Hema&[#]8217;nın ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) başvurusunun Valiliğin İnternet&[#]8217;teki Sitesi&[#]8217;nde yayınlanmasının ardından yeniden Bartın&[#]8217;ın en çok konuşulan konusu haline gelen termik santralle ilgili arşivimizde o kadar çok yazı var ki, bunların hepsi adeta birer belge niteliğinde.


Bizim meslekte bir laf vardır, gazeteci arşiviyle konuşur derler.


Arşivimiz bu konuda farklı açıklamalar ve ilginç gelişmelerle dolu.


Önceki yazımızda Hema&[#]8217;nın Çevre Bakanlığı&[#]8217;na yaptığı ÇED başvurusunun termik santral yapılacağı anlamına gelmeyeceğini belirterek, &[#]8220;firma halkın tepki gösterdiği, Çevre Düzeni Planında yer verilmeyen bir konuda başvuru yapmıştır&[#]8221; diyen Tunç&[#]8217;un geçen yıl partisinin Amasra ilçe kongresinde yaptığı konuşmada &[#]8220;Amasra&[#]8217;ya santral kurulmayacak&[#]8221; dediğini hatırlatmıştık.


Hiç kuşku yok ki bu konuda en zor durumda olanlardan bir tanesi iktidar partisi temsilcileri.


Bir yanda Enerji Bakanlığının ve hükümetin termik santral yanlısı politikaları, diğer yanda yöreden yükselen termik santral karşıtı sesler.


Bu zorluk haliyle Milletvekili Tunç&[#]8217;un açıklamalarına da yansıyor.


Bakın Ocak 2008&[#]8217;de, eski gazetemizdeki sütunlarımızda ne yazmışız:


&[#]8220;Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un Bartın&[#]8217;ın gündemindeki önemli konuların başında gelen termik santralle ilgili tavrı belli oldu.


Parti toplantısında yaptığı konuşmanın ardından gazetemizi ziyareti sırasında da bu konuda görüş beyan eden Tunç, Amasra&[#]8217;da çevreye ve insan sağlığına zararsız bir santralin kurulabileceğini söylüyor, şimdi ne söylenirse söylensin erken olduğunu belirtiyor, &[#]8220;Sonuçta bunun yapımı Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna bağlı&[#]8221; diyor.


Aynı şeyi mecliste yaptığı konuşmada Enerji Bakanı da söylemişti. Enerji Bakanı Hilmi Güler de Milletvekilimiz Yılmaz Tunç da ÇED konusunda doğru söylüyor.


Santralin yapımı ÇED raporuna bağlı.


Bu raporun altında Valilikten, Özel İdareye, Çevreden Ormana, Sağlıktan Tarıma, Emniyetten Devlet Su İşlerine çok sayıda kurum ve kuruluşun imzası olacak.


Netice itibarıyla termik santralleri Enerji Bakanlığı yaptırıyor, Enerji Bakanlığı demek hükümet demek.


Tek başına iktidar devrindeyiz.


Santrale olumsuz görüş yazacak bürokrat tayini de göze almış demektir.


Buna cesaret edebilen olacağını sanmıyorum.


Diyeceksiniz ki ÇED aşamasında halka da soruluyor.


Hema da ilk başlarda halka soracağız, santrali Bartın isterse kuracağız diyordu.


Santralle ilgili süreç hızlı bir şekilde geliştiği halde şimdiye kadar halka bir şey soran olmadı&[#]8221;


Yazımız özetle böyleydi.


Yazının burasından şöyle devam etsek yerinde olur herhalde.


Şirketten kimse halka bir şey sormadı ama çevreciler tarafından başlatılan kampanyada tam 30 bin imza toplandı. Bir başka deyişle çevrecilerin termik santral istiyor musunuz sorusuna Bartın&[#]8217;da kısa sürede 30 bin kişi &[#]8216;hayır&[#]8217; dedi.


Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinde termik santralin getirileri ve götürüleri konusunda kurum ve kuruluşlardan görüş alınmakla kalmayacak, halka da &[#]8216;termik santral istiyor musunuz?&[#]8217; diye sorulacak.


Termik santrale hayır kampanyasında toplanan 30 bin imzadan ve bir de son günlerde Facebook&[#]8217;ta oluşturulan termik santral karşıtı grupta kısa sürede ulaşılan 7 bin üyeden âlâ görüş mü olur?


İşte tam bu noktada size çevrecilerin imza kampanyasının ardından kaleme aldığım bir yazıyı hatırlatayım.


Bakın Hema&[#]8217;ya siz de santrale &[#]8216;evet&[#]8217; diye bir kampanya başlatın, bakalım kaç tane imza toplayacaksınız, görelim çağrısında bulunan yazımızda ne demişiz:


Termik santrali kömür çıkarmaktan çok ister bir hali olan Hema Endüstri A.Ş. bu konuda yaptığı propagandalarla aleyhte yürütülen kampanyaları bastırmaya çalışıyor.


Şirketten son zamanlarda yapılan açıklamaların çoğunda termik santralden söz ediliyor, kurulacak santralin Avrupa standartlarında olacağı belirtiliyor, çevre ve insan sağlığına zarar verilmeyeceği söyleniyor, santral lehine kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor.


Adana Yumurtalık&[#]8217;taki Sugözü santraline yapılan gezi de bu çalışmaların bir parçası.


