Zonguldak, 2013 yılsonu itibariyle 601 bin 567 iken, 2014 yılsonunda 598 bin 796’ye düştü.

Zonguldak’ın nüfusu, son bir yılda 2 bin 771 kişi azaldı.

Son 5 yılda ise 20 bin 907 kişi azaldı.

Nüfusumuz;

2010’da 619 bin 703,

2011’de 612 bin 406,

2012’de 606 bin 527,

2013’de 601 bin 567,

2014’de 598 bin 796 oldu.

Bartın’da 2013 yılı sonu itibariyle 189 bin 139 olan nüfus, 2014 sonu itibariyle 189 bin 405’e yükseldi.

Karabük’te 2013 yılı sonu itibariyle 230 bin 251 olan nüfus, 2014 yılı sonu itibariyle 231 bin 333’e yükseldi.

Bu rakamlara bakıp çok fazla bir şey söylemeye gerek yok.

Günden güne yaşanılmaz hale gelen Zonguldak’tan kaçış sürüyor.

Fazla söze gerek yok.

Politikacılarımız çok çalışmış…

Ama bu halk onların kadir kıymetini bilmemiş…

Ve bu kentten kaçmışlar…

Nankörler!..

Kıssadan Hisse: Kazı bağırtmadan yolmak…

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına Başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.

Padişah, ihtiyarı selamlamış: "Selamünaleyküm ey pir´i fani..."

İhtiyar: "Aleykümselam ey serdar´i cihan..."

Padişah sormuş: "Altılarda ne yaptın?"

"Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..."

Padişah gene sormuş: "Geceleri kalkmadın mı?"

İhtiyar: "Kalktık... Lakin, ellere yaradı..."

Padişah gülmüş: "Bir kaz göndersem yolar mısın?"

İhtiyar: "Hem de ciyaklatmadan..."

Padişahla Başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah, Başvezire dönmüş: "Ne konuştuğumuzu anladın mı?"

Başvezir: "Hayır padişahım..."

Padişah sinirlenmiş: "Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım."

Korkuya kapılan Başvezir, Padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.

Sormuş: "Ne konuştunuz siz padişahla..."

Adam, Başveziri şöyle bir süzmüş: "Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim."

Başvezir, yüz altın vermiş: "Sen Padişahı, ‘serdar-ı cihan’, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu?"

İhtiyar: "Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi."

Başvezir kafasını kaşımış: "Peki, ‘altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor’ ne demek?..."

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış: "Padişah, ‘altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun’ diye sordu. Ben de, ‘yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz’ dedim."

Başvezir bir soru daha sormuş: "Geceleri kalkmadın mı ne demek?"

Adam bir yüz altın daha almış: "Padişah, ‘Çocukların yok mu?’ diye sordu. ‘Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar’ dedim..."

Başvezir gene kafasını sallamış:

“Peki, ‘Bir kaz göndersem yolar mısın? o ne demek?”

Adam gülmüş: "Onu da sen bul..."

Günün Sözü:

Eğer hayal edebildiğin bir şeyse yapabilirsin.

Walt Disney