Zonguldak Kent Konseyi'nin 22'nci Olağan Genel Kurulu yapılmış!
Kent Konseyi Başkanı Mustafa Bilge, özeleştiri yaparak, "Birçok üst düzey yetkili bile Kent Konseyi'nin ne iş yaptığını bilmiyordu ve insanlara bunu anlattık" demiş!
Yani bir dönemi, üst düzey yetkililere Kent Konseyi’nin ne iş yaptığını anlatarak geçirmişler!
Demek ki, yeni dönemde iş yapacaklar!
Ama bu dönem yaptıkları en güzel iş, parklara minyatür kütüphaneler yerleştirmek oldu!
İnşallah "Lavuar Alanı Projesi" bitirilir, orada da bu kütüphaneleri görürüz!
Kent Konseyi, daha dinamik olmalı...
Kent gündemini belirlemeli...
Gündemdeki konunun taraflarını bir araya getirmeli...
"Ortak Akıl Masası" kurmalı...
Zonguldak’ta "Ortak Akıl Masası"nı kurabilecek tek çatı, Kent Konseyi’dir.
Bir masa bulunur...
Akıl da bulunursa...
Çok güzel "Ortak Akıl Masası" kurulur.
Niteliksiz ve meteliksiz!
Bizim “niteliksiz ve meteliksiz” olarak tanımladığımız kişiyle ilgili çok yeni bir bilgi geldi!
“İnsan, kendinde neyi eksik bulursa, dile o vurur” derler ya...
Aynen öyle oldu!
Milletin icrasını-haczini yazan biri vardı!
Bunun da malı-mülkü çoktu!
Öyle diyordu!
Neyse, geçenlerde bir icra emri gitmiş!
İcrayı gönderene çok ilginç bir yanıt gelmiş!
Meğer anılan şahsın maaşında 12 icra emri varmış!
Muhtemelen ilk sıradakini kendisi koymuştur!
Diğerlerine sıra gelmeyecektir!
Biz, birine boşuna “niteliksiz ve meteliksiz” demeyiz!
Kentimizde bir "nitelikli dolandırıcı" vardı!
Çok şükür, uzaklara gönderdik!
Bu "niteliksiz dolandırıcı" yalanlarıyla insanları zehirlemeye devam ediyor!
İstanbul’dan bir icra!
Zonguldak’tan bir icra!
Ankara’dan bir icra!
İzmir’den bir icra!
Yine Ankara’dan bir icra!
İzmir’den bir icra daha!
Ereğli’den bir icra!
Ankara’dan bir icra daha!
Bartın’dan bir icra!
İzmir’den yine bir icra!
Ankara’dan iki icra!
Ben, bu kadarını yazayım...
Gerisini siz anlayın.
Sadece siz değil...
Tığniyetsizler de anlasın!
Attığın imzaya sahip çık!
AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı yönetiminde görev aldığı dönemde tanıştık, Muammer Avcı ile...
Sonra "İl Başkanı" oldu!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kaç dakika, kaç saniye, kaç salise konuştuğunu anlatırdı!
Konuşma süresinin ekran görüntüsünü gösterirdi!
Kardeşi Mustafa Kemal Avcı, bize çay servisi yapardı!
Tünellere gittiğimizde, aracı Mustafa Kemal kullanırdı!
O tarihlerde zehirlenmemişlerdi!
Şu anda kendilerini zehirleyen kişiyle tanışmamışlardı!
Muammer Avcı, elinde tablet, anlatırdı!
Uzun uzun anlatırdı!
Sıkılırdım ama dinlerdim!
Ali Rıza Tığ, o günlerde art niyetli bir insan değildi.
Tığniyetsiz hiç değildi.
Sonradan oldu, öyle mi?
Babası rahmetli Talip Avcı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dostluğu sayesinde "AK Parti Zonguldak İl Başkanı" ve "AK Parti Zonguldak Milletvekili" olan Muammer Avcı, bizlere haksızlık yapıyor!
Biz, bu haksızlığı Muammer Avcı’nın egosuna veriyoruz!
Kimse, bu kadar kolay milletvekili olmadı!
Kimse, bu kadar ucuz milletvekili olmadı!
Muammer Avcı, bari yetim kardeşin Ömer Avcı’ya haksızlık etme!
Attığın imzaya sahip çık!
Kelin merhemi olsa!
Zonguldak’ta, kardeşleriyle sorun yaşayan bir kardeşimiz, bir hemşehrisine gidip yardım istemiş!
Yaşadığı sorunu anlatmış!
Hemşehrisi, bu kardeşimize hak vermiş, elinden geleni yapacağını söylemiş!
Ama sorunu çözememiş!
“Kelin merhemi olsa, başına sürer” atasözü geldi aklıma...
Sorunu çözeceğini iddia eden kişi de, yıllardır ağabeyiyle konuşmayan biri!
Yani çözebilse, kendi sorununu çözecek!
Kendi sorununu çözemeyen birisi; kentin sorununu, senin sorununu nasıl çözsün kardeşim?