İsmail görüntü çekiyor.
Çıkmış uyduya.
Kendisi yerel ya.
Herkesi yerel zannediyor.
Halbuki dünya onu izliyor.
Kütahya&8217;da yerel bir televizyon.
Haberleri veriyor.
Canlı yayın.
Birden kamera, spikerin kafasına doğru yükseliyor.
Anlaşılan o ki kamera geri düşüyor.
Yavaş yavaş.
Kameraya bakarak haber sunan spiker telaşlı.
Önce aval aval bakıyor.
Sonra haberini kesiyor.
"Hop.
Hooop&8230;
İsmail!"
İsmail muhtemelen kamerayı kullanan kişi.
Kameraman İsmail, görevinin başında değil.
Canlı yayının azizliği.
İş kazası.
Başka ne bahane olursa hepsinden birer kelime.
Sonuç:
Görüntüler internete düşüyor.
Önüne gelen herkes &8216;Hop İsmail&8217;i tıklıyor.
Mübarek tıklanma rekoru kırmış.
İsmail kamera arkasında meşhur oldu.
Yakında kamera önüne geçebilir.
Bakalım o zaman tıklanma durumu ne olacak?
Bilinmez.
Bazen göz önündeyken ayağa düşenler, gözden ırak olunca kahraman olurlar.
Çok sevilirler.
Ve tekrar göz önüne gelmek isterler.
Çaba gösterirler.
Başarırlar yada başaramazlar.
Orası bilinmez.
Ama bilinen tek şey şu.
Bir kişi ya ikinci adam olur.
Ya birinci.
Üçüncü olanlarla işimiz yok.
Sözün özü...
Eğer bir yola çıkarken ekibiniz varsa.
Sorunların üstesinden çok kolay gelirsiniz.
Yoksa&8230;
İşiniz zor.
İsmail´e gelince&8230;
Eğer ekibi olsaydı, onun arkasını toplayan biri mutlaka olurdu.
Bu kadar da tıklanmazdı.
Kimlik nedir?
"Bir&8230; Toplumsal bir varlık olarak insana özgü olan belirti, nitelik ve özelliklerle, birinin belirli bir kimse olmasını sağlayan şartların bütünü:
İki&8230;Kişinin kim olduğunu tanıtan belge, kimlik belgesi, tanıtma kartı, hüviyet.
Üç&8230; Herhangi bir nesneyi belirlemeye yarayan özelliklerin bütünü."
Türk Dil Kurumu ´kimlik´ kelimesini böyle açıklıyor.
Konumuz adaylar.
Bakalım kimliklerine.
Nasıl?
Bir&8230; Kılık kıyafet.
İki&8230; Dış görüntü.
Üç&8230; Afişleri, broşürleri ve reklamları.
Dört&8230; Giydirmeleri. (Araç, bina, ağaç, inşaat, pano, istinat duvarı ve saire...)
Beş&8230; Söylemleri.
Altı&8230; Projeleri.
Yedi&8230; Yanındakilerin kılık-kıyafeti.
Sekiz&8230; Geçmişi&8230;
Tüm bunlar ve daha nice detaylar, adayların kimliklerini ele verir.
Bize düşen nedir? Kimliğini tespit ettikten sonra karar vermek.
Bakacağız.
Kimliği elinde mi, değil mi?
Eğer kimliği başkasının elindeyse&8230;
Ona oy vermeyeceğiz.
Çünkü, kimliğine sahip çıkamayanların kimliğine, birileri çıkar ipotek koyar.
Meydan boş kalmaz.
Kimliği olana, kişiliği olana, sözünde durana...
Oy vereceğiz.
Kim olursa olsun.
Yeter ki kimliği olsun.
Kimliği kendi elinde olsun.
Kimlik...
Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken, dinleyicilerden biri kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Üstad, salondakilere dönerek; "Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der.