Hema Endüstri A.Ş.&[#]8217;nin 26 Kasım 2009&[#]8217;da Çevre ve Orman Bakanlığına yaptığı ÇED başvurusunun Valiliğin İnternet Sitesi&[#]8217;nde yayınlanmasının ardından Bartın&[#]8217;ın gündemine yeniden gelen termik santral konusu, (ayıptır söylemesi) yöresini ve ülkesini seven çevreye duyarlı bir gazeteci olarak öncelikli konumuz olmaya devam ediyor.


Termik santralle ilgili Hema&[#]8217;nın Bartın&[#]8217;a girdiği 2005 yılından bu yana yazıyorum ama son bir buçuk ayda olduğu gibi hiç bu kadar sıklıkla ve yoğunlukla yazdığımı hatırlamıyorum.


Bu konuda 5 yılda yazdığım yazı 100&[#]8217;ü geçmiştir.


Son günlerde birbiri ardına gelen yazılarla birlikte yazı dizisine dönüştürdüğümüz bu konuda bugün ÇED başvurusunda yer alan bazı bilgileri değerlendirelim isterseniz.


Bu bilgilerin içinde en dikkat çekici olanı istihdamla ilgili.


Şu ana kadar kimsenin dikkatini çekmeyen bu bilgiye göre Hema toplam 1200 kişi istihdam ediyor.


Şirket, Çevre ve Orman Bakanlığına yaptığı ÇED başvurusunda istihdam edeceği 1200 kişinin 800&[#]8217;ünü termik santralde, 400&[#]8217;ünü ise alçı taşı ocağı ile maden ocağında çalıştıracağını söylüyor.


Biliyorsunuz Hema 11 bin işçi alınacağını söylüyordu.


1200 nerede 11 bin nerede?


Bu 1200&[#]8217;ün bir açıklaması varsa eğer Yeni Projeler Koordinatörü Tolga Tonguç Bey bizi aydınlatsın lütfen.


Hema, Amasra B sahasını 20 yıllığına kiraladı, 20 yılın 5 yılı gitti ve bugün ortada bin işçi bile yok.


Dolayısıyla 11 bin kişilik istihdamın uçuk bir rakam olduğu anlaşılıyor.


Rakamlar ya uçuk ya çelişkili ya da tutarsız çıkıyor.


Şirket Bartın&[#]8217;a ilk kez 1999 yılında geldiğinde 100 megavatlık bir termik santralden söz ediliyordu.


Daha sonra bu rakam 650 megavata çıktı.


Bir müddet geçtikten sonra karşımıza 1100 megavatlık bir santral çıktı.


Son olarak bakanlığa yapılan ÇED başvurusunda 2640 megavatlık bir termik santralden bahsediliyor.


Hema bu konuda bugüne kadar 3 kere rakam değiştirdi.


Sonunda önümüze 4 tane olduğu söylenen devasa bir santral çıktı.


Bartın&[#]8217;a kömür çıkarmaya ve işsizimize iş vermeye geldi diye bildiğimiz şirketimiz rakamlarla oynamayı seviyor belli ki.


Gelelim bir başka rakama.


Çevre ve Orman Bakanlığına yapılan ÇED başvurusunda santralde saatte 932 ton kömür yakılacağı belirtiliyor.


Demek ki günde 22 bin 500 ton kömür yanacak.


Yılda 6,5 milyon ton kömürün açılımını da bu şekilde yaptıktan sonra gelelim bunun olup olamayacağına yönelik görüşlere:


Milletvekilimiz Yalçınkaya&[#]8217;nın 5 yılı yer altı, 10 yılı yer üstü olmak üzere toplam 15 yıl maden tecrübesi var.


Diyor ki; Hema&[#]8217;nın telaffuz ettiği bu rakamı uçuktur.


Sadece Yalçınkaya değil bu rakamı mühendisten maden işçisine, esnaftan vatandaşa kime sorduysak inandırıcı bulan olmadı.


Bu işin uzmanları Amasra&[#]8217;dan yılda 6,5 milyon ton kömür çıkmaz diyorlar.


ÇED başvurusunda 5800 kalorilik kömürden söz ediliyor.


Hesapta santralde yüksek kalorili kömür kullanılacak.


Madencilik tecrübesi olan kişilerle konuştuk; Bu rakamı da uçuk buldular.


Amasra&[#]8217;da veya Zonguldak&[#]8217;ta çıkacak en yüksek kalorili kömürün taş (kömürü) çatlasa 4 bin kaloriyi geçmeyeceği ifade ediliyor.


Ocaktan 5800 kalorilik kömür çıkmaz diyorlar ve ekliyorlar; Kömürün kalorisi ancak kurulacak lavvarda yıkanarak yükseltilebilir ama santralde de lavvar kömürü kullanılmaz.


Dolayısıyla 5800 kalorinin de yanlış bir rakam olduğu anlaşılıyor.


Şirketin lavvar konusunda verdiği bir bilgi de yok zaten.


Termik santral bu kadar yüksek kalorili bir kömüre göre planlandıysa bu kömürün Ukrayna veya Rusya&[#]8217;da temin edilme olasılığının yüksek olduğu söyleniyor.


