Dünyada ve Türkiye&[#]8217;de yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz.


Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Suriye, İran ve Irak&[#]8217;la yaşadığımız sıkıntılar belli.


Ve bir de yurt içindeki terör belası.


Hem içeriden, hem dışarıdan saldırıya uğruyoruz.


Ve 1 Ekim&[#]8217;de TBMM açılacak.


Neydi bizim umutlarımız?


Meclis açıldıktan sonra Zonguldak&[#]8217;ın sorunları Ankara&[#]8217;ya taşınır, Başbakan&[#]8217;ın özellikle Filyos Vadi Projesi için son kararı vermesi için görüşmeler yapılır.


Türkiye öyle bir virajı dönüyor ki!


Bir dikkat dağınıklığı çok ciddi sıkıntılara neden olabilir.


O yüzden galiba biraz daha bekleyeceğiz.


Ancak, yöre milletvekillerinin de özellikle Filyos Vadi Projesi ile ilgili olarak altyapı sorunlarının çözümü konusunda işi sıkı tutmalarında fayda var.


Ülkenin sınırları delinirken, Başkent&[#]8217;te bombalar patlarken, Zonguldak olarak Başbakan&[#]8217;ın karşısına çıkıp &[#]8220;Ne oldu bizim Filyos?&[#]8221; diye sorabilir miyiz?


Biraz daha bekleyeceğiz.



Koltuk düşkünleri..



Kamu kurumlarında koltuk düşkünü bir sürü yönetici var.


Özellikle Milli Eğitim&[#]8217;de.


Öğretmenler müdür yardımcısı, müdür yardımcıları müdür olmak, müdürler müdür kalmak, aynı koltuğu korumak için inanılmaz bir çaba içindeler.


Oturacakları koltuk için gösterdikleri inanılmaz çabayı öğrencilerin eğitimi için gösterseler ülkemiz bu durumda mı olurdu?


Milli Eğitim öğretmen açıklarını kapatmak, eğitim kalitesini artırmak için uğraşacağı yerde koltuk derdine düşenlerin dertleriyle uğraşıyor.


Ayıp ve yazık.




Şu pisliği temizleyin artık



Şehir Merkezi&[#]8217;ndeki kanalizasyon çalışması nedeniyle yollar kazıldı.


Düzgün asfalt yapılmadı.


Yapılan yerler çöktü.


Tekrar kırıldı, dolgu yapıldı.


Yol kenarlarındaki araçların üzerine bakın.


Ağaçların yapraklarına bakın.


Tüm bu kir ve toz ciğerlerimize de işledi.


Kimin ne hakkı var buna?


Ve çalışma hala bitmedi.


Pislik de sürüyor.


Ne yıkayan var, ne sorumluluğu üstlenen.


Kime söylüyoruz?



Günün Fıkrası: Onu kim tanıyacak?


Temel derede yıkanırken, köyün çocukları hınzırlık yapıp dere kenarında bıraktığı elbiselerini alıp kaçmışlar. Dereden çıkan Temel elbiselerini bulamayınca utancından elleriyle önünü kapayarak eve doğru koşmaya başlamış. Uzaktan çırılçıplak, koşarak geldiğini gören babası seslenmiş: &[#]8220;Ula Temel. Ula benim salak uşağım! Yüzünü kapasana, oni kim tanıyacak!&[#]8221;



Günün Sözü:



Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır.



Nietzsche