Kar yağardı memleketime...
Yüksek...
Boyumu aşardı.
Hatta öyle ki...
Evin alt katı...
Büyükbaşlar (mallar) dışarıyı göremezdi.
Yan odadaki küçükbaşlar da (davarlar) göremezlerdi.
Kar kaplardı camlarını...
Kar yağmadan hayvan gübresi ile kapatılan deliklerin önüne gelen kar...
Hava akışını keserdi.
Sıcacık olurdu ahırlar.
[*] [*] [*] [*]
Bir tarafından rüzgar esince...
Öbür tarafta kar tutmazdı.
Ocak ateşinin sıcaklığını alır.
Dışarıda biriken...
Yağan karları suya çevirirdi.
[*] [*] [*] [*]
Evin altında...
On-on beş mal...
Yetmiş-seksen davar...
Her gün büyük-küçük tuvaletlerini yapar...
Gübrelerini bırakır...
Ancak evlerde hayvan kokusu olmazdı.
Gübre kokusu olmazdı.
Halbuki hayvanların nefesi bile eve gelirdi.
[*] [*] [*] [*]
Rivayet o ki...
Biz kokuya alışkındık.
Ondan anlamıyorduk.
Bize normal geliyordu.
Gübre kokusu.
Bize öyle değil.
[*] [*] [*] [*]
Temiz havaya çıkınca...
Hava değişimi fark edilir.
Ya da temiz havadan içeri girince...
Biz onu hiç hissetmedik.
Ya sebebi...
Tüm hayvanlarımız doğal beslenirdi.
Dağdan temiz ot...
Yaprak...
Dışkıları da doğaldı.
Eğer altları uygun olmazsa...
Sidikleri düzgün tahliye edilmez...
Bir yerde birikirse...
O zaman koku olurdu.
Onun haricinde...
Koku...
Hak getire...
[*] [*] [*] [*]
Hayvan bu...
Dağ-bayır...
Toz-toprak gezer.
Ancak biz onları belirli aralıklarla yıkardık.
Banyolarını yaparlardı.
Dereler...
Göller...
Yağmur suları...
Onları yıkamak için fırsattı.
Temiz olurlardı.
[*] [*] [*] [*]
Kar yağdığında etraf kapanır.
Ahırdaki tüm hava, ahşap evin odalarına çıkardı.
Onların hareketini bilirdik.
Hatta...
Zaman zaman döşeme tahtalarında bulunan budak deliklerinden bakardık onlara...
Üşengeçliğimizden midir?
Yorgunluğumuzdan mı?
Ayrı konu.
Oradan bakardık...
Hasta var mı?
Yaramazlık yapan...
Doğuran...
Veya başkasına zarar veren...
Gözlerdik.
Gizlice...
Duruma göre seslenirdik.
- Oha...
- Me çıs çıs...
Vesaire...
Yaramaz olan...
Hata yapan...
Ona seslendiğimizi anlar...
Vazgeçerdi.
Bilir ki...
Durmazsa...
Bu uyarının birde yaptırımı var.
Büyükbaşsa...
Başı bağlanır.
Kısa bağlanır.
Küçükbaşsa...
Ayrı bölüme atılır.
Sonucunda...
Rahatsız olur.
Özgürlüğü elinden alınır.
Ondan söz dinler.
Dinlemeyen de sonucuna katlanır.
[*] [*] [*] [*]
Eskiden hayvanların gübresi kokmazken...
Şimdi insanların nefesi kokuyor.
Bir kısmı açlıktan...
Bir kısmı doğal beslenmemekten...
Buna helal-haram dairesinden...
Ya da organik olmayan türden bakın.
Sonuç...
Nefesi kokana söz tesir etmiyor.
Nasibi de kesilmişse iyilikten...
Allah gönüllerine göre versin.