20. yıl dolayısıyla başlattığımız ve yazı dizisi haline getirdiğimiz &[#]8220;Büyük bir ilçe iken küçük bir il olduk&[#]8221; başlıklı yazılarımıza devam ediyoruz.


Biz bu konudan yazı dizisi çıkardık, Sayın Valimiz de inanıyorum ki çok güzel bir destan çıkaracaktır.


Neyse o Vali Bey&[#]8217;in bileceği bir iş, biz işimize bakalım ve &[#]8220;İl olduk da ne oldu?&[#]8221; sorusuna cevap aramaya devam edelim.


İl olmanın getirisi de var, götürüsü de.


Hangisi çok ise kârlı mıyız zararlı mıyız, ortaya çıkacak.


Sanırım 20. yıl toplantılarında bunu göreceğiz.


Götürü olarak görülen şeylerden biri kiralardır.


Bartın&[#]8217;da &[#]8220;İl olduk kiralar arttı&[#]8221; diye vatandaşlar arasında yaygın bir kanaat var.


Bir başka kanaat da aynı doğrultuda &[#]8220;hayat pahalılığı arttı&[#]8221; şeklinde.


Bartın&[#]8217;da birçok il&[#]8217;e göre kiralar da yüksek, hayat da pahalı.


Bunun il olmakla ne kadar alakası var, inceleyip araştırmak ve öyle tartışmak lazım.


Buna ne kadar götürü gözüyle bakabiliriz bilmiyorum ama il olmak nedense futbola da yaramadı.


İl olunca mevki olarak yükseliyorsunuz ya o zaman futbol takımınızın da 3. ligde ise 2. lige hatta 1. lige yükselmesi gerekmez mi?


Normalde evet, yükselmesi gerekir.


Ama bizde anormal bir şey oldu ve tam tersine amatör kümeye düştük ve bir defa başımızı kaldırdık çıktık, aynı sene yeniden düştük.


Düşüş o düşüş. Siz deyin 10 sezon ben diyeyim 15 sezon halen daha amatör kümedeyiz.


İşte size tarihten (bizim arşivden) bir yaprak:


&[#]8220;Bir ligim bile yok&[#]8221; (22 Ekim 1997 Milliyet)


Dönemin Valisi Fatih Eryılmaz, o tarihte düzenlenen Bartınspor dayanışma gecesinde yaptığı konuşmada &[#]8220;Amatör kümede takımı olan Bartın&[#]8217;ın Valisi olacağıma, takımı profesyonel ligde olan Bartın&[#]8217;ın kaymakamı olmayı tercih ederdim&[#]8221; diyor.


Eski Valimiz bu durumda il&[#]8217;i ilçeye tercih ediyor.


Aynı görüşteyim. Takımı amatör kümede olan bir ilin gazetecisi olacağıma takımı profesyonel ligde olan bir ilçenin gazetecisi olmak isterdim.


İl olduktan sonra yaşanan önemli gelişmelerden biri de Bartın ekonomisinin can damarı olan limanın yabancı gemi yasağının kalkmasıdır.


&[#]8220;İki limanın yasağı kalktı&[#]8221; (24 Mayıs 1995 Milliyet)


Yakınındaki askeri tesisler nedeniyle yabancı gemilerin giriş çıkışına kapalı olan Bartın ve Amasra limanının bu yasağının kalkması iki limanı da daha işler hale getirirken, bunun ilin ekonomisine yaptığı katkıyı da varın siz hesap edin.


1995&[#]8217;de 4 radyomuz kapanmış. Bartın FM, Özgün FM, Magic FM ve 74 FM, RTÜK koşullarını yerine getiremedikleri için yayınına son vermiş. (26 Eylül 1995 Milliyet)


İl olmuşuz, çok sayıda radyomuz olmuş. Sonra bu radyolar kapanmış.


Bunu getiri mi sayalım götürü mü, siz söyleyin.


İl olmanın en önemli getirileri arasında tabi ki en başta yatırımlar geliyor.


İl olmasaydık bu kadar yatırım alamazdık.


Teşvikli il olmasaydık bu kadar çok fabrikamız olmazdı.


Gerçi ilçe iken de epey fabrikamız vardı ama bu fabrikaların birçoğu il olmadan önce kapanmıştı.


Teşvikli ve kalkınmada öncelikli il olmakla birlikte açılan fabrikalar sayesinde istihdamda da artış oldu.


Bunu da il olmanın getirisi olarak kabul edelim ve yazımızı ilk iki yazımızda örneklerini verdiğimiz fiziki gelişmelerle sürdürelim:


Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü (yeni adı ile Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü) ilk zamanlar Adliye Lojmanlarının yanında yay-sat ve dershanenin bulunduğu binada idi.


Müdür Mehmet Özdal (sonradan DSP&[#]8217;nin hükümet olduğu dönemde Hasan Gemici&[#]8217;nin bakanlığı zamanında Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü oldu) kiralık binada kısıtlı imkanlarla hizmet vermeye çalışırdı.