Geziye katılan bazı köylerin muhtarları Hema&[#]8217;dan basına verilen haberlerde Sugözüne yaptıkları gezide çevreye ve insan sağlığına zararlı bir belgeye, bilgiye, bulguya rastlamadıklarını söylüyorlar, santral yanlısı bir tavır ortaya koyuyorlardı.


Geziden hemen sonra gazetemize konuşan Arıönü Köyü Muhtarı Şenel Yılmaz ise santralin çevresindeki köyleri gezemediklerini, insanlarla konuşamadıklarını, sadece kendilerine bilgi vermek üzere hazırlanan ve ayarlı oldukları tahmin edilen üç muhtarın santrali öven açıklamaları ile yetindiklerini söylemişti.


Yılmaz, Sugözünde önlerine tesadüfen çıkan 10 kadar kadınının kendilerine &[#]8220;biz yandık siz yanmayın, topraklarımıza zehir indi&[#]8221; dediğini de söylemişti.


Eski dernek başkanı Şenel Yılmaz Sugözü gezisine katılan 40 muhtardan biriydi.


Kömürden çok santral peşinde koşan Hema son zamanlarda lehte propaganda için büyük çaba harcıyor.


Şirket yöneticileri bu konuda çok sık beyanat veriyor, geziler düzenleniyor, termik santraller şirin gösterilmek isteniyor.


Hema bu konuda ne kendi kafasını yorsun, ne de Bartınlının.


Yapacakları tek bir şey var, o da imza kampanyası başlatmak.


Bu öneriyi &[#]8220;santrale hayır&[#]8221; imza kampanyası sırasında da gündeme getirmiştim.


Şirket yöneticileri Amasra&[#]8217;da ve Bartın merkezde &[#]8220;santrale evet&[#]8221; adı altında bir imza kampanyası başlatsınlar.


Bartın Amasra Çevre Birlikteliği termik santrale hayır adı altında yaptığı imza kampanyasında santralin zararlarını anlattı, bunun karşılığında 30 bin imza topladı.


Hema, santralin yararlarını anlatsın, bakalım kaç imza toplayacak&[#]8221;


Ağustos 2008&[#]8217;de kaleme aldığım yazı özetle böyleydi.


Yeniden termik santralle yatıp kalkmaya başlamasaydık bugün başka konulara değiniyor olacaktık.


Çevre Düzeni Planı izin vermiyor diye bakanlığın yapılan başvuruyu reddetme durumu var mı bilmiyoruz.


Eğer bu süreç plana rağmen işleyecekse gelin biraz da ÇED konusunda konuşalım.


Bakın bu konuda Ocak 2008&[#]8217;de ne yazmışız:


Çan Santralinin ÇED olumlu raporunu iptal eden Bursa İdare Mahkemesi kararı, Termik Santrale karşı çıkanlara &[#]8220;bağırıp çağırmak için erken, daha bu işin Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu var, santral bu rapor olumlu olursa yapılacak&[#]8221; diyen Enerji Bakanı Hilmi Güler ile Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;a cevap niteliğindeydi.


Mahkemenin Çan Santralinin çevreye zarar vereceğine hükmetmesi, ÇED raporlarının güvenilirliğini de tartışmalı hale getiriyor.


Düşünebiliyor musunuz, altında Sağlığından Çevresine, Ormanından, Tarımına, Emniyetinden Özel İdaresine çok sayıda kurumun imzası bulunan, içinde halkın görüşü de olan ve olumlu diye verilen bir rapor mahkeme tarafından &[#]8220;olumsuz&[#]8221; bulunarak iptal ediliyor.


Demek ki ÇED raporları o kadar güvenilir ve inanılır değil.


Mahkemenin kararı, güvenilir ve inanılır olmayan bir şeyi daha gözler önüne serdi ki, o da santrale karşı çıkanlara örnek gösterilen Akışkan Yataklı Santral modeliydi.


Çan&[#]8217;ın ÇED raporunu iptal eden mahkeme kararı, Akışkan Yataklı Santraller zararsızdır tezini de çürütüyor ya da bir başka deyişle tartışmalı hale getiriyordu.


Çan&[#]8217;daki gelişmeler bize ÇED raporları ile akışkan yataklı santrallerin ne olduğunu anlatırken, hukuk devletinde yanlış hesabın mahkemeden döndüğünü de gösteriyor.


HEMA&[#]8217;nın Çerkezköy&[#]8217;deki fabrikasında çalışanların, çevre kirliliğine sebep olan komşu fabrikayı protesto için yaptıkları eylemin gösterdiklerine gelince; temiz çevre herkese lazımdır.


Bartınlıların istekleri; yürüyüşte &[#]8220;Kirli hava solumak istemiyoruz&[#]8221; yazılı pankartlar taşıyan HEMA çalışanlarının isteklerinden farklı değil.


Kirli hava solumayı kim ister ki?


Ocak 2008&[#]8217;de yazdığım bu yazı da özetle böyleydi.


Çevre Düzeni Planı&[#]8217;na göre Amasra&[#]8217;da termik santral kurulması mümkün görünmemesine rağmen Çevre Bakanlığına ÇED başvurusu yapılmasının nedenini anlayabilmiş değiliz.


Hema&[#]8217;nın neye dayanarak ve kime güvenerek bu girişimde bulunduğunu bilmiyoruz.


Çok çabuk unutan bir toplum olduğumuzdan bu hatırlatmaları yapmakta fayda var diye düşünüyorum.


Umarım faydalı olur.