Adı: Fikret
Soyadı: Lafçı
Pehlivan yapılı, kısa bacaklı.
Güngörmüş biri.
Düğün parası kazanmak için ta İsrail&[#]8217;e gitti.
Oradan kazandığı para ile yuvasını kurdu.
Cumartesi akşam evine baskın verdik!
Yedik içtik.
Geceni bi yarısına kadar.
Büyük eniştem Savaş ve ablam Saadet vardı.
Muhabbet nereden geldi anlamadım.
Mesele; Kirmit. Nam-ı diğer akmantar.
Toplamışlar.
Yemişler. Bize kalmamış.
Eniştem&[#]8217;in kardeşi Hüseyin.
- Bizde var.
- Nerede kirmit varsa bu gece orada kalacağım.
Derken geç saatte misafirler uğurlandı.
Herkes yattı.
Kızkardeşim Nesrin ile sabaha kadar muhabbet ettik.
Kardeşlerimin hepsi öyledir.
Beni yakalamasınlar.
Sabaha kadar muhabbet.
Ortalık aydınlandıktan sonra yattık.
Gözüm aldı alacak. (Daldı ha dalacak.)
Biri başıma geldi.
- Kalk.
Gözlerimi açtım.
Başımda bir kirmit poşeti sallanıyor.
Eniştem sabahın köründe (kuşluk vakti) kirmite gitmiş.
- Git başımdan.
Gitti.
Biraz daha uyudum.
Kalktım, kahvaltı hazır.
Kirmit kavrulmuş, soğanlı, domatesli.
Kahvaltının ardından yazımı yazmam lazım.
Tutturdu &[#]8220;Beni yaz&[#]8221; diye.
&[#]8220;Bak fena yazarım&[#]8221; dedim; sesi çıkmadı.
Onun yüzünden yazımın ayarı kaçmış. Yazdım da yazdım.
[*] [*] [*]
Önceden kapı komşusuyduk.
Akşam sabah bir arada.
Bize gelirdi.
Ekmek bedava, su bedava.
- Git, senin evin barkın yok mu?
Dinlemezdi.
Altı kardeşimi bize davet eder, sonra da çoluk çocuk eniştemlere giderdik.
Misilleme yapardım.
Kız kardeşim Nesrin biraz Osmanlı&[#]8217;dır.
Durmadan isterdik.
Et, tavuk, balık, tatlı, kurabiye, çay, kola.
Yoksa anlamazdık.
- Enişte bakkaldan al da gel.
- Bana ne?
- Nesrin, bu eniştem bizi istemiyor.
O zorla eniştemi gönderirdi.
Eee. Enişte, sen kaşındın.
Eniştem iyidir, hastır.
Biraz da eli sıkıdır.
Çok çalışkandır.
Kazandığını tokatçılara kaptırır.
[*] [*] [*]
Ne diyoruz?
İnsanın gönlü temiz olsun.
Bazen zorla sever(!), katlanır.
Bazen kendiliğinden jest yapar, gönül kazanır.
Çoğu insanın eniştemden alacağı gönül kazanma dersi var.