Şikayet ediyoruz.
Hizmet yok...
Ekonomi kötü...
Geçinemiyoruz...
Bu işin bizimle ilgili bölümü var.
Onun için aynaya bakmak gerek.
Biz kendimize karşı ödevlerimizi ne kadar yapıyoruz?
Elimizi vicdanımıza koyalım.
Cevaplayalım.
Kendi kendimizi kandıracak halimiz yok ya.
Eğer onu başarabiliyorsak.
Geçim diye bir sıkıntımız olmaz.
Allah etrafımızdaki inşalara...
Ulaşabileceklerimize kolaylık versin.
Onları bizim şerrimizden muhafaza eylesin.
[*] [*] [*] [*]
İşin diğer boyutu.
Bizim içimizden çıkan yöneticilerimiz.
İki ayağı var.
Birinci ayak siyaset...
İkinci ayak bürokrasi...
Siyaseti ahlaki temellerin üzerine kurmazsanız.
Ki bugüne kadar sistem böyle işledi.
İnsanların omuzlarına basarak yükselen insanlarda hizmet ahlakı aramak...
Hak-hukuk aramak.
Abesle iştigal.
İşin doğrusu...
Gerçi doğru...
Daha doğrusu hakkaniyetli insanlar da bu girişimin içerisinde bulunmuyor.
Doğal olarak siyasetten doğru işler beklemek yanlış olur.
Hep mi yanlış olacak?
En azından kendilerini ve etrafındakileri...
Onların etkiledikleri çevreyi mutlu edecek kadar doğru işler yaparlar.
Sonuç.
Ortaya mutlu bir azınlık çıkar.
İşin diğer boyutu...
Bürokrasi.
Onları da siyasi erk atıyor.
Kriterler belli.
Kendine hizmet edecek.
Olmadı.
Yakın olacak.
Tanıdık olacak.
Adaletten feragat edecek.
Velhasılı...
Kendisini atayanı birinci öncelik olarak alacak.
Şimdi bu insanlardan da hakkaniyetli iş beklemek yanlış olur.
Hiç yapmazlar mı?
Elbette bunların da hizmetleri olur.
Ancak kendilerini o makama getirenleri ve onların çevresindekileri mutlu edecek kadar...
Bir de imkan bulabilirlerse...
İkinci planda kendi çevrelerini mutlu edebilirler.
Bir mutlu azınlıkta öyle...
[*] [*] [*] [*]
Halk nasıl mutlu olacak?
İktidarın seçtirdikleri...
İktidarın atadıkları...
Onların yakınları ile ortak menfaatleri olanlar.
Oradan faydalanabildikleri kadar geçinebilecekler.
[*] [*] [*] [*]
Mesele nasıl çözülür?
Liyakat.
Tek kelime ile...
Hepsini çözdük.
O zaman neden çözülmüyor?
Liyakat kelimesi milletin ve devletin adamı olmayı gerektirir.
Böyle olursanız.
Hiçbir kişiye ve kuruma boyun bükmezsiniz.
O kişileri de ne siyaset...
Ne bürokrasi istemez.
Kimse yaptığı kötülüklerle yüzleşmek istemez.
Hatta yapacağı haksızlıkların engellenmesi girişimine misliyle karşılık verir.