Vali Mustafa Tutulmaz’ın ardından Zonguldak’ta göreve başlayan Vali Osman Hacıbektaşoğlu da gülüyor.
"Gülebildiğin kadar insansın" sözü gerçek olacak gibi görünüyor.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Valilik önünde kendisi için yapılan karşılama töreninde gösterdiği performansla tam not aldı.
Özellikle gazetecilerle kurduğu iletişim, önümüzdeki günler için güzel bir işaret oldu.
Vali Yardımcısı Turgut Subaşı’ya, “Turgut abi, nasılsın?” diyerek sarılması, gazetecilerle tek tek tokalaşması, iletişime verdiği önemi gösterdi.
Siirt’ten gelen bilgi, Vali Osman Hacıbektaşoğlu'nun toplumun her kesimiyle rahat iletişim kurabilen bir bürokrat olduğu yönündeydi.
Osman Hacıbektaşoğlu, yıllar sonra "teftiş stajı" için geldiği Zonguldak’a, bu kez "Vali" olarak geldi.
"Biz, diğer madenleri bilmeyiz. 'Maden' deyince, aklımıza 'taşkömürü' gelir" diyerek, taşkömürüne verdiği önemi gösterdi.
Vali Osman Hacıbektaşoğlu, güzel başladı.
İnşallah yaptığı hizmetlerle güzel bitirir.
Akıl hastanesinde yatan il başkanı!
Bir işe girerken, sağlık raporu isteniyor.
Akıl, ruh ve beden sağlığının yerinde olduğuna dair rapor alıyorsunuz.
Sonra işe başlıyorsunuz.
Ama siyasette böyle bir zorunluluk yok!
Bu konuya daha önce farklı cümlelerle değinmiştim.
Özellikle il başkanlarının ruh sağlıklarının yerinde olmadığını belirtmiştim.
Dün, kabalık bir ortamda biri geldi, dedi ki:
“Senin yazdığın o il başkanı, 1994 yılında akıl ve ruh sağlığı hastanesinde tedavi gördü!”
Biz, bu il başkanının akıl ve ruh sağlığının yerinde olmadığını biliyorduk!
Kendisine de söyledik!
Ama o, cebindeki parası kadar aklının olduğunu sanıyordu!
Sonra parayı da kayınpederinden aldığını öğrendik!
Zonguldak siyasetinin kimlere kaldığını görmemiz açısından güzel bir örnek oldu!
Gerçi, bizim akıl ve ruh sağlığı yerinde olmayan milletvekillerimiz de oldu!
Ama o konuyu şimdi yazamıyoruz!
Kimseye ekleşme ışam!
Yaz tatillerimizi, Zonguldak’ın Devrek ilçesinin Bakırcılar Köyü’nde geçirirdik.
Her yaz...
Bağ, bahçe, tarla, buğday, mısır eker, biçer, toplardık.
Oyunlar oynar, yaramazlık yapardık.
Evden çıkarken annem, sıkı sıkı tembih ederdi: “Kimseye ekleşme ışam...”
Yeni, “Kimsenin işine karışma, kimseye bulaşma” derdi.
Rahmetli annemizin sözünü tutamıyoruz.
Hayat, bize öyle bir iş verdi ki...
Her gün, mütemadiyen herkesin işine karışıyoruz!
Çünkü gazetecilik böyle bir şey...
O nedenle "ekleşmeye" devam edeceğiz!
CHP, köprü altına düştü!
Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden, mecliste çoğunluğu elde edemeyen, liderlik tartışması içindeki CHP, Zonguldak’ta "Fevkani Köprüsü" tartışmasıyla gündemi değiştirmeye çalışıyor.
Fevkani Köprüsü’nün bakıma ihtiyacı olduğu, ilk kez CHP döneminde hazırlanan bilimsel raporlarda ortaya çıktı!
CHP yönetimindeki Zonguldak Belediyesi, bu bakımı yapmadı.
Yapsaydı, bugün yıkılma tartışmaları olmayacaktı.
Şimdi, köprü altında siyaset yapıyorlar!
CHP, bu kafayla giderse, köprünün altında kalır!