İki cümle söz, tek kıta şiir, bazen yeter her şeyi anlatmaya
Yaşanmışlıkların
da bir sonu olduğunu özetlemeye
Bakmayın
siyasetin, makamların, üniformaların verdiği cesarete, cehalete
Vedalar,
ayrılıklar hepimizi gerçeği
Her
ne kadar görmezden gelsek de, her ne kadar yokmuş gibi davransak da bu böyle
[*] [*] [*]
Dün
siyasi ihtirasların, kavgaların, magazinsel süslemelerin, baldırı çıplakların
ötesinde bir şiir vardı, internet sayfalarının manşetinde
Şiirin
de manşet olduğunu gördük.
Orhan
Velinin kayıp şiiriydi o.
[*] [*] [*]
O Sabah alnımda
iki ter damlası konuşacak
Yorgun olarak
öldüğüme dair
Benim Yeni
Sabahı bir başkasına verecek gazeteci Yusuf
İskele
kahvesinde çayım soğuyacak
İlk vapur
yolcuları arasında olmadığımın farkında bile olmayacaklar
Lâz müezzin
hakkımda salâ verecek
İmam bildiğini
okuyacak
Bozuk düzen
makamından
Hiç Çamlıca
kuşbaşı kar yağarken ölünür mü diyen
Yarıdan fazlası
abdestsiz cemaatim olacak
Ve hepsi de
İyi biliriz diye
yalan söyleyecekler
Ertesi sabah
Cumhuriyette sülâlem sayılacak
Müessif bir
irtihal denmeyecek
Ve nihayet
Başıboş hayatım
gibi
Başıboş mezarım
da taşsız kalacak
[*] [*] [*]
Okuduğunuz
bu şiir, Orhan Veli Kanıkın ölümünden sekiz yıl sonra, sanat gazetesi
Köprünün, 1 Aralık 1958 tarihli beşinci sayısının ikinci sayfasında, Tarık
Ermanın, Ölenler-Kalanlar
başlıklı yazısının çerçevesi içinde, Orhan
Velinin ölüm yıldönümü dolayısıyla şimdiye kadar hiçbir yerde yayımlanmamış
bir şiirini sunuyoruz başlığıyla çıkmış.
Söz
konusu şiir, Orhan Velinin Yapı Kredi Yayınlarınca yayımlanan Bütün
Şiirlerinin (Ocak, 2014, 35inci Basım) yayına hazırlanış düzeni içinde, Kitaplarına Girmeyen Son Şiirleri
başlığı altında toplanan şiirleri içinde de yok.
[*] [*] [*]
Orhan
Velinin dediği gibi aslında
İlk vapur
yolcuları arasında olmadığımın farkında bile olmayacaklar.
Orhan
Velinin dediği gibi aslında
Başıboş mezarım
da taşsız kalacak.
[*] [*] [*]
Ömrün
de bir sonu var.
Boş
işlerin, boş şeylerin de bir sonu var.
Ölüm,
son gün geldiğinde hatırlanmayacak kadar özel.
İmam
soracak.
Orhan
Velinin dediği gibi: İyi biliriz diye
yalan söyleyecekler.
Bir
kuru gürültü, bir uğultu eşliğinde veda edeceğiz çoğumuz.
Belki
hiç kimsenin gelemeyeceği yerde öleceğiz.
Kaybolacağız
birer birer.
Ve
ne yazık ki anlamayacağız.
Ölmeyecekmişçesine
yaşamaya devam edeceğiz.
Ölmeyecekmişçesine
birbirimizi linç etmeye devam edeceğiz.
Yok
etmeye, ateşlere körükle gitmeye, insanlığımızdan, vicdanımızdan uzaklaşmaya
devam edeceğiz.
Merhameti,
güzellikleri, insaniyeti unutacağız.
[*] [*] [*]
Her
şey Orhan Velinin dediği gibi aslında
Bizlere
neler hatırlattın güzel insan.
Toprağın
bol olsun.
Mekanın
cennet olsun.
İyi
ki şiirlerin var.
Çaylar
soğumadan, nefesler tükenmeden önce hatırlattın bize ölümün sessizliğini.
Yürü be Karabük, kim tutar seni
İlginç,
ama gerçek
Acı,
ama gerçek.
Son
dönemde Filyosla ilgili gelişmeleri Zonguldaklı siyasetçilerden, belediye
başkanlarından değil, Karabükün siyasetçilerinden, belediye başkanlarından ve
sivil toplum kuruluşlarının başkanlarından öğreniyoruz.
Aslında
bu bile bazı şeyleri bize yeterince anlatıyor.
Anlatmıyor
mu?
İşte son haber
Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sedat
Namaldan geldi.
Diyor ki Namal;
Filyos Liman Projesinin ihalesi gerçekleştirildikten
sonra, bazı firmaların Kamu İhale Kurumuna itirazı sonucu, mahkeme yürütmeyi
durdurma kararı almıştı. Uzun süredir bu engellerin kalkması için verdiğimiz
çalışmaların neticesi, sorunların tamamı ortadan kalktı.
İlgili Bakanlık, Filyos Liman Projesinin ihalesini alan
yüklenici firmaya projeyi tebliğ etti ve şimdi sıra ilk kazmayı vurmaya geldi.
Hadi hayırlısı!
Sevinirken, üzülmemek de mümkün değil.
Bir tarafta istihdam, diğer yandan
sanayileşmeyle birlikte kararacak dünyamız.
Yok olacak toprak, su, havamız.
Bu çelişki içinde asıl ilginci olan
Karabükün Zonguldaktan çok daha ilgili olması.
Karabükün siyasetçisi, sivil toplum kuruluşu,
belediye başkanı pek çok konuda bir araya geliyor.
Aynı ruh ve heyecanı yaşıyor.
İşte Zonguldakta göremediğimiz tablo.
Sedat Namal diyor ki:
Karabükün geleceği için büyük atılımlar sağlayacak olan
Filyos Liman Projesini Allahın izni ile rayına soktuk.
Bu konuyla ilgili en büyük desteği veren Sayın Büyüğümüz
Mehmet Ali Şahinin emeklerini herkesin bilmesini, isterim.
Şimdi sıra Eskipazar Endüstri Bölgesi, Serbest Bölge ve
Teknopark Projesini hayata geçirmeye geldi.
Allahın izni ve sayın büyüklerimizin de destekleri ile
bölgeye büyük bir katkı sağlayacak ve atılım yaptıracak olan Eskipazar Endüstri
Bölgesi, Serbest Bölge ve Teknopark Projesi ile ilgili çalışmalarımıza
başladık.
İnanıyorum ki olumlu sonucunu da çok yakında alacağız.
Yürü be Karabük, kim tutar seni