15 Temmuz tarihi Bartın&[#]8217;ın son yaşadığı selin birinci yıldönümüydü.
Önceki sellerden sonra olduğu gibi bu selden sonra da toplantılar yapıldı, selin sebepleri bir kez daha belirlendi, alınması gereken önlemler konuşuldu, bu önlemlerin hayata geçirilmesi kararlaştırıldı.
Bunların çoğu kağıt üzerinde kaldı.
Bugün yine şiddetli bir yağış olsa ve metrekareye geçen sene ki gibi yağmur düşse yine sel kaçınılmaz olur.
En basitinden derelerin temizlenmesi konusu.
İşte Amasra deresi.
İçinde ağaçlar bitmiş, bitki örtüsüyle kaplanmış, adeta küçük bir ormana dönüşmüş.
Şiddetli bir yağış olsa su rahat bir şekilde akamayacak, bu dere taşacak, etrafına zarar verecek.
Amasra&[#]8217;daki çevreciler bu derenin halini görmüyor mu?
Termik santralden başlarını kaldırıp bir zahmet başka olaylarla da ilgilenseler iyi olur.
Amasra&[#]8217;da çok çevreci var.
Mesela Hüseyin Çoban var.
Hüseyin ağabeyle eski dostuz.
Önce aramıza Fahri Trafik Müfettişi Faruk Papila&[#]8217;nın girişimleri sonucu eski Vali Halil Işık&[#]8217;ın kestirdiği iki tane çam ağacı girdi, sonra Hema&[#]8217;nın haberleri ama olsun.
Dostluğumuz çıkar menfaat üzerine kurulmuş bir dostluk olmadığı için bunlarla bozulacak türden değil.
O bazıları gibi şımarık, kendini beğenmiş, kendini bir şey sanan, tuzu kuru çevrecilerden değildir.
Kendisinden beklenen, iki tane çam ağacına gösterdiği ilgiyi Amasra deresi için de göstermesidir.
Ve tabi ki Amasra&[#]8217;nın diğer çevre sorunları için de.
Eski Başkan Yüksek Mimar Rifat Açıcı&[#]8217;dan öğrendiğime göre bazı yerlerin kanalizasyonu denize dökülüyor.
Bu Amasra gibi tatilci akınına uğrayan tarihi ve turistik bir kent için çok büyük bir olumsuzluk.
Çevrecilerin bu sorunu konu ettiğini de hiç duymadık.
Bartınlı olup da Amasra&[#]8217;da yazlığı olan, termik santral denince kıyameti koparan çevreciler var.
Bunlar dereyle ve diğer çevre sorunlarıyla neden ilgilenmezler?
Çevrecilik demek sadece termik santral karşıtı olmak demek değildir.
Yalnız Amasra&[#]8217;nın değil Bartın&[#]8217;ın da birçok çevre sorunu bulunuyor.
Bunların hepsi de termik santralin gölgesinde kalıyor.
İşte ırmak can çekişiyor.
Eli kulağındadır, yakında yine toplu balık ölümleri olur.
Kışın havayı kirleten kaçak kömürün de önüne bir türlü geçil(e)miyor.
Bu konu mücadelesi yaz kış verilmesi gereken bir konu.
Üzerinde önemle durulmalı ama tık yok.
Çevreciliği termik santrale karşı çıkmaktan ibaret sananlara yeni açılımlar yapmalarını tavsiye ederiz.
Memleketimden gazetecilik manzaraları (XI)
Bir önceki yazımı merhametten, yani iyilikten maraz doğarmış, ne kadar doğru bir söz diye bitirmiştim.
Bizde iyilik yap kötülük bul diye bir söz vardır.
Bu sözün de ne kadar doğru olduğunu, insanın yaşadığı deneyimler gösteriyor.
İyilik yapıp kötülük bulduğum çok oldu. Bunlardan birini önceki yazımda belirtmiştim.
Örneklere devam edelim. Eski gazetemde işe aldığım çocuğun bugün sahibi göründüğü mevkutede çalışan elemanlarından birisi de hakkımda ileri geri konuşanlar ve arkamdan atıp tutanlar kervanına katılmış.
Bir hafta önce bana övgüler yağdırıp methiyeler düzerken bir hafta sonra beni kötülemeye başlayan, dün ak dediğine bugün kara diyerek nasıl bir gazetecilik çizgisine sahip olduğunu gösteren bu şahsa da zamanında çok iyiliklerim oldu.
Yapılan iyilik konuşulmaz derler ama bu söz hak edenler geçerlidir.
Hak etmeyenlerin ki konuşulur. İyilik hak etmeyenler elbette konuşulur ve yazılır.
