Zonguldak Kömürspor Kulübü yöneticileri, geçtiğimiz cuma günü AK Parti İl Başkanı Muammer Avcı'yı ziyaret etti.

Ziyaret, spor içerikli olduğu için spor muhabirimiz Ender Yüksel arkadaşımızı telefonla aradım. Bana, başka bir işinin olduğunu ifade ederek, "Yakınlardaysan, sen gider misin?" dedi.

Ben de, "Giderim" dedim.

Ziyareti takip eden gazeteciler arasında; Ercan Demir, Fadime Yılmaz Elma, Emrecan Bayram ve Selçuk Koçaklı arkadaşlarımız da vardı.

Ziyarette, normal haberlerde olduğu gibi video, fotoğraf çektim ve yöneticilerin ismini spor muhabiri arkadaşlarımdan alarak haberi yazdım.

Haber ve fotoğrafları, Pusula Gazetesi'nin WhatsApp grubuna değil, Ender Yüksel arkadaşımızın WhatsApp'ına attım ve kontrol etmesini rica ettim.

Sonuçta, spor gündemini Ender arkadaşım takip ediyor. Eksik ya da yanlış haber yapmak istemedim.

Ender, haberi düzenleyip internet sitemize attı.

Ben, kendisine ziyaret ortamı ile ilgili hiçbir şey anlatmadım.

Hatta ziyarette, İnanış Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve Spor Muhabiri Fadime Yılmaz Elma, soru sormak istedi.

İl Başkanı Muammer Avcı, "Hayır" dedi!

Bunları bile söylemedim.

Ben, habere giderken, Fadime'nin hangi soruyu soracağını biliyordum.

Ziyaretten çıktık ve spor muhabiri arkadaşlar, Muammer Avcı'ya, soru sordurmadığı için tepki gösterdiler.

3 spor muhabiri arkadaş vardı orada, üçü de hükümetin spor anlamında Zonguldak'a yapacağı yatırımların ne aşamada olduğunu öğrenmek istiyorlardı.

Muammer Avcı'nın "Hayır" cevabı ile karşılaşınca, haliyle tepki gösterdiler.

Efendim, bir de Muammer Avcı "ben geldim" diye soru sorulmasına izin vermemiş!

"Eee daha daha nasılsınız, 'ben geldim' diye mi kasıldınız?" şarkısı geldi aklıma...

Ziyarette ya da basın toplantılarında gazeteci soru sorar, bu en demokratik hakkıdır.

MHP İl Başkanı Mustafa Öztürk de, Muammer Avcı'yı ziyaret ettiğinde, bir gazeteci arkadaşımız soru sormak istemiş ve ona da "Yeri değil" diye yanıt vermiş!

Sana ne zaman soru soracağız, Sayın Muammer Avcı?

Yeri ve zamanı söyle bize...

Medyada bir grup var ki, olayları nasıl evirip-çevirip bir seviyeye getiriyorlar. Bu boş işler için insanın bol bol boş vakti olması gerekiyor. Demek ki, bunların boş vakti çok!

Biz, sağda-solda haber peşinde koştururken, bu bir grup medya da bizim peşimizde koşturuyor!

Bir de WhatsApp konuşmaları dışarı sızdırılıp haber yapılmış.

Spor muhabirleri, WhatsApp'ta Muammer Avcı'ya tepki gösteriyor, bir tanesi de çıkmış yıkama-yağlama haberi yazmış!

Tepki gösteren Ender Yüksel, Fadime Yılmaz Elma ve Selçuk Koçaklı arkadaşlarımı kutluyorum.

Zonguldak basınında dik duruşlu arkadaşların olduğunu görmek gerçekten güzel.

Başkan, zorla kendini hatırlatma!

Türkiye genelindeki kuraklık, Zonguldak'ı da etkisi altına aldı. Uzun süredir ne yağmur yağıyor, ne de kar...

Biz de gittik, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan'a, Ulutan Barajı'ndaki su seviyesini sorduk.

Başkan Alan; barajdaki su seviyesinin yüzde 49'a indiğini, ilk defa su seviyesinin bu orana geldiğini, bu seviyeye göre Zonguldak'ta kullanılacak 3,5-4 aylık su olduğunu ifade etti.

Bunu görevde olan Belediye Başkanından daha iyi bilecek biri var mı?

Normalde olmaması lazım, ama biri çıktı konuştu.

"Barajda 3,5 aylık değil, 10 aylık su kaldı" dedi.

Kim mi?

Eski Belediye Başkanı Secaattin Gonca...

Zaten bu açıklamayı, İsmail Eşref ya da Muharrem Akdemir yapmazdı.

Ne zaman ki, Secaattin Gonca'dan sonra görev alan belediye başkanları hizmetle ilgili bir şey konuşsalar; yeni gelin gibi çıkıp açıklama yapıyor ama her şeyde!

Sayın Secaattin Gonca, daha önce bu konular yüzünden çok eleştirildiniz.

Ama hala aynı şeyleri yapıyorsunuz.

İsmail Eşref ile Muharrem Akdemir, Belediye Başkanı değil miydi?

Onların sesi çıkmıyor da, neden sürekli siz üstünüze alınıp bir şey söylüyorsunuz?

Barajda ne kadar suyun kaldığını şu an görevde olan Belediye Başkanından daha mı iyi bileceksiniz?

Siz, Belediye Başkanı Ömer Selim Alan'ı bilgisizlikle itham ediyorsunuz.

Lütfen, artık sizden, kendi döneminizle ilgili bilgi istenirse açıklama yapın.

Sürekli sizden sonraki belediye başkanlarının işine burnunuzu sokarak bir yere gelemezsiniz!

Halk sizi unuttu...

Zorla kendinizi hatırlatmaya çalışıyorsunuz!