AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Belediyesi'nin su faturalarına zammı erken yansıtarak, 15 milyon liraya yakın haksız tahsilat yaptığını açıkladı.
Peki, bu açıklamanın ardından Zonguldak’taki sivil toplum kuruluşlarından bir ses çıktı mı?
Dr. Ömer Selim Alan döneminde su zammı yapılınca, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Zonguldak Belediyesi’nin önüne gidip eylem yapmışlardı!
Demek ki, bu sivil toplum kuruluşlarının derdi, halkın menfaati değilmiş!
Belediye yönetiminin değişmesiymiş!
Tüketici Hakları Derneği Zonguldak Şubesi Başkanı Ali Topaloğlu, milyonlarca lirası çalınan Zonguldak halkının hakkını savunmayacaksa, o koltukta neden oturuyor?
Muhalefet partileri, Zonguldak halkının cebinden 15 milyon lirayı bir çırpıda çalan Zonguldak Belediyesi’ne neden sessiz kalıyor?
Madenci Anıtı’nda "açız" diye bağıran sendika başkanları, Zonguldak halkından çalınan 15 milyon lira için neden sessiz kalıyor?
Hırsızlığın küçüğü-büyüğü olmaz!
Bizden habersiz faturamıza yansıtılan ve irademiz dışında alınan her para "hırsızlık" sayılır!
Zonguldak Belediyesi; bu hırsızlığa, bu haksızlığa derhal son vermelidir!
Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur!
“Güç ve yeteneğini yitiren insan, basit ve kendini bilmezlerce aşağılanır."
"Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur" atasözü, güçlenen veya üstün hale gelen bir kişinin veya grubun, daha önce kendisine bağımlı veya tabi olanların üstünlüğünü kabul etmeleri gerektiğini ifade eder. Bu atasözü, genellikle güç ilişkileri veya hiyerarşik yapılar içinde, zayıf olanların güçlülerin etkisi altında ezilmesini anlatır.
Atasözü, kurdun kocayıp güçsüzlendiği bir durumda köpeğin, yani daha önce üstün olanın, güçlü olanın gölgesinde veya gölgesinde ezilerek etkisiz hale gelmesini anlatır. Eskiden köpeğin liderlik ettiği veya güçlü olduğu durumda, kurdun güçsüzlenmesiyle köpeğin artık maskarası veya oyuncağı haline geldiğini ifade eder.
Bu atasözü, genellikle toplumsal hiyerarşi, güç ilişkileri veya liderlik yapısı içinde kullanılır. Bir grup veya kişi, güçlendiğinde veya üstün hale geldiğinde, daha önce kendisine tabi olanların artık onun gölgesinde veya etkisi altında olduğunu ifade eder.
Atasözü, aynı zamanda güç dengelerinin değişebileceğini ve güçlü olanın zayıf olanı etkisi altına alabileceğini vurgular. Bir kişi veya grup, güçlenip üstün hale geldiğinde, daha önce kendisine üstün olanların artık onun kontrolü altında olduğunu ve ona tabi olduklarını belirtir.
Ancak, bu atasözü aynı zamanda güçlülerin zayıfları veya ezilmişleri ezmek için kullandıkları manipülatif taktiklere de işaret eder. Güçlü olanlar, güçlenip üstün hale geldiklerinde, daha önce kendilerine tabi olanları küçümseyebilir veya onları aşağılayabilirler.
Sonuç olarak, "Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur" atasözü, güç ilişkileri içinde güçlenen veya üstün hale gelen kişilerin veya grupların, daha önce kendilerine tabi olanların üstünlüğünü kabul etmeleri gerektiğini ifade eder. Bu atasözü, güç dengelerinin değişebileceğini ve güçlü olanların zayıfları ezmesine veya onları etkisi altına almasına işaret eder.
Ereğli’de son günlerde yaşanan olayları, bu söz üzerinden değerlendirebilirsiniz!
"Kimin kurt, kimin köpek" olduğunu yazıp, ortamı germenin anlamı yok!
Herkes kendine yakışan rolü seçsin!
İsteyen "kurt", isteyen "köpek" olsun!
Biz de herkesin büründüğü rol üzerinden analiz yapalım!
Zeka seviyesi!
