Köpek sorunu çözüm bekliyor başlıklı yazımın çıktığı gün yaygın basın 2,5 yaşındaki bir çocuğun Rottweiller cinsi bir köpeğin saldırısı sonucu feci şekilde yaralandığını yazıyordu.
İstanbul Bağcılar da meydana gelen olayda parkta oynarken saldırıya uğrayan Erhan Şimşir isimli çocuk köpeğin dişlerinin arasından çevredekiler tarafından alınmış ama cinsel organından yaralanmış.
Çocuk bezi sayesinde daha büyük bir hasara uğramadan ve hayatından olmadan kurtulan küçük Erhan&[#]8217;ın kısır kalma ihtimali varmış.
Bir köpeğin bir hayatı nasıl kararttığını görüyorsunuz.
Böyle çok örnek var.
Hele son zamanlarda bu örnekler daha da arttı.
Pitbulların icraatlarını bilmeyen yok.
Bunların hiç afları yok. Allah adamı köpeklerin bu cinsiyle karşılaştırmasın.
Bartın&[#]8217;da Pitbull olup olmadığını bilmiyoruz ama Pitbull yoksa da boy-boy, cins-cins, çeşit-çeşit çok köpek var.
Hem de sürüsüne bereket.
Tehlikeli olarak tanınan Doberman, Buldog, Rottweiller, Çoban, Alman kurdu, Sibirya kurdu gibi köpek cinslerinin olduğunu biliyoruz.
&[#]8220;Sadece bunlar değil başıboş dolaşan her köpek tehlikelidir&[#]8221;
Bunu biz değil Milliyet Gazetesi Yazarı Doğan Heper söylüyor.
Sayın Heper 8 Temmuz tarihli yazısında şöyle diyor:
&[#]8220;Pitbullar yasaklandı. Böyle yasak olmaz. Başıboş dolaşan her köpek tehlikelidir.
Yalnız Pitbullar değil. Öyleyse köpeğini tasmasız dolaştıran, serbest bırakan cezalandırılmalı, Pitbull değil.
Köpek sahibinin çocuğudur&[#]8221;
Heper sahipli köpeklerin yarattığı soruna dikkat çekiyor ve çözüm noktasında caydırıcı bir öneride bulunuyor.
Başıboş köpekler yetmezmiş bir de sahipli köpeklerin başıboş dolaşmasından kaynaklanan sorun var.
O nedenle bu öneri dikkate alınmalı.
Amasra&[#]8217;da belediye tarafından düzenlenen kampanyada çok sayıda köpeğe kısırlaştırma yapıldı.
Sorunun çözülmesi için böyle çalışmaların yaygınlaşması lazım.
Bütün belediyeler kampanya yapmalı.
Kent merkezine köylerden çok sayıda köpek geliyor.
Yavru köpeklerin getirilip bırakıldığını biliyoruz.
Bunun da önüne geçilmesi gerekiyor.
Konusu açılmışken bir kez daha söyleyelim; Valiliğin 2008 yılının Ocak ayında yayınladığı genelde de mutlaka uygulanmalı.
Küçük Erhan&[#]8217;ın başına gelen olaydan sonra köpeklerle ilgili düşüncelerime hak verenlerin sayısında herhalde artış olmuştur.
Bu sıra köpekleri çok andığım için olsa gerek sonunda rüyama da girdiler.
Rüyamda tam 7 tane köpek kafa kafaya vermiş, beni nasıl ısıracaklarının hesabını yapıyordu.
Çete gibiydiler. Bu köpeklerin beni neden sevmediklerini anlayamadım.
Ev ve işyeri arasında gidip gelirken karşılaştığımda bana diş göstererek havlayan köpeklerin etkisinde kalmış olmalıyım.
Her ne kadar kendileriyle anlaşamasam da ben yine de köpekleri seviyorum, ama bana havlayıp saldırmadıkları sürece&[#]8230;
Memleketimden gazetecilik manzaraları (VIII)
Elektronik postalarımıza sadece yerel değil il içinden veya il dışından genel konularda açıklamalar ve şirket haberleri geliyor.