Beni çekiştiren, kötüleyen şahsın geçmişte 10 bin TL&[#]8217;yi bulan kredi kartı borçlarını patronuma bir kalemde ödettirivermiştim.
Adam her gün hindi gibi düşünüyordu.
Borçlarının verdiği sıkıntıdan dolayı kendini işe veremiyor, günde iki haberi zor yazıyor, ayda bir işi bırakacağım, ben Karagöz Hacıvat oynatacağım diyordu.
Verim sıfırdı. Ya işten çıkaracaktık ya da borçlarını ödeyecektik.
Sorunu çözmeyi tercih ettik. Yanlış yapmışım, değmezmiş.
Bilseydim girişimde bulunmazdım, uğraşmazdım, çaba göstermezdim.
Bilseydim patronuma bırak ne hali varsa görsün, kendi düşen ağlamaz, borçları yaparken düşünseymiş derdim.
Hadi bırak beni, geçenlerde yazdığı yazıda, şimdiki gazetemde çalışıyorum, çünkü burada maaşımı tıkır tıkır alıyorum, eskiden öyle değildi demiş, kendisine borçlarını ödeyerek yakınlarının yapmadığı iyiliği yapan eski patronunu kötülemiş.
Bunlar laf başına geldiğinde bizim ahiret inancımız var, biz yalan söyleyemeyiz derler.
Ahiret inancına sahipler ya yetkili merciler bir gün çağırıp kendisine gazetenin asıl sahibi kim diye sorsa herhalde doğruyu söyleyecektir.
Allah&[#]8217;tan kork.
Adam sana ailenin ve borç para istediğinde babanın evinin tapusunu getir diyen yakınının yapmadığı iyiliği yaptı.
Ben araya girmeseydim sen bu iyiliği ancak rüyanda görürdün.
Sana geçmişte Akşam gazetesi muhabirliğini kim aldı?
Milletvekilimiz Yalçınkaya&[#]8217;ya Belediye Başkanlığı döneminde senin belediyeye alınman için yaptığım ricaları unuttun mu?
Daha başka iyiliklerim de oldu. Bunları söylemeye dilim varmıyor.
Halen daha benim ürettiğim sloganların kullanıldığı, fikir işçilerinin oturup da iki slogan üretmekten aciz olduğu, eski haberlerin başlık ve girişlerinin değiştirilip yeni habermiş gibi tekrar kullanıldığı mevkutede çalışan bu şahsa yaptığım iyilikler &[#]8220;merhametten maraz doğar&[#]8221; sözüne çarpıcı bir örnektir.
Vali Erkmen&[#]8217;in Bartın sevgisi
Gazetemizin sahibi Ali Rıza Tığ, eşi ve çocuklarıyla birlikte bir süredir Akdeniz ve Ege taraflarında tatildeydi.
O bölgeye gitmişken Bartın ve Zonguldak&[#]8217;tan sonra Denizli&[#]8217;yi yöneten eski Valimiz Yavuz Erkmen&[#]8217;e uğramamak olmazdı.
Yavuz Bey her fırsatta bizi Denizli&[#]8217;ye davet eder.
Gazetemizin sahibi sırasını savdı.
Kendime bir fırsat yaratabilirsem Denizli&[#]8217;ye gitmeyi ben de çok istiyorum.
Hem Denizli&[#]8217;de üç tane Vali Yardımcımız var.
Daha önce Bartın&[#]8217;da görev yapan Muhsin Çatmadım, İsmail Tezel ve Mehmet Çınar Denizli&[#]8217;de Yavuz Bey&[#]8217;in yardımcılıklarını yapıyor.
Bu sayede onları da ziyaret edip görmüş oluruz.
Yavuz Bey Bartın&[#]8217;a çok önemli hizmetleri geçmiş çok değerli bir Valimizdir.
Gazetemizin sahibi &[#]8220;Kulaklarını çınlattık, Bartın ve Zonguldak&[#]8217;a selam gönderen Yavuz Bey sana ayrıca selam söyledi&[#]8221; dedi.
Vali Erkmen&[#]8217;in Bartın sevgisi bambaşkadır.
Burası ilk göz ağrısıdır, o nedenle daha bir özeldir.
Bizim de kendisine sevgimiz, saygımız büyüktür.
Yavuz Bey&[#]8217;i günün birinde Bartın Milletvekili olarak görebileceğimizi tahmin ediyorum.
Bu arada tatil patronuma yaramış, zinde, enerjik ve dinamik olarak işinin başına döndü.
Yazılarını özledik. Yakında bombalar patlamaya başlar.