Aslında şu ana kadar AK Parti ilçe kongrelerinde sürpriz yaşanmadı.

Diyeceksiniz ki:

“Genel Merkez, ‘Çaycuma’da Vedat Emeksiz’ dedi, ama Adil Düzlü aday oldu, seçimi kazandı.”

Asıl sürpriz Adil Düzlü’nün seçimi kaybetmesiydi. Çünkü Çaycuma’da partinin önemli isimlerinin hemen tümü Adil Düzlü’nün yanındaydı. Vedat Emeksiz, kongreyi kazansa, AK Parti kaybedecekti. Oysa Adil Düzlü kazandı, sadece Vedat Emeksiz kaybetti.

Diyeceksiniz ki:
“Genel Merkez, ‘Kilimli’de Cavit Taşçı’ dedi, ama İsmail Ofluoğlu kazandı.”

Seçim kaybeden iki ilçe Çaycuma ve Kilimli’de ilçe başkanları değişmiş oldu. Fena mı oldu?

Bu konuda yorum yapan bazı gazeteciler fena halde yanılıyor.

Mesela, Ereğli’de Fatih Çakır’ın aday olup kongre almasını İl Başkanı Hamdi Uçar’ın yenilgisi olarak yorumlayanlar bile çıkabiliyor.

Oysa işin aslı gün gibi ortada…

Elbette görmek isteyene...

Şunu unutmamak lazım…

AK Parti, bir lider partisidir. Kim ne derse desin, bu partinin lideri hala Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olması ya da AK Parti Genel Başkanı olması bu gerçeği değiştirmez.

Davutoğlu’nun seçime etkisi ya da katkısını sonra tartışacağız. Ama bu partide; belde, ilçe ya da il başkanının kim olduğunun da çok büyük bir önemi yok.

Hamdi Uçar, çok başarılı olduğu için mi AK Parti üç dönemdir üç milletvekili çıkartıyor? Ankara’dan rüzgar nasıl eserse, Zonguldak’ta siyaset ona göre şekillenir.

Bu hep böyle olmuştur. Bugüne kadar milletvekili olanlar da Recep Tayyip Erdoğan sayesinde olmuştur. Kimse kendi kendine gelin-güvey olmasın.

Kıssadan Hisse: Bilge ve köpek…

Bir bilge, bir göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kırılan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker. Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır, ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır. Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür, “Benim bundan öğrendiğim şu oldu” der ve devam eder:

“Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir. Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın bir bilge bile olsa bir köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur. Bu yüzden ne varsa paylaş, senden de öğrenilecek bir şeyler vardır diğer insanlar için. Her insanın bir hikâyesi ve söyleyecek bir sözü mutlaka vardır.”

Günün Fıkrası: Üvey baba…

Fadime’nin kocası öleli iki yıl olmuştu. Bir gün akrabalarından biri ziyaretine gelir.

“Kız Fadime, gel seni evlendirelim. Evde bir erkeğin olması daima iyidir” der. Fadime, “Aman abla, bu yetişkin oğlanla beni kim alır?” diye cevaplar.

Akraba, “Öyle söyleme. Balıkçı İdris’in karısı öleli beş yıl oldu. Bugünlerde yeniden evlenmek istediğini söylüyormuş” der.

Araya girenlerin gayreti ile Fadime ile İdris, sade bir düğünle evlenirler. Aradan bir süre geçtikten sonra küçük Temel’e yolda rastlayan amcası:

“Temel, nasılsın? Üvey babanla aran iyi mi?”

Küçük Temel:

“İyidir amca. Sağ olsun, benimle çok ilgileniyor. Her gün balığa çıkarken, beni de yanında götürüyor. Kıyıdan bir hayli açıldıktan sonra ‘yüzme öğreneyim’ diye beni denize atıyor.”

Amca. “Peki, öğrenebildin mi bari?”

Küçük Temel: “Öğrenmez olur muyum? Denizde beni bırakıp gittiği için her seferinde kıyıya kadar yüzmek zorunda kalıyorum.”

Amca: “Peki, zor olmuyor mu?”

Küçük Temel: “Yok, o kadar zor olmuyor. Ama ağzı bağlı çuvaldan dışarı çıkmakta bir hayli zorlanıyorum.”

Günün Sözü:

Akıllı insanlar, kendilerini heyecana kaptırmazlar; faziletli olanlar, kuşku içinde olmazlar; cesur olanlar, hiçbir şeyden korkmazlar.

Konfüçyus