Biz bunların Bartın&[#]8217;la ya da içinde bulunduğumuz bölgeyle bir ilgisinin olup olmadığına bakıyoruz.
Yoksa kullanmıyoruz.
Bazı gazeteler böyle haberlere balıklama atlıyor.
Bu haberler genel haber olduğu için yerel gazetede sırıtıyor.
Son örnek Emniyet Müdürlüğümüzden geçen hafta gelen &[#]8220;trafikte ilkler&[#]8221; diye bir dosya.
Müdürlüğümüz sağ olsun zahmet edip böyle bir çalışma yapmış ve basın kuruluşlarına göndermiş.
Yazının hiçbir yerinde Bartın geçmiyor.
Hani ilklerden biri Bartın&[#]8217;da olsa neyse. O da yok.
Biz kullanmadık. Başkaları kullandı, yer doldurdu.
Mesele &[#]8220;psikoteknik&[#]8221; meselesi.
Psikotekniğiniz iyiyse kullanmıyorsunuz, değilse kullanıyorsunuz.
Bir önceki yazımda internetten alınan yazılara &[#]8220;alıntıdır&[#]8221; notu düşülmesinin gazetecilik ahlakı gereği olduğunu belirterek uyarıda bulunmuştum.
Dinleyen kim?
İnternetten alıntı mesajlarla kutlama yapılır da buradan alınan yazılarla köşe yazısı yazılmaz mı?
Bir gazetede bu yapılmış.
Ben buna çakma köşe yazısı diyorum.
Yazı Antalya Ekspres&[#]8217;te Bekir Bülend Özsoy tarafından 07.08.2009&[#]8217;da kaleme alınmış.
Anlayacağınız Antalya&[#]8217;da pişmiş Bartın&[#]8217;a düşmüş.
Özsoy&[#]8217;un yazısının bazı yerleri çıkarılıp değiştirilerek kullanılmış.
Şimdilik bu gazetecinin ismini yazmıyorum.
Ona benden bir ağabey tavsiyesi; Başkasının yazılarını kendi yazınmış gibi yutturma.
Gerçi bunların büyüklere saygısı yok ama ben yine söylemiş olayım.
Eleştirilerimizin bazen işe yaradığı da oluyor.
Düzeltme yapmasını ve özür dilemesi bilmeyenler bunları öğrendi.
Bu arada bayide bu cumartesi yer almayan yerel gazete yoktu.
Bir önceki cumartesi bayilerin yanı sıra abonelerin de bile bulunmayan mevkute dahil hepsi piyasadaydı.
Aferin. Hep böyle olun.
Herkes elektrikleri konuşuyor
Elektrik kesintileri Bartın&[#]8217;ın gündemindeki en önemli sorun haline geldi.
Ben bu konuda yazı yazarken, kesintilerin insanları işinden gücünden ettiğini, elektronik araçlara zarar verdiğini söylerken, yanıp yakınırken kimse oralı değildi, elektriğin &[#]8220;e&[#]8221;sini ağzına alan yoktu.
Şimdi bütün Bartın, bütün basın elektrikleri konuşuyor, ortalık eleştiriden, tepkiden geçilmiyor.
Bravo şu elektriklere.
Termik santralin bile pabucunu dama attı.
Bir bravo da Başkent Elektrik A.Ş.&[#]8217;ye.
Eleştirileri, tepkileri büyük bir olgunlukla karşılıyor.
Her seferinde açıklama yaparak izahat veriyor, konuya son derece kibar bir dille açıklık getirmeye çalışıyor.
Bazı kurumlara, kuruluşlara gözünün üzerinde kaşın var demeye gelmezken, kimse burnundan kıl aldırmaz ve üzerine toz kondurmazken Başkent Elektrik A.Ş.&[#]8217;ye ne kadar yan bakarsan bak hep alttan alıyor
Gördüm ama bu kadarını görmedim.
Şirketi bu konuda daha önce de tebrik etmiştim.
Örnek olmasını dileyerek bir kez daha kutluyorum.