Cumhuriyet Halk Partisi Çaycuma İlçe Başkanı Şeref Köktürk&[#]8217;ün istifası parti içinde geniş yankı buldu.
Köktürk&[#]8217;ün istifasının ardından Yönetim Kurulu da istifa etti.
Yönetim Kurulu&[#]8217;nun, oluşturulacak yeni yönetimde de görev almamak için prensip kararı aldığı konuşuluyor.
Peki Şeref Köktürk neden istifa etti?
İşte Pusula&[#]8217;ya ulaşan bilgiler:
Şeref Köktürk göreve geldiği günden bu yana parti için çalıştı, çabaladı.
Ama ilçe örgütünün ekonomik sorunlarını çözemedi.
Partinin borcu vardı.
12 Haziran 2011 seçimleri için Genel Merkez´den gelecek para ile sorunlar çözülür, yeniden yola devam edilebilirdi.
Genel Merkez&[#]8217;den ya da il örgütünden gelen para Milletvekili Adayı Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün seçim afişlerinin ve broşürlerinin basımında kullanılınca kriz patlak verdi.
Şeref Köktürk ve Yönetim Kurulu, Milletvekili Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün bu tavrına kızdılar.
Ama çok ses çıkartmadılar.
Afiş, broşür işinin hemen ardından bir basın kuruluşuna yüklü miktarda ödeme yapılınca Şeref Köktürk, Yönetim Kurulu ve Milletvekili Ali İhsan Köktürk karşı karşıya geldi.
Tartışmalar yaşandı.
Ama seçim olduğu için tartışma yüksek perdeden yapılmadı.
Seçim bitsin diye beklendi.
Seçim bitti, Ali İhsan Köktürk Ankara&[#]8217;ya gitti.
Genel Merkez&[#]8217;den gelen para da bitti.
Partinin seçim öncesinden kalan borçlarının yanı sıra, seçimden de borçları kaldı.
Şeref Köktürk, işlerinin de yoğunluğunu gerekçe göstererek istifa etti.
Şeref Köktürk&[#]8217;ün yaşadığı sıkıntıları bilen yönetim kurulu arkadaşları da topluca istifa etti.
Milletvekilinin ilçesinde böyle bir sorun yaşanabilir mi?
Milletvekili kendi posterini, broşürünü ilçe örgütüne gelen parayla bastırabilir mi?
Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün bu davranışı siyasi kulislerde şık bulunmadı.
Günün Fıkrası: Yalan yarışı!
Padişah; &[#]8220;Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!&[#]8221; demiş.
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana:
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!.. "
- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Bir gün Temel gelmiş ve padişaha şöyle demiş:
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!.
Günün Sözü:
Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan.
Nietzsche