Bartın'ın Amasra İlçesindeki TTK Amasra Müessese Müdürlüğü'nde 42 madencinin hayatını kaybettiği maden kazasının ön raporu tamamlandı.
Raporda; maden faciasından saatler önce sistemlerin 355 kez alarm seviyesinde değerler gösterdiği, ancak gerekli tedbirlerin alınmadığı ortaya çıktı.
Facianın adeta göz göre göre geldiğine dikkat çekildi.
İhmal olduğunu biliyorduk da, bu kadar ihmal olduğunu bilmiyorduk.
Raporun en önemli bölümü şöyle:
"Metan gazı değerlerinin 14 Ekim 2022 günü patlama anına kadar toplamda; yüzde 1 ikaz seviyesini 85 kez geçtiği, yüzde 1,5 alarm seviyesini 5 kez geçtiği, karbonmonoksit değerlerinin 14 Ekim 2022 günü patlama anına kadar toplamda 25 ppm ikaz seviyesini 47 kez geçtiği, 50 ppm alarm seviyesini 13 kez geçtiği; havalandırma vantilatörü değerlerinin 13 Ekim 2022 günü saat 23.43 ile 14 Ekim 2022 günü saat 18.49 zaman aralığının tamamında 53 kez ikaz (1 mm/s-2 mm/s) seviyesinde değerleri gösterdiği, 355 kez alarm (0 mm/s-1 mm/s) seviyesinde değerleri gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda, ilgili yönetmelik gereği gerekli tedbirlerin alınmadığı değerlendirilmiştir."
Raporda ayrıca;
- Havalandırma arızasına rağmen madende patlatma yapılmış...
- 43 yıldır görevli müdür yardımcısı, iş hayatı boyunca yer altına hiç girmemiş...
- 7 yıl önce, 2015 yılında yapılan denetimlerde bazı aykırılıklar tespit edilmesi üzerine maden ocağındaki faaliyetlerin durdurulması kararı verildiği ortaya çıktı.
Ancak mahkeme kararı ile "faaliyet durdurma" kararının ortadan kaldırıldığı öğrenildi.
Peki, şimdi ne olacak?
355 kez çalan alarmı kim duymadı?
Sağır işçi mi, sağır mühendis mi çalışıyor?
Bu kurumda, aynı zamanda mühendis olan 43 yıldır görevli müdür yardımcısı, hiç madene inmemiş!
Kötü bir örnek teşkil etmiş!
TTK, zaten bu tip yöneticiler yüzünden bu duruma gelmedi mi?
Şu satırları yazarken içimden zehir akıyor, ancak kaleme dökemiyorum.
Yazık...
İzmir ve Afyon milletvekillerinin
ne işi var komisyonda?
TBMM Amasra Maden Kazasını Araştırma Komisyonu'nun toplantıları devam ediyor.
Komisyon toplantılarında bir yere varılır mı, bilemiyoruz.
Bu toplantılarda maalesef siyaset ön plana çıkıyor.
Normal TBMM toplantılarında görüşülen konulardan bir farkı olması gerekiyor.
Çünkü hassas bir konu, 42 can gitmiş, ocaklar sönmüş.
Hala vır vır vır tartışmanın bir anlamı yok ki!
"Maden kazasında çok sayıda ihmal yapılmış, kurumda ne dolaplar dönmüş", bunların tartışılması gerekirken, "AK Parti-CHP tartışması" yaşanıyor.
Komisyon Başkanı eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, milletvekillerine kaba bir şekilde yaklaşıyor.
İktidarın gücünü hissettirmeye çalışıyor!
Bu komisyonda aslında sadece bölge milletvekilleri olmalıydı.
Eğer komisyonun adı "Amasra Maden Kazasını Araştırma Komisyonu" ise...
İzmir milletvekili ya da Afyonkarahisar milletvekilinin bu komisyonda ne faktörü olabilir?
Hadi, enerji politikaları tutmamış eski bir Bakanı "Komisyon Başkanı" yapmışsınız!
İzmir ve Afyon milletvekillerinin ne işi var komisyonda?
Komisyonda; Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Karabük, Bolu Milletvekilleri olsa, yetmez miydi?