Bir malda üç ortak vardır.
Bir...
Mal sahibi.
İki...
Kader.
O "hayır mı, şer mi?" getireceğini sana sormaz.
Üç...
Mirasçı.
O da bir an evvel başını yere koymanı bekler.
Sen ölürsün.
O malını alır götürür.
Sen de hesabını verirsin.
Eğer gücün yeterse...
Sen bu üç ortağın en acizi olma.
[*] [*] [*] [*]
Zonguldak'ta buna bir yenisi eklendi.
Milletin malına göz dikmiş, zamane eşkıyaları...
[*] [*] [*] [*]
Zamane eşkıyaları...
Dedem...
Köroğlu'nu anlatırdı.
Hikayesini...
Sonra da gelecekten haber verirdi.
- Gün gelecek.
Eşkıyalar şehre inecek.
Kravat takacaklar.
Zaman geçti.
Gördük.
İlk önceleri...
Mekan tutan...
Kağıt üzerinden para-alıp satanları zannederdik.
Gerçi onlar da öyle.
Bu işler artık daha da gelişti.
Okuyor...
Öğreniyor...
Bir yerlere geliyor.
İdareten...
Siyaseten...
Yönetimde söz hakkı elde ediyor.
Hep güzel yüzünü gösteriyor.
Ama...
Saman altından su yürütüyor.
Zaman geçiyor.
Görüyoruz ki...
Hep kendine çalışıyor.
Kendi için çalışıyor.
Hatta...
Kendine çalıyor.
[*] [*] [*] [*]
Dört çeşit mirasçı var.
Esasında...
Dört ortak var malımızda.
Sadece bizim mirasımızda mı?
Olsa...
Sevinirdik.
Oysa ki...
Sevinemiyoruz.
Yetmiyor onlara...
Doymuyor gözleri...
Geleceğimizi...
Çocuklarımızın geleceğini...
Hatta...
Devletin-milletin geleceğini ipotek altına almak için tüm güçleriyle çalışıyorlar.
[*] [*] [*] [*]
Bizim görevimiz burada başlıyor.
Bunların arasında en güçsüzü biz olmayalım.
"Bir memlekette; namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur."
Düsturumuz olmalı.
Öyle ki...
Yaptığımız işin en iyisini yapma gayretinde olalım.
Olalım ki...
Meydan boş kalmasın.
Sadece para...
Doktoruna gider.
Harap...
Bitap...
- Her şey bitti.
Ben bittim.
Bütün param gitti.
Her şeyimi kaybettim.
- Hala görebiliyor musun?
- Hala görebiliyorum.
- Hala yürüyebiliyor musun?
- Yürüyebiliyorum.
- Besbelli hala duyabiliyorsun.
Yoksa benimle konuşamazdın.
- Hala duyabiliyorum.
- Her şeyin duruyor.
Sadece paranı kaybetmişsin.
[*] [*] [*] [*]
Sadece paranın...
Dünyalığın peşine düşenler...
Gün gelince...
Bunu kaybederler.
O zaman böyle bir ruh hali yaşarlar.