Sadullah Gök adlı bir okurumuz, “Ali Rıza Bey... Devletin arabasını iş çıkışı kullanmayan Çevre Şehircilik Müdürü, sanki kötü bir şey yapmış gibi göstermişsiniz, bence hoş olmamış... Adamı tebrik etmek lazım değil mi?” şeklinde yorum atmış!
Oysa biz şöyle demişiz...
“Hasan Öztürk, devletin resmi aracı ile evine bile gitmeyen bir adamken, yaşa dışı hafriyat alanına nasıl göz yumabilirdi?”
Bu cümleden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürü Hasan Öztürk’ü devletin resmi aracı ile evine gitmediği için eleştirdiğimiz anlamını çıkaran Sadullah Gök adlı okur!
Okuduğunu anlamıyorsan, Pusula’ya bir daha girme!
Mümkünse yorum atma!
Bizim eleştirimiz, müdür beyin evine kendi aracıyla gitmesi değil, yasa dışı hafriyat işine göz yummasıydı!
Bu vesile ile herkese bir çağrıda bulunuyorum...
“Bu köşeyi, belli bir zeka seviyesinin altındakiler okumasın!”
Sizin için her gün açıklama yazamam!
Sizin anlayabileceğiniz siteler var!
Lütfen o sitelere takılın!
Ç-iş adamı!
Ayrıldıkları eşlerine, oturdukları evi vermemek için başkalarının üzerine yapan kişilerin "işadamı" diye gezdiği kentin adıdır Zonguldak!
Belediye başkanlarının seçim dönemindeki masraflarını çıkarmak için personel aldığı kentin adıdır Zonguldak!
Sevgilisinin eski sevgililerini gözaltına aldıran başsavcının görev yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
Seçim döneminde aldığı parayı geri vermemek için borçlu olduğu kişinin çocuğunu işe alan başkanların görev yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
Binlerce işsiz umutla beklerken, tefecilerin işe alındığı kentin adıdır Zonguldak!
İş insanlarını haraca bağladığı için açığa alınan savcının görev yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
Belediyede yolsuzluk yapan müdürün, elde ettiği gelirle gayrimenkul zengini olduğu kentin adıdır Zonguldak!
İl Özel İdaresi’ne giden Zonguldaklı vatandaşların, Trabzonlu personel tarafından azarlandığı kentin adıdır Zonguldak!
Kocası Zonguldak’ta toplarken, karısı Ankara’da dağıtan müdürlerin yaşadığı kentin adıdır Zonguldak!
Eşine vermekten imtina ettiği parayı spor kulübüne kaptıranların yaşadığı kentin adıdır Zonguldak!
Başhekimin oğlu ile tartışan doktorun yıllık izne ayrıldığı kentin adıdır Zonguldak!
Muhasebe müdürü ile aşk yaşayıp, belediyeden çaldıkları paralarla tatile giden başkan yardımcısının görev yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
İlçedeki genç kadınlarla beraber olup, gittiği yerde istifa etmek zorunda kalan savcının görev yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
Ahlaksız kocalarından boşanmak için tek kuruş talep etmeyen onurlu kadınların yaşadığı kentin adıdır Zonguldak!
İşe alınmadığı için “Zonguldak’ta neler oluyor?” diye bağıran ve gazeteci olduğunu iddia edenlerin yaşadığı kentin adıdır Zonguldak!
Se dat, dat, dat!
İçinden çay geçen ilçeden enteresan haberler geliyor!
Para işi sessiz olur!
Ama bunlar çok gürültülü iş yapıyor!
Bir tanesi var!
Se dat, dat, dat!
Sürekli dat, dat, dat yapıyor!
Hem Devrek’in hem müteahhitlerin kafasını sevdi!
Önceki de öyleydi!
Koskoca ilçe ne İsa’ya yaranabildi!
Ne Musa’ya!
Müteahhitlerin dili olsa da konuşsa!
Ama şimdi herkes, 14 daireyi ve onlarca arsayı konuşuyor!
Tabi bir de silikonları, botoksları!
Gerdirme ve daraltma operasyonlarını!
Şimdi bir operasyon daha geliyor!
Bakalım kim daralacak?
Kim genişleyecek?