Zonguldak’ta Atatürk Devlet Hastanesi’nin yerini kime sorsanız, “Yanlıştı” der…

Hastanenin, ulaşımı daha rahat yere taşınmak yerine yeni yerinde büyütülmesi ise yanlış ötesi…

Buranın nasıl belirlendiğini hatırlayın…

Her zamanki gibi siyasetçiler konuştu, gizli odak noktaları yönlendirdi, sonuç ortada…

Trafik ve kentin genişlemesi gerekçesiyle, “Hastaneyi taşıyalım” diyenlerin sesi ise, her zamanki gibi ya geç ya da cılız çıktı.

Doğruları söyleyenlerin cesareti kırıldı, kentin önünü açacak fikir 69 Ambarları’nın bataklığında kayboldu.

“Zemin sulak, bataklık” bahanesiyle, “çok kat yapılamaz” denilerek, yine eski yere meyil edildi.
Ve sonuçta başlandı.

Şu an ise, müttehidin girdiği sıkıntı nedeniyle durdu.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre, gerçekleştirme olayı sadece yüzde 2,6…

İşte fırsat…

O zamanki siyasetçiler, rüzgara göre yön değiştiren vali ve bürokratlar yok.

Çözüm odaklı çalışan Vali, yeni projelere olumlu bakan siyasetçiler var.

Formül basit ve mantıklı;

Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği, AVM binasında kiracı…

Sağlık Müdürlüğü, TTK’nın kiracısı…

Halk Sağlığı, Acılık’ta özelde kiracı…

Bu 3 sağlık kurumunun yıllık ödediği kira, yetkililerden aldığımız bilgilere göre 800 bin TL…

Aylığa vurduğunuzda 66 bin 666 TL her ay gidiyor.

Bu 2015 kira bedelleri… 2016’yı varın siz düşünün…

Aylık 50 bin TL harcamayla Atatürk Devlet Hastanesi’nin duran inşaatı tamamlanıp, bu 3 kurum buraya taşınsın.

Yeni hastane binası, kent merkezine sadece 3 kilometre uzaklıktaki Gökgöl Tünellerinin karşısındaki orman vasfını yitirmiş Elvanpazarcık’a kadar uzanan alana yapılsın.

Olmadı; 69 Ambarları’na çok katlı değil, geniş alana yayılarak yapılsın.

Olmadı; Karaman güzergahına yapılsın.

En azından bir masa etrafında konunun muhatabı olan kesimlerle tartışılsın. Artısı-eksisi tartılsın.

Ne dersiniz?

Bakalım bu fikre ses nasıl çıkacak?

Yine cılız ve ürkek mi, yoksa cesur ve kararlı mı?

Neden olmasın?

[*] [*] [*] [*]

Ankara’yı bıktıran Zonguldak…

Cuma günü hastanede ziyaret ettiğimiz gazeteci Muzaffer Akgün’ün yanında karşılaştığımız Ankara bürokrasisini iyi bilen milletvekili aday adayı olmuş değer verdiğim siyasetçi-bürokratla dertleşiyoruz.

“Hasta yanında az kalınır, fazla konuşulmaz” sözü, konu Zonguldak olunca rafa kaldırılıp muhabbet derinleşiyor.
Sonunda bir örnekle Zonguldak’ı özetliyor değerli arkadaşımız…

“Bürokratlar, Zonguldak ve Tokat’tan bıkmışlar… Zonguldak ve Tokat’tan gelen istek ve projelere en az 10 ayrı görüş geldiğinden bürokratlar pek ciddiye almıyor.”

Bu sözü duyar duymaz, film şeridi gibi geçti yapılamayan projeler ve aksayan işler…

“Filyos Projesi, yollar, hastane vs…”

“İşte bu” dedim kendi kendime…
Yıllardan beri bir türlü anlayamıyorduk, projelerin neden hayata geçirilemediğini, neden aksadığını…

Bu işe de bir çözüm bulmanın zamanı geldi.

Bu işin çözümü “ortak akıl” denilen yöntemden geçiyor.

Burada da siyasetçilere, belediye başkanlarına, STK’lara, işadamlarına ve elbette Sayın Valimize büyük görev düşüyor.

Haydi oluşturalım şu “ortak aklı”, kıralım zincirleri, yıkalım algıları, başlatalım projeleri, getirelim hizmeti…
GÜNÜN SÖZÜ:
“Zonguldak’ın makus talihini yeneceğiz...”
AK Parti Zonguldak Milletvekilleri
SÖZÜN ÖZÜ:
“İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur…”
Hz. Mevlana