Kozlu ve Zonguldak sınırının tam ortasında, sahilde bir "çöp dağı"mız var!
1980 yılında çöp dökülmeye başlanan alan, 2009 yılında kapatıldı.
2009’a kadar çöp döküm alanı olarak kullanılan ve artık çok geç kalınan yerde "çöp dağı" oluştu!
Bu dağ, artık yerinde durmuyor, "yanardağ" gibi akmaya başladı!
Çöpler fırtınada deniz doluyor.
Artık balıkçıların ağına takılıyor.
Denizden balık yerine çöp çıkıyor!
Sahi yakın zamanda...
Zonguldak'ın vahşi çöp depolama alanıyla ilgili geliştirilmiş bir fikir var mıydı?
Bir proje hazırlandı mı?
"Çöp dağı" kimin sorumluluk alanında?
Zonguldak Valiliği mi?
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü mü?
Zonguldak Belediyesi mi?
Kozlu Belediyesi mi?
Hangisi?
Yetkililere soruyorum...
"Çöp dağı"na en son ne zaman gittiniz?
Geçtiğimiz günlerde CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul ve CHP Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan, "çöp dağı"na giderek inceleme yapmışlardı.
Ancak yanlarında Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci neden yoktu?
Onu anlayamadık!
Sonuç itibarıyla sahil yolundaki çöpler, öylece duruyor.
Evsel ve tıbbi atıklar dalgalarla denize karışıyor.
Zonguldak'taki çevre örgütlerini bıktırdılar!
Sivil toplum kuruluşları kentte bir olumsuzluğu savunamaz oldu!
Anında iktidarın baskısıyla karşılaşıyorlar.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk'e soruyorum...
O "çöp dağı" hakkında bir projeniz var mı?
Hiç oraya gittiniz mi?
Deniz yoluyla geçerken, o "çöp dağı"nı gördünüz mü?
Sayın müdürüm, sizi "çöp dağı"na davet ediyorum!
Kentte "çöp dağı konsorsiyumu" kurulmalı!
Bu konsorsiyumda; Çevre Müdürlüğünün yanı sıra Sağlık Müdürlüğü, belediyeler ve mutlaka çevre örgütlerinin bulunması gerekiyor.

Siyaset ya da örgütlenme değil: Kıyafet!

CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, son günlerde parti içinden gelen ilginç ama bir o kadar da dikkat çekici bir eleştirinin odağında.
Konu siyaset, politika ya da örgütlenme değil… Konu kıyafet...
Partililer arasında konuşulanlara kulak verince, ortak bir serzeniş öne çıkıyor...
“İlçe başkanı olduğundan beri takım elbiseyle göremedik.”
Bu eleştiriyi yapanlar, rakip parti mensupları değil, bizzat CHP’liler.
Yani mesele dışarıdan bir algı operasyonu değil, içeriden gelen bir rahatsızlık.
Şunu en baştan söylemek lazım...
Elbette siyasetçinin değerini belirleyen şey, kıyafeti değildir.
Ama siyaset, özellikle de ilçe başkanlığı gibi temsil makamları, sadece sözle değil görüntüyle de yapılır.
İlçe başkanı; partiye gelen misafiri karşılayan, kurum ziyaretine giden, kamuoyunun karşısına çıkan kişidir.
Dolayısıyla temsil ettiği makam ister istemez bir özen beklentisini de beraberinde getirir.
Programlarda bakıyorum...
Nazmi Özden, çoğu zaman gömlek-mont kombinasyonu ile sahada.
Günlük hayatta gayet doğal. Ama konu parti binası, resmi ziyaret ya da misafir ağırlamak olunca tablo değişiyor.
İşte partililerin itirazı da tam bu noktada başlıyor.
“Bir yere ziyarete giderken ya da partiye ziyaretçi geldiğinde biraz daha dikkat edilebilir” diyenlerin sayısı az değil.
Bu eleştirilerin ardında kötü niyet aramak doğru olmaz. Aksine, partinin ciddiyetine ve kurumsal kimliğine zarar gelmemesi yönünde bir hassasiyet var.
Siyaset, bazen kravatla kazanılmaz ama bazen kravat takmamak da gereksiz tartışmaların önünü açar.
CHP gibi köklü bir partide ilçe başkanlığı yapan bir ismin, bu tür detayları göz ardı etmemesi gerekir.
Siyasette bazen küçük görünen detaylar, büyük tartışmaların kapısını aralayabiliyor.