Yeni bir yıla uyandık bugün.
Tüm umutlarımızı tazeleyecek.
Dün olduğu gibi bugün de hiç kimseyi eleştirmeyelim. Ne demişler?: Yeni yıla nasıl girerseniz, yılı da öyle bitirirsiniz.
Geçen yılı her şeye rağmen iyi geçirdik.
Bu yıl da öyle olsun.
O halde yeni yıla, yeni güne, yeni yıl fıkralarıyla girelim&[#]8230;
[*] [*] [*]
Kiminle...
Şehrin birinde bir kilise, havra ve cami tesadüf birbirine komşu durumuna gelirler. Zamanla papaz, haham ve hoca arkadaş olurlar. Üçü de kendi dinince ibadetini yaptırır, sonra bir arada vakit geçirirler. Gel zaman git zaman, yaz aylarında avluda kağıt oynamaya başlarlar. İnsan azmaya görsün; bir süre sonra bu oyunları kumara dönüşür. Sonunda ihbar edilirler ve polis aniden baskın yapar. Hemen toparlanıp oyun kağıtlarını saklarlar, ama polis durumdan emin.
Komiser önce papazı sıkıştırmış: ´Sen din adamısın, yalan söylemek sana yakışmaz. Söyle, kumar oynuyordunuz, değil mi?´ Papaz işin nereye varacağını kestirir ve inkâr eder. Komiser kararlıdır, kiliseden İncil´ i getirtir, ´Öyleyse Mukaddes kitap üzerine yemin et´ der. Papaz bir kere hayır demiştir, şimdi itiraf ederse büsbütün kötü olacağını bilir. ´Ne yapayım?´ diye düşünür, ´Şimdi yalan yere yemin eder, sonra katedrale gidip günah çıkartırım, Allah affeder...´ der. Elini kitaba basıp yemin edince, komiserin yapacak bir şeyi kalmamıştır.
Bu defa hocaya döner:
´Bak hoca efendi´ der, ´Bilirim sizin dinde yalan söylemek çok günahtır. İtiraf et; kumar oynuyordunuz, değil mi?´
Hoca düşünür, ´Evet´ dese hem papazı ele vermiş olacak, hem de kendisi için durum iyi olmayacak. ´Papaz bizden daha kıdemli, inkar ettiyse bir bildiği vardır. Arkadaş uğruna işleyeceğim bu suçu Allah elbet affeder´ diye kendini avutup, basar yemini...
Sıra gelmiştir Haham Salamon´a. Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez. Bütün hışmı ile ona döner: ´Söyle Haham efendi´ der, ´İnkâr etme, kumar oynuyordunuz, değil mi?´
Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret eder. ´İyi de komiser Bey´ der, ´Kiminle?´
[*] [*] [*]
Noel Baba...
Postanede çalışan memurlar, yılbaşı günü Noel Baba´ya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektu-bu kendileri açıp okurlar. Mektupta şöyle yazı-yordur: "Sevgili Noel Baba. Ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalı-yorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı. Üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu, bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim."
Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve Noel Baba´ya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, para yetmediği için kalem kutusunu alamazlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir.
Mektup şöyledir:
"Sevgili Noel Baba. Gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni çok memnun ettin. Gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."