2 Nisan Cuma günkü sayımızda Güzelcehisar sahilinde kaçak olduğu gerekçesiyle binası yıkılan bir vatandaşın isyanı vardı.


Vatandaş haklı olarak soruyordu; bizim yıkım kararları uygulandı, başkalarının ki neden uygulanmıyor?


Özel İdare geçen yılın Aralık ayında bu sahilde iş makineleriyle 16 bina yıktı.


Yıkım kararları önceki yıllarda verilmiş, aradan 10-15 sene geçtikten sonra uygulamaya konulmuştu.


Devlet 18 yaşındadır diye bir laf vardır.


Bu lafı haklı çıkaracak örnekleri zaman zaman görüyoruz.


Güzelcehisar&[#]8217;da binaları yıkılan vatandaşların başta Mugada ve Çakraz olmak üzere İnkumu ve Amasra&[#]8217;da haklarında yine önceki yıllarda yıkım kararları verilmiş binaların da yıkılmasını istemelerinden ve beklemelerinden daha doğal ne olabilir?


Üstelik devlete ait bazı binaların da bu durumda olduğu biliniyorken.


Ak Partili İl Genel Meclisi Üyesi Recep Kantarcıoğlu&[#]8217;nun meclis toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlayalım.


&[#]8220;Bartın&[#]8217;da devlete ait kaçak binalar da var, eğer yıkım kararları uygulanacaksa önce bu binalardan başlanmalı&[#]8221; demişti Kantarcıoğlu.


Daha önce de yazdım, İnkumu tatil beldesinde Özel İdare&[#]8217;nin dinlenme tesisleri denizin dibinde, kumun üstünde duruyor.


Bu binanın imar mevzuatına aykırı olduğu ortada.


Eğer değilse çıksın birisi değil desin, biz de o zaman çıkalım özür dileyelim.


Yok şayet yasalara aykırı ise o zaman gereği yapılsın.


Çıksın biri desin ki gazeteci doğru söylüyor, kendisine bizi yanlış bir şeyi gösterdiği için teşekkür ederiz, gereği neyse yapıyoruz.


Devlet Bartın&[#]8217;da işe yanlış başladı.


Önce kendi kaçaklarını yıkmalı, sonra vatandaşınkini yıkmalıydı.


Yıkarken sadece Güzelcehisar&[#]8217;la yetinmemeli, eski yıkım kararların hepsi uygulanmalıydı veya topluma bunların da zaman içinde uygulanacağına dair mesajlar verilmeliydi.


Güzelcehisar&[#]8217;daki vatandaşlar çifte standarttan yakınıyorlar.


Mugada&[#]8217;daki, Çakraz&[#]8217;daki, İnkumu&[#]8217;ndaki, Amasra&[#]8217;daki kaçak bina sahiplerinin canı can da bizim ki patlıcan mı diyorlar.


Güzelcehisar&[#]8217;da binaları yıkılanlar &[#]8220;madem yıllar öncesinin yıkım kararları uygulanıyor, hepsi uygulansın&[#]8221; diyorlar, eşitlik istiyorlar, aksi takdirde bunun ayrımcılık olacağını söylüyorlar.


Haklılar.




Bir pastayla iki doğum günü kutlaması



4 Nisan&[#]8217;da 44&[#]8217;ümü bitirip 45&[#]8217;imden gün aldım.


Ömrümden koca bir yıl daha gitti.


Bir yaş daha ihtiyarladım mı, yoksa halen daha bekar olduğum için kendimi bir yaş daha mı genç saymalıyım bilemiyorum.


Zor, yorucu ve stresli olduğu için çalışanlarına yıpranma payı ile erken emekli olma şansı veren bir mesleğin mensubu olarak her yıl birkaç yıl daha mı geri gidiyorum, doğum günüme sevineyim mi, üzüleyim mi, bir türlü karar veremiyorum.


Şurası bir gerçek ki yaş aldı başını gidiyor.


40&[#]8217;ım çıkalı 4 yıl oldu, hayırlısıyla 50&[#]8217;ye doğru emin adımlarla ilerliyorum.


Zaman su gibi akıp gidiyor.


Bu yıl ki doğum günümün en güzel yanı kutlamayı sarı basın kartlı arkadaşımız Özlem ile doğum günü piştisi olduğumuz için birlikte yapıyor olmamız.


Pusula&[#]8217;nın koçları olarak bir taşla iki kuş misali bir pasta ile iki doğum günü kutladık.


Aynı günde iki doğum günü sevinci birden yaşamak herkese nasip olmaz.


Aslında pasta yerine öküz kesmeliydik ama olmadı.


Nasıl olsa öküz çok.


İnşallah bir daha ki sefere.


