Zonguldak Belediye Başkanımız İsmail Eşref ile zaman zaman Zonguldakla ilgili meselelerde farklı düşünüyoruz.
Fırsat bulursak da tartışıyoruz.
Önceki dönem Belediye Başkanı Secaattin Gonca ile çok daha fazla tartışıyorduk.
Çoğunda da sonuç alamıyorduk.
Deniz Kulübü&[#]8217;nde karşılaştığım Sayın Eşref&[#]8217;in ilk tepkisi Lavuar konusunda yazdığım yazı oldu.
Sonra balkona çıktık.
Başkan da ilerleyen saatlerde basın massına geldi.
Nispeten daha tenha ve düğün kalabalığından uzak bir yerde lafa tutuştuk.
Başkan Eşref&[#]8217;in söze &[#]8216;Kent Plancısı Atilla Öksüz&[#]8217; oldu.
Konu lavuar alanıydı.
Ama ikimiz de dersimize iyi çalışmıştık.
Meslektaşlarımız Abdullah Yılmaç ile Çetin Özdemir de tanık oldular.
Sayın Eşref; &[#]8220;Lavuar Projesi iptal edilmeli&[#]8221; şeklindeki yazıma alınmış.
Kırılganlığını da açık yürekle ifade ettiği için teşekkür ediyorum.
Zaman zaman gerilimin yükseldiği oldu.
Ancak; &[#]8216;Belediye Başkanı ile gazetecinin paylaşamadığı şey nedir?&[#]8217; şeklindeki meraklı bakışların sahiplerinin pek de tahmin edemediği bir tartışmaydı.
Başkaları gibi özel şeyleri değil, kenti tartıştık.
Çok iyi de oldu.
Başkan aldı eline kalemi ve masanın beyaz örtüsü üzerine projeyi çizmeye başladı.
Tek tek izah etmeye çalıştı.
Bana da tersten bakmak kaldı.
Gördüklerimi gerekçeleriyle savundum.
Başkan demeden, iş merkezi olarak yazdığım proje içindeki binanın iş merkezi olmadığını ve kongre merkezi olduğunu vurguladım.
Hatamı yazılı olarak da düzeltmiştim.
Ancak binanın yeri, kulelerin önündeki cam blok, yarı açık bir anfinin olmayışı ve meydan konusunda eleştirilerimi yineledim.
Tartışma sonunda Başkan Eşref&[#]8217;in de içine sinmeyen taraflar olduğunu gördüm.
Masadakiler de gördüler.
Esası bozmayacak müdahaleler yapılması gündemde.
Başkan Eşref projeyi ateşli bir şekilde savunurken, 12 Katlı İş Merkezi için yapılan yorumları hatırlattım.
Bütün bunların ötesinde lavuar alanı için 5- 10 yıl sonra; &[#]8216;Neden böyle yazık oldu?&[#]8217; diyerek pişman olmayacağımız bir çalışmaya imza atılması gerektiğini savundum.
Kötü olacaksa hiç olmaması daha iyi.
Hassasiyetimiz bu.
Bu hassasiyetimiz de kent adına.
Sayın Eşref&[#]8217;inde bu hassasiyetimize ve samimiyetimize karşın, eleştirilerimize eleştirilerini de saygıyla karşılıyorum.
Eşref&[#]8217;e teşekkür ediyorum.
Küsüp gitmek yerine eleştirilerimin nedenlerini anlamaya çaba gösterdi.
Sonuç olarak Eşref&[#]8217;in imzası olan masa örtüsü bende.
Proje bitince onu sergileyecek bir yer nasıl olsa bulunur.
Bu kentte en kötü şeylerden birisi bu tür tartışma ortamlarının olmayışı.
Ve insanların açık yüreklilikle tartışmaktan kaçınması.
Bu durum samimiyetsiz sonuçlar çıkarıyor.
Bu nedenle insanları değil fikirleri mukayese edebilmek gerekiyor.
Çünkü nereye adım atsanız birileri bu kentten bıkkınlığını ifade ediyor.
Biz daha fazlasını tartışmaya hazırız.
Hem bireysel, hem kurumsal.
Yeter ki bu kentte bazı şeyler daha iyi olsun.
Daha yaşanılabilir bir kent olsun.
İstemek yeterli değil.
Konuşması gerekenler susar,&[#]8216;Evet efendimciler&[#]8217; öne çıkarsa ne memleket düzelir ne memleketi yönetenler.
Fırsat bulursak da tartışıyoruz.
Önceki dönem Belediye Başkanı Secaattin Gonca ile çok daha fazla tartışıyorduk.
Çoğunda da sonuç alamıyorduk.
Deniz Kulübü&[#]8217;nde karşılaştığım Sayın Eşref&[#]8217;in ilk tepkisi Lavuar konusunda yazdığım yazı oldu.
Sonra balkona çıktık.
Başkan da ilerleyen saatlerde basın massına geldi.
Nispeten daha tenha ve düğün kalabalığından uzak bir yerde lafa tutuştuk.
Başkan Eşref&[#]8217;in söze &[#]8216;Kent Plancısı Atilla Öksüz&[#]8217; oldu.
Konu lavuar alanıydı.
