&[#]8220;Bir hırsızlığımız, yüz kızartıcı suçumuz olmadığı sürece kimse bizi görevden alamaz. Burası bir siyasi partinin yan kuruluşu değil&[#]8221; demiş.
Kızdığı kişi Ak Partili Abdülkerim Gün.
Ona da şöyle demiş: &[#]8220;AKP&[#]8217;li arkadaşımız Abdülkerim Gün milletvekilliği hayali olmayınca böyle bir çaba içine girmiş olabilir. Daha önce de çabası olmuştu. Ama Zonguldak küçük yer. Bunlar ayıp şeyler.&[#]8221;
Sanki Nihat Aygün MHP&[#]8217;li değil.
Ondan önceki partili değilmiş gibi.
Bize sorarsanız Nihat Aygün de olmamalı, Abdülkerim Gün de olmamalı.
Bu tür kutsal görevlere siyasete bulaşmış kişiler gelmemeli.
Siyasetin kıyısında kalmış kişiler ille bir yere bir şey olacaklar.
Yani bir insana &[#]8216;adam olmak&[#]8217; yetmiyor mu?
İlla bir şey mi olacaksınız?
&[#]8216;Adam olun&[#]8217; yeter.
Kızılay gibi hayır kurumlarına maddi durumu çok iyi, kendisini hayır işlerine adamış kişileri getirmek lazım.
Yani Kızılay&[#]8217;ın koltuğundan itibar kazanmaya çalışan değil, o koltuğa itibar kazandıracak isimler bulmalıyız.
Şerefsiz kedi!
Temel´in evine bir kedi dadanmış. Bir gün adam kediyi almış, ormanlık bir yere götürüp bırakmış. Sonra eve gelmiş. Biraz sonra kedi çıkagelmiş. Temel tekrar denemiş. Sonuç aynı. Sonunda kediyi çok uzak ve yolları karışık bir yere bırakmış. Eve dönerken yolu karıştırmış. Aramış aramış yolu bulamamış. Evi telefonla aramış:
- Fadime, kedi geldi mi?
- Evet geldi.
- O şerefsiz kediye söyle; gelsin beni alsın.