Devlet, yıllık zararı yaklaşık 1 milyar lira olan TTK'dan bir an önce kurtulmak istiyor.
Son dönemdeki sancının nedeni, formül arayışıdır.
Devlet, TTK'yı özelleştirmek istiyor.
Genel Maden İşçileri Sendikası'na, "Karadon'u size verelim. Alın, işletin. Yanına 300 megawatlık termik santral ruhsatı verelim. Termik santrala ortak alın, oradan gelecek parayı da işletme sermayesi yapın" dedi.
GMİS, bu teklife karşı çıktı. Karşı teklif sunmak yerine, "Termik santrali devlet yapsın, TTK oraya kömür satsın" dedi.
Eşeği yokuşa sürdü!
Başka formüller de var.
Ülkemizde kömür madenciliği yapan büyük firmalarla da görüşmeler sürüyor.
Bence hükümetin kömür üretimine teşviki çıkartmasının nedeni, Zonguldaklı rödevansçılar değil, dışarıdan gelen büyük maden şirketlerini cezbetmek içindi.
Bütün bu olan biteni biz öğreniyoruz da, Zonguldak Milletvekilleri bilmiyorlar mı sanıyorsunuz?
Özellikle AK Parti Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar...
Bildikleri için fazla ses çıkartamıyorlar.
İçlerinde en çok sesi çıkan Özcan Ulupınar...
Çünkü TTK kapansa, işçiler sokağa inse, en çok tepkiyi Özcan Ulupınar görür.
Nerede bulacaklar Hüseyin Özbakır'ı?
Bir bakmışsın, Sakarya'da torun seviyor!
Bir bakmışsın, Trabzon'da memleket havası alıyor!
Faruk Çaturoğlu'nu Alaplı'da ara ki bulasın!
Ne dedi önceki gün GMİS Genel Sekreteri Satılmış Uludağ:
"Sayın Özbakır'ın TTK ve Zonguldak gibi bir derdi yok. Devlet memuru olarak Zonguldak'a gelen ve milletvekili olan Özbakır'ın gidecek çok yeri var. Ancak fabrika çalışanlarının gidecek yerleri yok."
Bu sözün altına imzamı atıyorum. Hem de kocaman...
Peki, şimdi gelelim asıl meseleye...
Ne olacak bu memleketin hali?
Ne olacak bu TTK'nın hali?
Zonguldak milletvekili, halka neden doğruyu söylemez?
Çünkü özel uyarı aldılar. Konuşmuyorlar.
Zonguldak, Enerji Bakanlığı'nın TTK'yla ilgili düşüncesini bile Pusula'nın haberinden öğrenmişti.
Milletvekillerimiz Zonguldak'ı mı temsil ediyorlar, hükümeti mi?
Sizce hangisi?
Kazandığını sanırken kaybedenler...
GMİS Genel Sekreteri Hakkı Arslan'ın ardından Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin'in ölümüyle sarsıldı Zonguldak...
Daha çok genç denilebilecek yaşlarda kaybettik bu iki ismi...
Hayatın kime, ne getireceği belli olmuyor.
Hakkı Arslan, sendikal yaşamını Genel Merkez yöneticiliğiyle taçlandırabilen az sayıdaki isimden biriydi.
Hareketli yaşamı onu aramızdan erken aldı.
Amasra'da kalsaydı, böyle olur muydu?
Ertan Şahin'in tek hedefi belediye başkanı olmaktı.
Öylesine hırslıydı.
MHP'den denedi, olmadı.
AK Parti'den aday oldu, seçildi.
2 yıl 8 ay bile görev yapamadan hayatını kaybetti.
Allah eşine, çocuklarına, ailesine ve yakınlarına sabır versin.
Böyle genç ölümleri görünce, hayatı tersine çevirmek geçiyor aklımdan.
Ertan Şahin, Kozlu Belediyesi'nde Fen İşleri Müdürü olarak devam etseydi...
Hastalığını saklamak zorunda kalmayacaktı.
Ve tedavisine daha erken başlayacaktı.
Belki bu kaçınılmaz son olmayacak.
Ama kaderden kaçamıyorsun.
Allah taksiratını affetsin.
Hayat böyle...
Bazen kazandığını sanırken kaybediyorsun...
Ama bunun farkına varamıyorsun...
Her ölüm; ayrı bir acı, ayrı bir dert, ayrı bir ders değil mi?
Alabilene...