Sevgili okurlarım. Bu yazıma çok beğenerek ve zevk alarak okuduğum bir kitabı ööverek başlayacağım.
Zonguldak&[#]8217;ımız üzerine yayımlanmış kitapların hemen hemen tamamını gençliğimden bu yana okudum. Şiirlerini topladım. Haliyle torunlarım ve kızlarım faydalanmak için aldıklarında epey erozyon oldu. İstatistik bilgili kitaplar aynen duruyor.
Son okuduğum Metin Köse&[#]8217;nin &[#]8220;Mükellefiyet&[#]8221; isimli eseri oldu. Doğan Kitap yayımlamış. 135 yaprak, çok rahat okunabilecek baskı.
Okumaya başladım. Hepinizin kullandığı tabirle, nefes almadan, fırsat buldukça, gözümü kırmadan, heyecanla, merak okudum. Kitabı bitirince üzüldüm. Devam etsin, okuma zevkini kamçılayan sayfalarda yaşayayım istedim.
Bilhassa Zonguldaklı ve &[#]8220;Kıvırcık&[#]8221; oluşum beni mazimde yuvarladı. İsmet Paşa&[#]8217;nın ikinci mükellefiyetindeki maden amelelerinin sefil, köle, merhametsiz yaşantılarına çocukluğumda görmüştüm. Metin Köse&[#]8217;nin ilk mükellefiyet anlatımıyla değişen hiçbir şey olmamıştı. Sanki 80 yıllık zaman köylerde donmuş, gene aynı Metin Köse&[#]8217;nin anlattığı yaşantılarına bırakıldığı yerden devam etmişti.
Metin Köse, bu eserinin her satırında, özenle köylümün kültürünü, inanışını, saflığını dünyaya gelen bir hayvanın doğayla iç içe büyüdüğü gibi kanaatkar, mesut, huzurlu, nasıl geliştiğini topraktan çıkan bir bitki gibi nasıl sevinçle yaşadığını o kadar güzel anlatmış ki; bayıldım.
Kitabı bitirince bu eseri bütün yurttaşlarım ve Zonguldak havzasında yaşamış herkesin okumasını istedim.
Türk edebiyatı, tanınmış yazarlarımıza Metin Köse&[#]8217;yi de kazandı.
Her Zonguldaklının muhakkak okumasını sağlık veririm.
Okullarımızın kütüphanelerinde gençlerimizin dikkatine sunulması lazım.
Yazar kardeşimi gönülden tebrik ederim. Başarılı çalışmalarının devamını dua ederim.