CHP Genel Merkezi tarafından 26 Şubat 2026 Perşembe günü yerel medyanın güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Yerel Medya Buluşmaları"nın dördüncüsü Kastamonu'da gerçekleştirildi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut'un davetiyle; Zonguldak, Karabük, Kastamonu, Sinop, Bartın, Düzce, Bolu, Çorum, Amasya, Samsun ve Bartın'dan yerel medya temsilcileri katıldı.
Kastamonu'da yapılan "Yerel Medya Buluşması"na Zonguldak'tan bir ekip katıldı.
"Yerel medya etkinliği" deniliyor ancak Zonguldak'ta günlük resmi ilan alan 5 gazete ortağından kimse yoktu!
Kastamonu'ya giden ekibin içinde sadece resmi ilan alan gazetede çalışan Ercan Demir arkadaşımız vardı.
Bizim oraya gidenlerle bir sorunumuz yok.
CHP İl Başkanı Devrim Dural, Zonguldak'ta yerel basında sahada aktif olan gazetecileri bilmesine rağmen, bu gazetecilerin bu programa gelmesini neden sağlamadı?
Medyadaki sorunların hepsine hakim olan ya da sorunları birebir yaşayan gazeteciler orada yoktu.
Mailler "CHP Genel Merkezi'nden atıldı" denildi.
O mailleri ben ve bizim muhabir arkadaşlardan hiçbiri görmemiş nedense!
İl Başkanı Devrim Dural, gazetecileri götürmek için Zonguldak'tan araç kaldırmış!
Bundan da benim ve bizim arkadaşlarımızın haberi yok!
Otu noku WhatsApp CHP basın grubundan attıran Devrim Dural, bu etkinliği ve araç kaldıracağını neden duyurmadı?
Devrim Dural'ı o gün aradım, gayet sakin bir şekilde
bu organizasyonu nasıl yaptığını ve gazetecileri neye göre belirlediğini sordum.
Bana telefonda, "Benimle hesap sorar gibi konuşuyorsun" diyerek çıkış yaptı!
Halbuki sadece durumu anlamaya çalışıyordum.
Devrim Dural'a ben de buradan sormak istiyorum...
Genel Merkezin organize ettiği "Yerel Medya Buluşması"na özellikle Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) üyelerini neden davet etmedin?
Kastamonu'ya gidecek gazetecilerin listesine akredite yaptırırken "şu şu arkadaşlar neden yok?" diye neden sorgulamadın?
Bu ayrımı neye göre yaptın?
Yarın iktidar olduğunuzda gazetecilere böyle mi davranacaksın?
Ben, Zonguldak'taki CHP örgütünün, basın özgürlüğünü savunduğuna olan inancımı yitirdim.
Sunay Akın’ın Zonguldak'a uzanan kökleri...
Bazen bir şehri anlatmak için istatistiklere, projelere ya da büyük yatırımlara ihtiyaç yoktur.
Bir mezar taşı yeter. Üzerindeki isim, o kentin hafızasına tutulan bir aynadır.
Şair ve Yazar Sunay Akın’ın dedesi Şükrü Akın’ın mezarının Zonguldak’ta bulunması da işte tam olarak böyle bir anlam taşıyor.
Türkiye’nin dört bir yanında sahneye çıkan, şiirleriyle hafızalara kazınan bir ismin aile köklerinin bu topraklara uzanması, Zonguldak için sıradan bir bilgi değil, kültürel bir bağdır.
"Zonguldak" denildiğinde akla önce "kömür" gelir, "emek" gelir, "alın teri" gelir.
Ama bu şehir, yalnızca maden ocaklarından ibaret değildir.
Bu topraklar; öğretmenler, sanatçılar, şairler, hikayeciler de yetiştirmiştir.
Bir mezarın burada oluşu, bir ailenin geçmişinin bu şehirle kesişmesi; Zonguldak’ın kültürel damarının ne kadar güçlü olduğunun da göstergesidir.
Belki bir gün, yolu mezarlığa düşen bir genç, o ismi fark edecek.
“Sunay Akın’ın dedesi burada yatıyor” denilecek.
O an, şehirle kurulan bağ biraz daha derinleşecek.
Çünkü şehirler, sadece yaşayanlarıyla değil, toprağında taşıdığı hatıralarla da büyür.
Zonguldak da hatıraları güçlü bir şehirdir.