Koltuk düşkünleri..
Kamu kurumlarında koltuk düşkünü bir sürü yönetici var.
Özellikle Milli Eğitim&[#]8217;de.
Öğretmenler müdür yardımcısı, müdür yardımcıları müdür olmak, müdürler müdür kalmak, aynı koltuğu korumak için inanılmaz bir çaba içindeler.
Oturacakları koltuk için gösterdikleri inanılmaz çabayı öğrencilerin eğitimi için gösterseler ülkemiz bu durumda mı olurdu?
Milli Eğitim öğretmen açıklarını kapatmak, eğitim kalitesini artırmak için uğraşacağı yerde koltuk derdine düşenlerin dertleriyle uğraşıyor.
Ayıp ve yazık.
Şu pisliği temizleyin artık
Şehir Merkezi&[#]8217;ndeki kanalizasyon çalışması nedeniyle yollar kazıldı.
Düzgün asfalt yapılmadı.
Yapılan yerler çöktü.
Tekrar kırıldı, dolgu yapıldı.
Yol kenarlarındaki araçların üzerine bakın.
Ağaçların yapraklarına bakın.
Tüm bu kir ve toz ciğerlerimize de işledi.
Kimin ne hakkı var buna?
Ve çalışma hala bitmedi.
Pislik de sürüyor.
Ne yıkayan var, ne sorumluluğu üstlenen.
Kime söylüyoruz?
Onu kim tanıyacak?
Temel derede yıkanırken, köyün çocukları hınzırlık yapıp dere kenarında bıraktığı elbiselerini alıp kaçmışlar. Dereden çıkan Temel elbiselerini bulamayınca utancından elleriyle önünü kapayarak eve doğru koşmaya başlamış. Uzaktan çırılçıplak, koşarak geldiğini gören babası seslenmiş: &[#]8220;Ula Temel. Ula benim salak uşağım! Yüzünü kapasana, oni kim tanıyacak!&[#]8221;
Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır.
Nietzsche