Ama ikimiz de dersimize iyi çalışmıştık.
Meslektaşlarımız Abdullah Yılmaç ile Çetin Özdemir de tanık oldular.
Sayın Eşref; &[#]8220;Lavuar Projesi iptal edilmeli&[#]8221; şeklindeki yazıma alınmış.
Kırılganlığını da açık yürekle ifade ettiği için teşekkür ediyorum.
Zaman zaman gerilimin yükseldiği oldu.
Ancak; &[#]8216;Belediye Başkanı ile gazetecinin paylaşamadığı şey nedir?&[#]8217; şeklindeki meraklı bakışların sahiplerinin pek de tahmin edemediği bir tartışmaydı.
Başkaları gibi özel şeyleri değil, kenti tartıştık.
Çok iyi de oldu.
Başkan aldı eline kalemi ve masanın beyaz örtüsü üzerine projeyi çizmeye başladı.
Tek tek izah etmeye çalıştı.
Bana da tersten bakmak kaldı.
Gördüklerimi gerekçeleriyle savundum.
Başkan demeden, iş merkezi olarak yazdığım proje içindeki binanın iş merkezi olmadığını ve kongre merkezi olduğunu vurguladım.
Hatamı yazılı olarak da düzeltmiştim.
Ancak binanın yeri, kulelerin önündeki cam blok, yarı açık bir anfinin olmayışı ve meydan konusunda eleştirilerimi yineledim.
Tartışma sonunda Başkan Eşref&[#]8217;in de içine sinmeyen taraflar olduğunu gördüm.
Masadakiler de gördüler.
Esası bozmayacak müdahaleler yapılması gündemde.
Başkan Eşref projeyi ateşli bir şekilde savunurken, 12 Katlı İş Merkezi için yapılan yorumları hatırlattım.
Bütün bunların ötesinde lavuar alanı için 5- 10 yıl sonra; &[#]8216;Neden böyle yazık oldu?&[#]8217; diyerek pişman olmayacağımız bir çalışmaya imza atılması gerektiğini savundum.
Kötü olacaksa hiç olmaması daha iyi.
Hassasiyetimiz bu.
Bu hassasiyetimiz de kent adına.
Sayın Eşref&[#]8217;inde bu hassasiyetimize ve samimiyetimize karşın, eleştirilerimize eleştirilerini de saygıyla karşılıyorum.
Eşref&[#]8217;e teşekkür ediyorum.
Küsüp gitmek yerine eleştirilerimin nedenlerini anlamaya çaba gösterdi.
Sonuç olarak Eşref&[#]8217;in imzası olan masa örtüsü bende.
Proje bitince onu sergileyecek bir yer nasıl olsa bulunur.
Bu kentte en kötü şeylerden birisi bu tür tartışma ortamlarının olmayışı.
Ve insanların açık yüreklilikle tartışmaktan kaçınması.
Bu durum samimiyetsiz sonuçlar çıkarıyor.
Bu nedenle insanları değil fikirleri mukayese edebilmek gerekiyor.
Çünkü nereye adım atsanız birileri bu kentten bıkkınlığını ifade ediyor.
Biz daha fazlasını tartışmaya hazırız.
Hem bireysel, hem kurumsal.
Yeter ki bu kentte bazı şeyler daha iyi olsun.
Daha yaşanılabilir bir kent olsun.
İstemek yeterli değil.
Konuşması gerekenler susar,&[#]8216;Evet efendimciler&[#]8217; öne çıkarsa ne memleket düzelir ne memleketi yönetenler.
Akaryakıt Sokak isyanda
Akaryakıt Sokak üzerinde çok sayıda iş yeri var.
Çevrede roman vatandaşlar oturuyorlar.
Dönemin Belediye Başkanı Secaattin Gonca, burada mevcut yolu iyileştirme sözü vermişti.
Hatta buradaki tüccarlar aralarında 100 bin lira gibi bir para toplayıp kaynak yaratacaklarını söylediler.
İşin geri kalanını Belediye yapacaktı.
Ama Gonca 40 defa söz vermesine karşın yapamadı.
Gonca gitti, Eşref geldi.
Değişen bir şey olmadı.
Roman vatandaşlar ve çevredeki işyerlerinde çalışanlar bu tabloya isyan ettiler.
Vatandaşlara tavsiyem.
Eylemlerine devam etmeleri yönünde.
Yoksa bu iş yine unutulur.
Çevrede roman vatandaşlar oturuyorlar.
Dönemin Belediye Başkanı Secaattin Gonca, burada mevcut yolu iyileştirme sözü vermişti.
Hatta buradaki tüccarlar aralarında 100 bin lira gibi bir para toplayıp kaynak yaratacaklarını söylediler.
İşin geri kalanını Belediye yapacaktı.
Ama Gonca 40 defa söz vermesine karşın yapamadı.
Gonca gitti, Eşref geldi.
Değişen bir şey olmadı.
Roman vatandaşlar ve çevredeki işyerlerinde çalışanlar bu tabloya isyan ettiler.
Vatandaşlara tavsiyem.
Eylemlerine devam etmeleri yönünde.
Yoksa bu iş yine unutulur.