Dediğim gibi normalde bir yaş daha ihtiyarlamış olduysam da ben kendimi halen daha bekar olduğum için bir yaş daha gençleşmiş hissediyorum.


O nedenle her yıl 4 Nisan&[#]8217;da yaşlanmayı yaşlanmak saymıyorum.


Aslına bakarsanız benim asıl doğum günüm sigarayı bıraktığım gün olan 18 Şubat 2005&[#]8217;dir.


Hesabı böyle yapacak olursak 5 yaşındayım.


Daha yolun başındayım.


Ne güzel değil mi?




Ah şu hayat şartları



Hayat şartları bazı insanları acınacak durumlara düşürüyor, zavallı hale getiriyor.


Bakıyorsunuz hiç ummadığınız kişiler hem de hiç ummayacağınız kişilerin karşısında eğilip bükülüveriyor.


Bazıları tükürdüğü tükürüğü yalıyor.


Yenilip yutulmayacak şeyler yenilip yutuluyor.


Öyle örnekler duyuyoruz ki demek ki bunlar eskiden para gücüyle dik duruyorlarmış.


Biz de hamurlarında var, karakterleri öyle sanıyorduk.


Değilmiş.


Yanıldığımızı anlıyoruz.


İnsan bir kere denize düşmeye görsün, yılana sarılması kaçınılmaz oluyor.


Tencere yuvarlanır kapağını bulur derler ya işte aynen öyle.


Tencereler yuvarlanıyor, illa ki kapaklarını buluyor.


Yine öyle olaylar duyuyoruz ki, bir arada olmamaları için birçok sebep bulunan, karşılaştıklarında birbirlerinin yüzüne bakamayacak durumda olan insanlar çıkar menfaat hesaplarıyla bir araya gelebiliyor, hiçbir şey yokmuş gibi davranabiliyor.


Bence insan simit satmalı, limon satmalı, gazoz satmalı ama dik durmalı, onurlu, gururlu olmalı, şerefli, haysiyetli yaşamalı.


Belki karın doyurmaz ama insan aç durmalı açık kalmalı, asla bu değerlerden taviz vermemeli.


Para kazanabilirsiniz veya kaybedebilirsiniz.


Ama saygınlığı, itibarı, onuru, gururu, şerefi, haysiyeti kaybettikten sonra bir daha kazanamazsınız.




Avukatlar günü ve Adliye binası sorunu



Bartın&[#]8217;da Baro&[#]8217;ya ruhsat kaydı olan 88 avukat var.


Bundan sonra büro açacak olan avukat 89. sıraya kayıt olacak.


Vefatlar, nakiller ve başka sebeplerle sayı gerçekte 62.


Yani halen fiilen çalışan avukat sayısı 62.


Bugün Bartın&[#]8217;daki 62 avukat için özel bir gün.


Cumhuriyet Alanı&[#]8217;nda toplanacaklar, Atatürk Anıtına çelenk sunacaklar, Avukatlar Günü&[#]8217;nü kutlayacaklar.


Yapılacak konuşmalarda mesleki sorunlarını dile getirecekler.


Öyle sanıyorum ki her Avukatlar Günü&[#]8217;nde olduğu gibi bu Avukatlar Günü&[#]8217;nde de Bartın&[#]8217;ın Adliye binası ihtiyacını bir kez daha gündeme getirecekler.


Baro Başkanı Şeref Yıldız, mevcut binanın yetersiz oluşu nedeniyle çalışma koşullarını güçleştiren bu sorunun çözülmesini isteyecek.


Bu konu Baro&[#]8217;nun kongrelerinde ve Adli Yıl açılış törenlerinde de birçok defa gündeme geldi.


Bartın Adliyesinde yıllardır arzu edilen anlamda bir Adli Yıl açılışı ve Avukatlar Günü kutlaması yapılamıyor.


Son yıllarda birçok şehirde yeni Adliye binası yapıldı.


Çalışma şartları günün koşullarına göre düzenlenmiş, teknolojik donanımı yeterli, rahat ve konforlu bu binalardan Bartın ne yazık ki mahrum kaldı.


Bu konuda yapılan girişimlerden adliye binası yapılacak büyüklükte imar izni olan devlet arazisi bulunamadığı için sonuç alınamadı.


Eski Başsavcımız Mustafa Yalçın, bina sorununu çözmek için çok uğraştı ama olmadı.


Şimdi yeni Başsavcımız Sadettin Arslan uğraşıyor.


Umarım bu uğraş sonuç verir de bir daha ki Avukatlar Günü&[#]8217;ne ve Adli Yıl açılışına yeni Adliye binasında girilir.


Avukatlar Günü kutlu olsun.