Zonguldak’ta "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" gibi anlamı büyük bir günde yaşananlar, ne yazık ki, bayramın önüne geçti.
Çocukların, umutların ve birlik duygusunun konuşulması gerekirken, iki gündür kamuoyu tek bir isme kilitlenmiş durumda...
Harun Yücel!
CHP’nin alternatif töreninde yaşanan kavga, basit bir tartışmanın çok ötesine geçmiş görünüyor.
Olay, CHP Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden’e yapılan bir el hareketiyle başlıyor.
“Gel” çağrısına “Git işine” karşılığı verilince, tansiyon yükseliyor ve ortam bir anda geriliyor. Bu tablo bile parti içi iletişimin ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor.
Harun Yücel’in uzun süredir belediyeye işçi alımı konusunda taleplerde bulunduğu, hatta bu konuda Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve Özel Kalem üzerinden baskı kurduğu konuşuluyor.
Eğer bu iddialar doğruysa, burada "ciddi bir yönetim ve disiplin sorunu var" demektir.
Siyaset, kişisel taleplerin dayatıldığı bir alan değildir. Hele ki, bir belediye, hiç kimsenin "özel çalışma ofisi" değildir!
Zonguldak Belediyesi, kimsenin babasının çiftliği değil!
Harun Yücel, olay günü belediye başkanıyla görüşemeyince, edilen küfürlerin haddi hesabı yok.
Küfür etmeye Özel Kalem Müdürü Ömer Çağla Kaya'dan başlayıp Tahsin Erdem'in oğlu Seyithan Erdem'e ve yeğen Orhan Yücel'e kadar uzanıyor!
Mesele, bireysel bir öfke patlaması değil!
Araya girenler, yatıştırmaya çalışanlar…
Ama sonuç değişmiyor.
Fiziksel müdahale!
İlk etapta farklı isimler zikredilse de, yumruk ve tokatların Orhan Yücel’e geldiği yönünde bilgiler var.
Açık konuşmak gerekirse, yumruğun kime geldiğinin artık pek bir önemi yok.
Çünkü o yumruk, bir kişiden çok daha fazlasını hedef aldı.
O yumruk, doğrudan partiye, kurumsal yapıya ve kamuoyundaki güvene atıldı.
Daha da düşündürücü olan ise şu...
Bunca yaşananın ardından partiden tek bir resmi açıklama gelmemesi...
Ne bir kınama ne bir disiplin mesajı ne de kamuoyunu rahatlatacak bir duruş…
Oysa siyaset; sadece konuşmak değil, gerektiğinde tavır almaktır.
Hele ki, böyle bir olayda sessizlik, en az yaşananlar kadar dikkat çekicidir!
23 Nisan’da olması gereken şey çok basitti... Çocuklara umut vermek.
Ama görünen o ki, yetişkinler bir kez daha o umudu gölgelemeyi başardı.
Bir maçtan ötesi...
Karaelmas Gazeteciler Derneği’nin (KGD) öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, Zonguldak’taki basın camiası adına yalnızca bir maç izleme etkinliği değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal buluşma oldu.
Gençlik ve Spor Zonguldak İl Müdürlüğü’nün desteğiyle hayata geçirilen bu anlamlı etkinlik, gazetecileri ve ailelerini İstanbul’da aynı tribünde buluşturdu.
Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Finali'nde Galatasaray ile Gençlerbirliği arasında oynanan karşılaşmayı Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park Stadı’nda izleme fırsatı bulan KGD üyeleri, Türk futbolunun en önemli sahnelerinden birinde atmosferi yerinde deneyimledi.
Bu tür organizasyonlar, mesleki dayanışmanın ötesine geçerek, sosyal bağları güçlendiren nadir fırsatlar sunuyor.
Maçın sonucu Galatasaray taraftarları için hayal kırıklığı yaratsa da, tribünde yaşanan heyecan ve birlikte geçirilen zaman her şeyin önüne geçti. Özellikle ilk kez büyük bir statta maç izleyenler için bu deneyim unutulmazdı.
Ben de o isimlerden biri olarak, sahadaki mücadeleden çok tribündeki coşkunun etkisinde kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.
En dikkat çekici detaylardan biriyse, çocukların mutluluğuydu.
Gazeteci arkadaşlarımızın çocuklarının yüzlerindeki heyecan ve sevinç, organizasyonun ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. Her ne kadar maç sonunda üzülseler de, o atmosferi yaşamış olmaları başlı başına bir kazanımdı.
Bu güzel organizasyona katkı sunan Gençlik ve Spor İl Müdürü Halil Hacı’ya teşekkür etmek gerekiyor.
Ayrıca yaklaşık 15 gün önce bir başka gazeteci grubunun Beşiktaş maçına götürülmüş olması, bu tür etkinliklerin sürdürülebilir hale gelebileceğinin de bir işareti.
Zonguldak’ta ilk kez bu ölçekte bir organizasyonun gerçekleştirilmiş olması önemli bir başlangıç.
Bu sayede hem böyle imkanların varlığı görülmüş oldu hem de benzer etkinliklerin önü açıldı.
Umut ediyorum ki, bu tür organizasyonlar artarak devam eder ve daha fazla insan bu deneyimi yaşama fırsatı bulur.
Çünkü bazen bir maç, sadece bir maç değildir.
Aynı zamanda ortak bir anı, güçlü bir bağ ve unutulmaz bir deneyimdir.