Enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla memur ve memur emeklisi ile işçi emeklisi zam oranı belli oldu.
Zavallı işçi emeklisine yüzde 24,73 zam yapıldı!
Bazılarının maaşı değişmedi.
Kök maaşı düşük olan emekliler, yine 10 bin TL maaş alacak.
Asgari ücretliye 2024 yılının başında zam yapıldı.
Enflasyon yükseldi ancak asgari ücretli zam alamadı.
Memur ve memur emeklisi maaşlarına da yüzde 19,31 zam yapıldı.
En düşük 34 bin 235 TL alan memurun maaşı 40 bin 817 TL oldu.
En düşük 44 bin 85 TL alan öğretmenin maaşı 47 bin 433 TL oldu.
En düşük 44 bin 292 TL alan polis maaşı 52 bin 816 TL oldu.
En düşük 82 bin 26 TL alan uzman doktor 97 bin 836 TL alacak.
Ülkedeki en büyük adaletsizlik ne, biliyor musunuz?
Ortalama 50 bin TL alan bu kamu çalışanları, durumlarından memnun değiller!
Eğer evde iki kamu çalışanı varsa, eve aylık 100 bin TL giriyor.
Ve bu insanlar, yine durumlarından memnun değiller!
Hallerinden memnun olmayan kamu çalışanlarının sesini duyuranlar ise, asgari ücretle çalışan gazeteciler!
50 bin lira maaşı beğenmeyen kamu çalışanının haberini, 17 bin TL alan asgari ücretli gazeteci yapıyor!
Allah'a şükür, kendi adıma halimden memnunum. Sevdiğim bir iş olmasa, zaten yapmam.
Sosyal hakkıydı, mesai ücretiydi, kira yardımıydı, servis yardımıydı...
Bütün bu haklardan haberimiz var.
Geçen akşam bir basın açıklamasına katıldım.
Memurlar "Eşit işe eşit ücret, enflasyon farkı, yemek, servis" diye bağırırken, boğuldum.
Onları çeken basın mensuplarına baktım...
Hepsi de asgari ücret alıyor ve hiç birinin sesi çıkmıyor.
Yağmur, çamur, sel, göçük, kaza hepsine yetişiyoruz.
Saha muhabiri büroda durmaz, hep dışardadır.
Ama birimizin gıkı çıkmaz.
Emekliler için zaten hiç bir şey söylemiyorum. Onlar bu ülkenin en garip insanları...
Şimdi ayda en az 50 bin lirayı beğenmeyen kamu çalışanları biraz empati yapsın.
Sendika yetkililerini de zor durumda bırakıyorlar!
Bence memurların sesi fazla çıkıyor!
Emeklinin 10 bin TL aldığı, asgari ücretlinin 17 bin TL aldığı ülkede, kendilerini değerlendirsinler bence!
Son zamlardan sonra bu yazıyı yazmak bana elzem oldu.
TTK elden gidiyor, Muammer Avcı nerede?
Sahi...
Bizim bir de merkezden milletvekilimiz vardı, değil mi?
Adı da Muammer Avcı'ydı...
Muammer Avcı'yı son günlerde gören var mı?
Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) satılması, özelleştirilmesi gündemde...
Zonguldak çalkalanıyor...
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) destek ziyaretlerini sürdürüyor...
İşçi sokağa dökülecek...
Çıkıp iki kelam etmiyor!
Tuhaf değil mi?
TTK, bir tek Ahmet Çolakoğlu'nun derdi mi?
Merve Kır haketti...
Köşe yazımın son rötuşlarını yaparken, bir son dakika haberi geldi.
CHP'de sevdiğim isimlerden biri olan hemcinsim Merve Kır'ın "Kadın Kolları Genel Başkanlığı"na aday olacağını öğrendim.
Merve Kır'ın bir tarzı, bir duruşu var.
Kimseyle polemiğe girmez, işine bakar.
Genel Merkez'deki ilişkileri de gayet iyiydi.
Kimseye eğilmeden, bükülmeden yoluna devam etti.
Genel Başkanlığa kadar işi getirdi.
Kendisini bu duruşundan dolayı tebrik ediyorum. Yolu açık olsun.
Filyos'ta vizyonsuzluk!
Filyos Belediyesi "1 Temmuz Kabotaj ve Denizcilik Bayramı"nı karada kutladı!
Filyos gibi turizmde ilerleyen, deniziyle reklamı yapılan...
Denizinden para kazanılan en güzel beldelerimizden birinde; "Denizcilik Bayramı" karada kutlanıyor!
Böyle komik bir olay görmedim.
Sahil beldesi Filyos'ta o kadar güzel "Denizcilik Bayramı" kutlanırdı ki...
Bunun için vizyon gerekir.
Doğalgazın çıkarıldığı ve "Türkiye'nin parlayan yıldızı" olarak tanıtılan Filyos'un "Denizcilik Bayramı" böyle kutlanmamalıydı!