Zonguldak’ta en çok eleştiri alan siyasetçi, Demirtaş…

Elbette HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan söz etmiyoruz.

Bizim sözünü ettiğimiz siyasetçi, CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş...
“Madenci Çocuğu” sloganıyla yola çıktı, ama Zonguldak’ı çabuk unuttu.
Seçim olmasa, unutacaktık kendisini…

Bu ne bahtsız siyasetçidir? İl Başkanı kendisine karşı, ilçe başkanları, belde belediye başkanları karşı...

Bu bayram öğrendik ki, CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu da karşıymış kendisine... Turpcu diyor ki:

“7 Haziran’da bizim de gönlümüzde başka isim vardı.”

Önceki dönem CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk de avukattı.

Ama mesleği, çalışma şekli ve ilişkileri konusunda bu kadar eleştiri almazdı.

Bu Madenci Çocuğu Ünal Demirtaş hiç sormaz mı kendisine?

“Benim hiç mi kabahatim yok?”

Bu sefer de milletvekili seçilecek. Yatsa da, kalksa da...

Ama bu kafayla giderse, yine mutlu olamayacak Madenci Çocuğu…

Beni “dedi” dersiniz…

Hangisi yerli ve milli?

AK Parti Zonguldak önceki dönem Milletvekili Ercan Candan’ı göreniniz var mı?

Bayram günü tüm partililer bayramlaşmak için buluşuyor. Ama Ercan Candan yok.

Niye? Çünkü artık milletvekili değil.

Üstelik aday bile değil. O zaman ne işi var Zonguldak’la? Ne işi var Ereğli ile?

Ne işi var AK Parti ile? Öyle değil mi?

Ama bakın, Ercan Candan’dan önce iki dönem Zonguldak Milletvekilliği yapan Fazlı Erdoğan, her bayram Zonguldak’ta... Her bayram Ereğli’de... Örgütle iç içe…

Niye? Çünkü Fazlı Erdoğan dava adamı…

Hani bir de yerli-milli tartışması var ya şu sıralar…

Ercan Candan mı yerli ve milli?

Yoksa Fazlı Erdoğan mı yerli ve milli?

Bence Fazlı Erdoğan yerli ve milli…

Sizce…

Deniz uyandı, ama geç kaldı…

CHP önseçiminden ikinci çıktığında çok mutluydu Deniz Yavuzyılmaz...

Ona dediler ki:

“Kontenjana itiraz et, ikinci sıraya otur, Ankara’ya git.”

Siyaseti bilmediği için büyük sözü dinlemedi. “Ben nasıl olsa üçten seçilirim” diye düşündü. Ya da, “Ünal gibi beni de bir sonraki seçimde yukarı alırlar” dedi.

Ama burası CHP… Hava hareketinden daha hızlı bir değişim olur bu partide…

Bir bakarsınız, “alçak basınç” etkili olur.

Bir bakarsınız, “yüksek basınç” etkili olur.

Deniz, üçten dörde kaydırılınca, kıyameti kopardı.

Ama nafile…

Biz söyleyelim. Listeyi değiştirip Deniz’i dörtten üçe almazlar.

Çok konuşursa, listeden atarlar. Yerine başka bir isim yazarlar.

Aslında keşke öyle yapsalar...

Hiç olmazsa, dördüncü sırada çalışan biri olur.

Buket Müftüoğlu ne diyor?

CHP’nin beşinci sıra milletvekili adayı Buket Müftüoğlu, “Ben kırsalda çalışırım” diyor.

Türkçesi şu:

“Ben köylere gider yer, içer, gezerim. Akşam eve gider, yatarım. Keyfime bakarım. Para filan da harcamam.”

Çünkü merkezde çalışırsanız, örgütün talebi olur.

Yemek masrafı olur.

Yol masrafı olur.

Buket Müftüoğlu, daha önce bu konuda deneyimli.

Aday olmuş, yine köylerde çalışmıştı.

Köyler güzel. İnsanları saf ve temiz. Çıkarsız severler insanı.

O da bunu istiyor