Ukrayna&[#]8217;da tonu 60 dolara kömür olduğu belirtiliyor.


Nakliye ile 70 dolar ediyormuş.


Amasra&[#]8217;da madenden çıkarılacak bir ton kömür için 250 dolarlık bir maliyet hesabı yapılıyor.


Bu durumda kömürü Ukrayna&[#]8217;dan almak mı daha karlı yoksa Amasra&[#]8217;dan çıkarmak mı?


Bir de kireç taşı olayı var.


ÇED başvurusunda saatte 65 ton kireç taşı kullanılacak deniyor.


Bu, günde 1500 ton kireç taşı eder.


Bartın&[#]8217;da bir kireç fabrikası var.


Yörede daha çok eski adı Barkisan&[#]8217;la tanınan Öztüre Holding bünyesindeki bu fabrikanın günlük kapasitesi 500 ton.


Hema&[#]8217;nın günlük 1500 ton kireç taşı ihtiyacını karşılayabilmesi için 3 tane Barkisan büyüklüğünde kireç fabrikası kurması gerekiyor.


Bu büyüklükte bir fabrikanın günde 1500 ton gibi oldukça yüksek bir rakamla yapacağı üretimin yaratacağı çevre tahribatını düşünmek bile çevreye duyarlı herkesin tüylerini diken diken eder.


Boğaz ve Gürgenpınarı arasında taş ocakları ve kireç fabrikasının taş çıkardığı yerlerde yaşanan tahribat bunun yaratacağı tahribatın yanında devede kulak kalır.


Konunun uzmanlarından edindiğimiz bilgilere göre sadece termik santralden değil termik santralde kullanılacak kireç taşından dolayı da çok büyük bir çevre katliamı olacak.


Tarlaağzı ve Gömü köyleri tanınmaz hale geleceği gibi Amasra Radar&[#]8217;dan Boğaz mevkiine kadar geniş bir alanda ormanlar gidecek, tek ağaç kalmayacak.


En büyük dertlerden biri de kül konusu.


Günde 22 bin 500 ton kömür yakacak santralden tonlarca kül çıkacak.


Bu işin uzmanları, bu külün şirketin dediği gibi kömür çıkarılan yerlere doldurulmasının mümkün olmadığını ifade ediyorlar.


Bölgede bu büyüklükte bir santralden çıkacak külü tutacak bir kül barajının yapılabileceği alan da bulunmadığına göre geriye tek bir seçenek kalıyor, o da denize dökmek.


Bu da santralin denizdeki tahribatı olacak.


Deniz kirlenmekle kalmayacak, balıklarla birlikte balıkçılık da ölecek, tabi ki turizmin de ruhuna Fatiha okunacak.


Santraller neden hep deniz ve ırmak kenarlarına yapılmak isteniyor sanıyorsunuz.


Bizim gibi çevre hassasiyeti Avrupa düzeyinde olmayan ülkelerde atıklardan en kolay kurtulmanın yolu denize veya ırmağa dökmek de ondan.


Hatırlarsınız mobil santral de ırmak kenarına yapılmak istenmişti.


Bartın ırmağının halini biliyorsunuz.


Kentin çöplüğü haline gelen ırmaktaki kirlilik had safhada.


Sadece santraller değil vatandaşlar da her türlü pisliğini ırmağı atıyor.


Bir başka hususa dikkatinizi çekmek istiyorum.


Hema 14 Şubat 2005&[#]8217;de Amasra B sahasının ihalesini aldı.


Üretime hazırlık dönemi biteli çok oldu.


Bu sürenin bitiminde 17 aylık bir uzatma oldu.


Şirket şimdi ikinci uzatmayı bekliyor.


Anlayacağınız iş uzadıkça uzuyor.


İlk 3 yıl üretime hazırlık dönemiydi ve bu dönemin sonunda Hema&[#]8217;nın 500 bin ton kömür çıkarması gerekiyordu.


Ortada daha bir gram kömür yok.


Şirketin TTK ile yaptığı sözleşmede hangi yıl kaç ton kömür çıkaracağı yazıyor.


Hema verdiği taahhütleri yerine getiremedi ki inanalım.


Hema&[#]8217;nın bağlı olduğu Hattat Holding&[#]8217;in Sahibi Mehmet Hattat ilk başta Bartın&[#]8217;a santral kurmak için değil kömür çıkarmak için geldiklerini belirterek, Bartın halkı isterse santral kurarız demişti.


Zaman bunun tam tersini gösterdi.


Görüldü ki Hema santral kurmaya gelmiş, kömür çıkarma ikinci-üçüncü planda.


Hema şimdi yılda 6,5 milyon ton kömür çıkaracağım, santralde çıkaracağım kömürü kullanacağım, ithal kömür kullanmayacağım diyor.


Nasıl inanalım?


İthal kömür kullanılmayacaksa liman neden yapılacak?


Yoksa gemiyle elektrik mi nakledilecek?


Termik santralin Bartın&[#]8217;ın bir yılda yaktığı kömürü bir günde yakacak ve bir yılda kullandığı suyu bir günde kullanacak olması da dikkat çekici bir başka husus.


Getirisinden çok götürüsü olacak bir şeye evet demek akıl kârı bir iş olmasa gerekir.