AK Parti, erken seçime en hazır parti.

Şimdi yeni bir hareket olacak.

Herkesin merak ettiği konu şu:

“Listeler değişecek mi?”

Bugün MHP Zonguldak’ta milletvekili çıkartmışsa, bunu tek başına Zeki Çakan’ın başarısına bağlamak çok yanlış bir değerlendirme olur.

AK Parti ve CHP, Zonguldak’ta doğru düzgün bir liste ile seçime girebilseydi, Zeki Çakan asla seçilemezdi.

Zonguldak Merkez’de hem AK Parti, hem de CHP sağlam bir aday koyamadı.

Sağlamı bırakın, CHP’nin seçilebilecek sırada bir merkez adayı bile yoktu ki…

Ereğli’de hem AK Parti, hem CHP sağlam bir aday koyamadı.

AK Parti’nin Ereğli’den adayı yoktu.

Gitti, Alaplı’dan Faruk Çaturoğlu’nu koydu.

Yine de birinci oldu.

Bir de düşünün Ereğli’den aday olduğunu…

CHP’ye gelin...

Ünal Demirtaş yerine Halil Posbıyık olsaydı, durum böyle mi olurdu?

MHP, hep bu boşluklardan yararlandı.

Zeki Çakan’a, “AK Parti ve CHP’nin listesini sen yap” deseler, bu kadar güzel liste yapamazdı!

AK Parti ve CHP, düzgün liste yaparsa, MHP, Zonguldak’tan milletvekili çıkartamaz.

Zonguldak’ın Deniz’i…

Erken seçim olması halinde CHP’de önseçim yapılıp-yapılmayacağı belli değil.

Eğer önseçim yenilenmezse, Şerafettin Turpcu yine liste başı kalır.

Kontenjan adayı da devre dışı kalırsa, Zonguldak’a hiçbir faydası olmayacağını düşündüğümüz Ünal Demirtaş’tan da kurtulmuş oluruz.

Nasıl mı?

Önseçimden ikinci çıkan Deniz Yavuzyılmaz ikinci sırada, Harun Akın üçüncü sırada olur.

Böylece hak yerini bulur. Farkında mısınız, bilmiyorum, ama Deniz Yavuzyılmaz’ın Zonguldak’a olan ilgisi Ünal Demirtaş’tan çok fazla.

Milletvekili olması halinde bu ilgi ve sevginin artacağına inanıyoruz.

Üstelik Zonguldak insanı da Deniz’i sevdi.

Kibir yok, kompleks yok.

Her şeyi bilen değil, “her şeyi birlikte yapalım” diyen bir yapıya sahip.

Dikkat ediyor musunuz? Her gelen, gideni aratıyor.

Biz Ali İhsan Köktürk’e kızarken, karşımıza Ünal Demirtaş çıktı.

Ne tuhaf değil mi?

Üstelik aday olduğu bölgede partisi fark yedi.

Ereğli ve Alaplı’da AK Parti, CHP’ye fark attı.

Yine Ereğli’de CHP’nin adayı olmasa da aynı sonuç alınırdı.

Erken seçim, “yeniden seçim” olarak algılanırsa, yeniden önseçim yapılması gündeme gelir mi? Gelirse, önceki önseçimden çok farklı bir sonuç ortaya çıkar.

Bekleyip görelim.

Sizce ne demek lazım?

Geçen hafta Halkın Sesi Gazetesi, TTK Memurlar Derneği Lokali içinde koruma altına alınan ağaçların durumunu dile getirdi.

Ama hiçbir kurumdan ses çıkmadı.

Ağaçların bina içinde kalması tabii ki önemli…

Ama aynı yerde kesildiği tespit edilen ağaçlarla ilgili ne gibi bir işlem yapıldı, biz onu da merak ediyoruz.

Acılık Sanayi Sitesi’nde hurda lastikler için yapılan baraka, kaçak olduğu gerekçesiyle yıkılıyor.

Hazine arazisi üzerine üç katlı ek bina yapan TTK Memurlar Derneği Lokali yıkılmıyor.

Türkiye, enteresan bir ülke oldu.

Bir zamanlar “yurt dışına kaçar” diye herkesin tutuklanmasını isteyen savcılar, şimdi tutuklanma korkusuyla yurt dışına kaçıyorlar.

“Taşları bağlamışlar, köpekleri salmışlar” mı demek lazım?
“Kimin eli, kimin cebinde belli değil” mi demek lazım?
Sizce hangisi?..