Şimdi Bayındırlık Müdürlüğü Bülent Ecevit Bulvarı&[#]8217;nda kendine yeterli bir binada fiziki olarak rahat koşullarda hizmet veriyor.


Milli Eğitim Müdürlüğü Aşağı Çarşı Caddesi&[#]8217;nde pazaryerinin yanındaki apartmanda yıllarca hizmet verdi.


Sonra Gölbucağı mevkiinde yeni binasına kavuştu.


Burada Halk Eğitim Merkezi ile birlikte uygun bir ortamda Bartın&[#]8217;ın eğitim ve öğretimini idare ediyor.


Milli Eğitim&[#]8217;in kirada oturduğu apartmanda Bağ-Kur İl Müdürlüğü de vardı.


Bağ-Kur diğer sosyal güvenlik kurumları ile birleşerek Sosyal Güvenlik Kurumu adı altında tek bir müdürlük olunca bina da değişti.


İşçi Bulma Kurumu Çatmaca&[#]8217;da belediye kantarının yakınlarında kiraladığı bir apartman dairesinde hizmet verirdi.


İşsizler burada uzun kuyruklar oluştururdu.


Kurum sonra İş-Kur oldu, iki kere bina değiştirdi, son olarak daha rahat bir yere geçti.


Telekom Müdürlüğü Çalıkoğlu Sokakta İsmail Çakır&[#]8217;a ait binadaydı.


PTT ile ortak kullanımdaki bina yeterli olmadığı için burası idari bina olarak kullanıyordu.


Sonra Cumhuriyet Alanının yanındaki bina yapıldı ve hem PTT hem Telekom fiziken oldukça rahatladı.


PTT&[#]8217;nin ayrıca Karakaş Caddesi&[#]8217;nde Başmüdürlük binası ve sosyal tesisi var.


Gençlik ve Spor Müdürlüğü de ilk zamanlarda Muammer Merev ve Osman Çakrak müdürlerin dönemlerinde Asma mevkiindeki şehir stadyumunun yanında baraka binada hizmet verirdi.


Sonra o barakadan kurtuldu, daha rahat bir ortama kavuştu.


Kent merkezinde kendisine yetmeyen eski tarihi binada hizmet vermeye çalışan belediye de yapımı uzun yıllar süren yeni binasına geçince rahat nefes aldı.


Belediye şimdi modern, konforlu, kullanışlı ve yeterli bir binada hizmet veriyor.


Hangi kurum ve kuruluş olursa olsun binanın bu şartlara haiz olması hiç kuşku yok ki iş verimini artırır.


İl olmak, statü değiştirmek, daha yüksek bir konuma gelmek ilçelerinin çoğunun rüyasıdır.


Bu sevda sadece ilçelere özgü değil nasıl ilçeler il olmak istiyorsa köyler belde, beldeler de ilçe olmak istiyor.


Memurların Şef, Şeflerin Şube Müdürü, Şube Müdürlerinin Müdür Yardımcısı, Müdür Yardımcılarının Müdür, Kaymakamların ve Vali Yardımcılarının Vali olmak istemesi gibi bir şey.


Bartın&[#]8217;ın il olma hevesi, çabası, hedefi, gayreti 1950&[#]8217;li yıllara kadar dayanıyor.


İstediğiniz kadar heves edin, çalışın, çabalayın, kampanya yapın siyasi irade istemedikten sonra il olamazsınız.


Bartın o kadar uğraştı çalıştı çabaladı, olmadı, bir seçim yapıldı ve belediye karşılığında dönemin hükümetinin vaadini yerine getirmesiyle il oldu.


Diyeceksiniz ki il oldu da ne olu?


İyi yanı da var kötü yanı da.


Getirisi de var götürüsü de.


Bu konuda kaleme aldığımız ilk yazıya internet sitemizde Zonguldak&[#]8217;tan Barış Demirbaş imzası ile eklenen bir yorum var:


&[#]8220;Bartın il olmasaydı Safranbolu gibi turistik güzel bir yer olarak kalacaktı. Şimdi beton yığını oldu. Estetiğini kaybetti. Çok yazık oldu&[#]8221;


Bu da bir görüş.


Zonguldak&[#]8217;ta bana göre Bartın ve Karabük&[#]8217;ten önce il olması gereken ilçe Ereğli idi.


Ereğli her açıdan il olmaya daha uygun diye düşünüyorum.


Zonguldak bağrından iki il çıkardı.


Ereğli de il adayı olarak sırasını bekliyor.


Eskiden her hükümet döneminde mutlaka bazı beldeler ilçe, ilçeler il yapılırdı.


AK Parti ile birlikte bu furya da bitti sayılır.


İl-ilçe yapmayı siyasi malzeme olarak kullanmak yanlış.


Tercihi siyasi olarak değil ilçelerin konumlarına, durumlarına, altyapılarına ve üstyapılarına bakarak yapmak lazım.


O zaman daha doğru bir iş yapılmış olur.