AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır, Zonguldak Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Mehmet Zafer Alas hakkında İçişleri Bakanlığı'na şikayet dilekçesi gönderiyor.
Bakanlık müfettişleri de, konuyu araştırmak için Zonguldak'a geldiler.
Özbakır'ın dilekçesindeki iddiaları araştırdılar. Ardından ön incelemeye geçtiler.
Konu ne, biliyor musunuz?
Devrek'te hidroelektrik santrali kuran Reis Enerji, kamulaştırma için ihale ilanı veriyor.
Devrek'teki iki gazete bu ilanı yayınlıyor.
Faturalarını kesiyorlar.
Reis Enerji, faturaların yüksek olduğunu iddia ediyor.
Zonguldak Valiliği Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü'ne bir yazı yazıyor.
Müdür Mehmet Zafer Alas, faturaları inceleyip, Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'ne sorarak, yeni bir fatura kestiriyor. Faturaların bedeli indiriliyor.
Reis Enerji, konuyu İçişleri Bakanlığı'na taşıyor. Onun derdi faturayı düşürmek! Fatura düşüyor. Ama dert başka!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır adına bir dilekçe yazılıyor.
Milletvekilinin şikayeti üzerine müfettiş harekete geçiyor.
Basın Müdürü olarak Mehmet Zafer Alas'ı ilgilendiren bir konu yok.
Reis Enerji'nin hakkını savunmak için Mehmet Zafer Alas hakkında soruşturma açtırılıyor!
Asıl mağdur olan Devrek'te yayın yapan iki gazete...
Yayınladıkları ilanın parasını haftalar sonra alabiliyorlar.
Reis Enerji'nin damadı: Ömer Çebi!
Hüseyin Özbakır'ın danışmanı: Levent Çebi...
Bu da tam bir tesadüf!
Gerçekten bu olayda bir kusur varsa, açarsınız telefonu Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban'a...
Sorun anında çözülür. Gereken neyse yapılır. Hatası olan varsa, soruşturma açılır.
Ama görünen o ki, burada amaç sorunu çözmek değil, sorunu büyütmek!
Zonguldak'ın bu kadar sorunu varken uğraşılan işlere bakın.
Keşke milletvekilimiz ve danışmanı, işgal edilen hazine arazileri konusunda da bu kadar duyarlı olsalar.
Kamu Hastaneleri Birliği'nin kantin kiralarının tahsil edilmesinde de bu kadar duyarlı olsalar!
Bir işadamına yazılan milyonlarca liralık vergi cezasının tahsili konusunda duyarlı olsalar!
Neyse, her şerde bir hayır vardır...
Kıssadan Hisse: Hangisini daha iyi beslersem o!
Yaşlı adam, kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı.
On iki yaşındaki çocuk, kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli iken, niye ötekinin de olduğunu, hem renklerinin siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu. O merakla sordu dedesine. Yaşlı reis, "Onlar, benim için iki simgedir evlat" dedi.
"Neyin simgesi?" diye sordu çocuk.
Reis, "İyilik ile kötülüğün simgesi. Şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe, ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları" dedi.
Çocuk, "Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?" diye sordu.
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa:
"Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem o!"
Günün Fıkrası: Deli miyim?
Delinin biri, bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister. Bunun üzerine doktor: "Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın"
Deli: "Peki anlaştık, sor sorunu..."
Doktor: "Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan, bende aşağıda bir bardak su tutsam. Şimdi aşağıya atlar mısın, atlamaz mısın?"
Deli: "Niye atlayım, ben deli miyim?"
Doktor, içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve "Neden?" diye sorar.
Deli: "Ya bardağı çekersen!"
Günün Sözü:
"Bir kadına '365 gün seni düşündüm' dersen, 'kalan 6 saatte ne yaptın?' diye sorar..."
Bob Dylan