir.
Zonguldak&[#]8217;tan vazgeçmeyi düşünmüyorsa, seferleri sürekli hale getirmek istiyorsa, bunları yapmak zorunda&[#]8230;
Tavsiyemiz, önce gazetecileri doldurup Trabzon&[#]8217;a götürmesi.
Uçak düşerse de, Zonguldak&[#]8217;ı yönetenler, gazetecilerden kurtulmuş olur!
Herkesin kafası da rahat eder!
Öğretmenlere&[#]8230; Eski öğrencilere&[#]8230;
Bu sene öğretmenler, Öğretmenler Günü&[#]8217;nü kutlamıyor.
Haksız da sayılmazlar.
Çünkü ayağa düşürülmüş olan öğretmenliğin durumu perişan.
Öğretmenliğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu son yıllarda unutur olduk.
Bu yüzden öğretmenlerin bu çıkışını desteklememek mümkün değil.
Öğretmenleri kaçırılan, horlanan, ezilen, sürülen, süründürülen, siyasi, psikolojik ve sendikal baskılara maruz kalan bir ülkede, eğitimin yozlaşmaması mümkün değil.
Herkesin öğretmenleriyle ilgili mutlaka anlatacağı çok şey vardır.
Adını hatırlayabildiğim ve hatırlayamadığım nice öğretmenlerim oldu.
Neler gördük, neler geçirdik.
Kiminden tokat yedik, kiminden övgü aldık.
Bir öğretmenin en büyük mutluluğu, öğrencilerinin hayattaki başarılarından başka ne olabilir?
Unutulmak ise, onları en çok yaralayan şey&[#]8230;
Unutmayalım, unutturmayalım&[#]8230;